Manukyan’ın kızları gibi…(29)

Mernuş dişi kedileri uyarıyordu: doğum kontroluna dikkat edin. Şu anda nüfus patlamasına neden olmanın zamanı değil. Yıllarca vergi rekortmenliğini elinde tutan ünlü kadın pazarlamacısı Manukyan’ın sermayeleri değilsiniz. Bunu unutmayın

28 Kasım 2018 Çarşamba, 22:51

Şura toplantısı molasını fırsat bilen bazı kedilerin, bahçenin uzak köşelerine gitmesi, hatta bazılarının Patitan dışına çıkıp kendilerine abur-cubur aramaları Mernuş‘u sinirlendirmişti.

Böylesine pisboğazlığa kızmıştı ama Şura‘ya katılanlar için daha önce kumanya hazırlanmadığından fazla üsteleyemedi.

Uzun süren görüşmeler sırasında özellikle yavru kediler çok acıkmıştı.

Sonunda mola bitti ve Mernuş Şura Toplantısını açtı.

“Duvanımıza bir muhalefet önergesi ulaşmıştır. Şimdi onu okuyorum.” dedikten sonra, önergede Tami’nin üyeliğinin 6 aylık deneme süresinden sonra kabul edilmesi önerildiğini aktardı. Önergeye göre, Tami’nin günlük yaşantısı sırasında kedilerle uyumlu olup olmadığını kanıtlaması gerekirdi. Bu bir anlamda Tami’nin “hazmetme kapasitesi”ni test etme süresi olacaktı. Nasıl ki Avrupa Birliği, Anavatan halkının “hazmetme  kapasitesi”ni arttırmak için 10 yıl beklemesi gerektiğini dayatmıştı, Tami’nin de böyle bir uygulamaya tabi olması doğaldı. Üstelik bu durum geçici üye olmasına engel değildi.

Mernuş, önergeyi işleme koymadan önce söz isteyen olup olmadığını sordu. Önerge sahibi Benek, kürsüye gelmeden  ve oturduğu yerden “Tami’nin uyum sağlayacağını bilemeyiz. Ya bize zarar verirse, ya bizlere saldırırsa. Ya da geceleri orantısız güç kullanıp bizlere saldırırısa.” diyordu.

Bu görüşe karşı toplantıya katılanlardan itiraz sesleri yükseldi.

Mernuş, itiraz edenleri sessizliğe çağırdıktan sonra “Başkanlık yetkimi kullanarak önergeyi işleme koymuyorum. Tami asil üyemizdir” deyip kesip attı.

Bahçede uğultulu-homurtulu bir tablo yaşanıyordu:

Herkes tek ses tek nefes olmuştu adeta.

Hepsi Mernuş‘a kinlerini kusmaya başlamışlardı.

-Başkan, demokrat ol biraz, tek başına karar veremezsin.

-Diktatörlük yapma,  komşumuz Irak’ın, Saddam’ın başına ne geldiğini hatırla.

-Demokrasiye davet ediyoruz.

-Aramıza katılmak kolay olmamalı, ne demiş atalarımız: Etek ıslanmadan balık tutulmaz.

-Ucuz kahramanlık yapma, bir gün gelir senin de defterin dürülür.

Bütün bu protesto sözlerine rağmen Tami’nin arka ayakları üstüne kalkıp üç kere zıplayarak sevincini belli etmeye çalıştığı görüldü.

Tami’nin muhaliflere karşı şımarıp bir tek “nanik” yapmadığı kalmıştı. Fırsat bulsa Mernuş‘u öpebilirdi, kendisini savunduğu için.

Bu durumu gören Şura üyelerinden birinin sesi duyuldu son olarak:

“Yalaka inek, kasabın bıçağını bile yalarmış sözünü unutmayın..”

Bir anda bahçede büyük sessizlik oldu.

Mernuş yine aldırış etmedi, Tami’ya karşı söylenen bu ağır suçlamaya karşı.

Tami’yi sevmiş olmalıydı.

Geçici başkan Mernuş, soruşturma heyeti için aday isimlerinin divana bildirilmesini istedi. Cinayet Soruşturma Heyeti için önerilen isimler arasında en başta yine Yılçarık yer alıyordu.

Benek aileyi, Tami öteki cinsi temsil ettiği için heyete oy çokluğu ile seçildiler.

Kendi aralarında yapılan seçimde de Yılçarık Başkan, Tami yardımcısı, Benek de katip üye oldu..Mesa Sitesinden ise iki yabancı kedi sadece üye olarak görevlendirildi.

Mernuş, Şurada alınan kararların hayata geçirileceğini belirttikten sonra, Cinayetleri Soruşturma Heyeti’nin yarından itibaren katil ya da katilleri bulmak için çalışması gerektiğinin altını çizerek “Dökülen kan yerde kalmayacaktır. Suçlular ergeç adalete teslim edilecektir.” klasik söyleminden sonra kapanış konuşmasında ikazlarda bulunmaktan geri kalmıyordu:

“Arkadaşlar yaşantımız mamur ve müreffeh bir ortamda gerçekleşmiyor. Siyasetcilerin aksini söylemelerine aldırmayın. Ülkenin gerçekleri ortada. Kendi sorunlarıyla boğuşan iktidar bizi nasıl ve neden düşünsün.

– Baksanıza Başbakan Recep Tayyip Erdoğan (RTE) eleştiriye tahammül bile edemiyor. İşler sarpa sarınca  herkese  hücum ediyor. Sadece çoğunluk oylarına güveniyor.

Kendisini kediye benzeten karikatürist Musa Kart’ı dahi mahkemeye veren bir başbakan tarihte zor görülür. Bizde görüldü işte…-

  Bizim burada ise bayan başkan bize tahammül edemiyor. Değişen bir şey yok yani.

Biz burada yaşamımızı sürdürürken, bize yardım eden, yemek veren, kollayan dostlarımızı gözetmek zorundayız. Hele başından beri bize sahip çıkan aileyi güç durumda bırakmamalıyız. Komşu kedilerden rica ediyorum. Gündüzleri bizim siteye sık gelmesinler. Gelirlerse karanlık basınca uğrasınlar. Ne kadar göze çarparsak, o kadar tepki topladığımızı biliyorsunuz. Bir de doğum kontroluna dikkat edin. Şu anda nüfus patlamasına neden olmanın zamanı değil. Yıllarca vergi rekortmenliğini elinde tutan ünlü kadın pazarlamacısı Manukyan’ın sermayeleri değilsiniz. Bunu unutmayın. Çalışmaya ihtiyacınız yok nasılsa.  Dişilere sesleniyorum. Erkeklerin ısrarlı tacizleri olursa Tami’nin bulunduğu köşeye doğru kaçın.. Çapkınlar ve gözü dönmüşler Tami tarafından püskürtülebilir. Gerçi Tami kedilerden çok farklı görünmüyor ama ne de olsa köpek ve üstelik erkek. Hepimiz ondan ürkeriz ister istemez. Şimdi herkes dağılsın, evli evine köylü köyüne hadi bakalım”

Mernuş, rüyasında gördüklerinden çok memnundu. Uyandığında Benek’in yanında uyumuş olduğunu farketti. Sağ patisi ile Benek’in başını okşadı. Cızırtı ise köşede bulduğu bir kuş tüyü ile oynuyor, kendini yerden yere atarak yuvarlanıyordu habire.

Uykusundan sonra acıktığını farketti Mernuş. Gözlerini kendisini besleyen ailenin bulunduğu daireye çevirdi. Yemek zamanı değildi ama olsun.

Sonra sitenin kapısına doğru yöneldi.

Giren çıkanları merak ediyordu doğrusu.

En çok da “karasurat” ve arabasını.

Cinayet aracını…

Acaba cinayet aracının üzerinde kan izi kalmış mıydı?

Cinayet ve cinayetleri gören herhangi biri olmuş muydu?

En önemlisi acaba cinayetlerin sonu gelecek miydi?

(devam edecek)

www.haberhurriyeti.com / SEZAİ BAYAR

ÖNCEKİ BÖLÜMLERİ AŞAĞIDAKİ LİNKLERDEN OKUYABİLİRSİNİZ

Nerden çıktı bu Tami ? (28)

Tami kürsüden inerken yine kaküllerini düzeltmek zorunda kalmıştı. Sitenin bir köşesinde yerleşmeye niyetli olan Tami’nin kediler şurasına katılması

Hayvanlar Şurası…(27)

Cinayetlerin çözümünü devletten bekleyemeyiz. Devlet kendi söküğünü dikemeyen terzi durumunda. Susurluk Skandalı ve daha niceleri. Son 10 

 “Katiller nerede?” (26)

Bu cinayetlerin göbeğinde Patitan dışından müdahale olmuşsa, işin içinde “derin devlet” var demekti. Oysa derin devlet daha çok insanlar ve  onların 

Bir cinayet daha mı? (25)

Doğada yaşamaya alışkın olan hayvanların, her türlü canlı mahlukatın yine doğanın koşullarına ayak uydurarak, kendilerinde o gücü bularak 

Kediler Doğulu, köpekler Batılı mı? (24)

*Peyami Safa, Fatih-Harbiye adlı romanında Doğu-Batı farkını ele alırken -bu aynı zamanda idealizm ve maddecilik çatışması- kedi ve köpek cinsini ayrı 

Polonya Yahudileri gibi…(23)

Kedileri beslemeye başladığımız günden sonra kendimizi ve bize yakın olanları, İkinci Dünya Savaşı’nda işgale uğramış Polonya’da yaşayan Yahudi 

 Kayıp anaları ve Mernuş…(22)

Ülkede binlerce faili meçhul cinayetlerin, kayıpların olması, bu nedenle bağrı yanık anaların, Cumartesi Anneleri’nin, çocuklarını şehir şehir aramak 

 Kediler ve Susurluk komedisi…(21)

İnsan hakları filan hikaye. İhlaller gırla gidiyor. Hukukun üstünlüğü değil, üstünlerin hukuku hala geçerli. Kendileri için hak ve özgürlükleri yaygın hale 

Pamuk nerde ?..(20)

Komşumuzun minik kızı Ayfer acı haberi verdi: “Pamuk park yerinde hareketsiz duruyor, gördünüz mü? Ölmüş müdür acaba?”

Kedilerin  önsezileri…(19)

*Komşularımızdan biri sabah  erkenden bağırıyordu. “Kediler arabamın  tüm boyasını kazıdılar. Nedir başımıza gelenler. Bunları defedelim gitsinnn.”

Kediler Örgütleniyor… (18)

6 gün önce yazıldıSıra bugüne kadar kaybolan, öldürülen iki komşu kedinin başına gelenlerin ne olduğunu öğrenmeye gelmişti.Acaba bu ölümlerde “derin devlet’in

Kediler kongresinde tartışma …(17)

5 gün önce yazıldıHem dünyaya geliyoruz, hem yaşam hakkı tanınmıyor. Hem varsınız deniyor, hem yoksunuz. Bu nasıl bir kısır döngüdür? Sorunlarımız var, çözmüyorlar.

Kedi cilveleri… (16)

Bahçeye gelen yabancı kediler arasında “mahallenin aşiftesi” siyah benekli beyaz kediye “ Nataşa” adını uygun görmüştük nedense. Nataşa’nın önüne

Kedileri bekleyen tehlikeler…(15)

Geri kalmış ülke politikacıları dünyanın her köşesinde, “Önce politikacı, sonra insan, daha sonrası hayvanlar” tezini savunuyorlardı. Çünkü

Peri Bacası yıkan başkan (14)

Hristiyanlık öncesi dönemde Güzel Atlar Ülkesi adıyla bilinen Kapadokya yöresinin tarihi ve kültür varlığı olan peri bacalarından birinin yıkılması demek, tarihin “yıkılması” demek. Tarihin “silinmesi” demek.

Katliama müthiş tepki var..(13)

Kütük haline getirdiğiniz o ağaç gövdeleri cehenmem ateşiniz olur inşallah

Ağaç katliamı ve sonrası… (12)

Sitenin yeni bayan başkanınından kedilere karşı operasyon beklerken, otuz yıllık tam 39 ağaçı kökünden kestirmesi bizim için büyük yıkım oldu.

Bayan Başkan koltuğa oturunca…(11)

Yumuşak yürekli olacağını sandığımız bayan başkan “demir yumruklu leydi”yi oynamaya başlamıştı bile….

Şenlikli (!) kongre….(10)

Sanki ABD’nin Irak’ı işgal kararından sonra askerlerin bu ülkeye Türkiye üzerinden girmeleri için hazırlanan teskere oylanıyordu  Patitan kongresinde.

“Etnik koloni” işi zorlaştırıyor…(9)

Yavrular yavaş yavaş serpilmeye başladığı için sorumluluğumuz artmış durumdaydı.

Pembe memeli kedi… (8)

Patitan’da derin bir sessizlik hakim. Bu,  halkın kedileri benimsediği anlamına gelmiyor. Homurdananlar var, ama aile olarak bizler “duymazlıktan gelelim,

Bebelerrrrr… (7)

Hangi hayvan olursa olsun, tüm hayvanların doğal ortamlarında yaşamalarının doğru olduğuna inanıyordum. Hala da bu düşüncemin arkasındayım.

Mernuş kimden hamile kaldı? (6)

Mernuş’un giderek büyüdüğünü farketmeyişimiz. Çevre apartmanlar arasında turlara çıktığını biliyorduk Mernuş’un. Gizli gizli bir şeyler çevirdiğini hisseder gibiydik.

Mernuş ile tanıştığımız an…(5)

Yüzü, gözleri, duruşu, sessizliği öylesine güzel, öylesine etkileyiciydi ki…

Ana kuzusu olamadı… (4)

*Mernuş, sokak kedisi olarak bir duvar dibinde doğdu, sokak kedisi olarak yaşam mücadelesine atılmak zorunda kaldı..Hayatından hiç şikayetçi değildi.

Gözlerin gözlerime değince… (3)

Kendimi galiba insan gibi hissediyorum kimi zamanlar. Ama bir değişmez gerçek var ki hayvanım ve öyle yaratılmışım.

 Farklıdır benim memleketim…(2)

*Şu anda adımınızı attığınız bu minik alanın adı Patitan’dır. Pati’leri ile anılan hayvanların vatanı. Kediler dünyası burası.

Hayvan sevgisi meğer bulaşıcıymış…(1)

KEDİ… Önsöz… Hayvan sevgisi meğer bulaşıcıymış…(1) Hayvanlar âlemine doğru şöyle  “yüksek yoğunlukla” yönelmeye, kedilerle ilgili bir şeyler yazmaya karar verdiğimde, hayvan sevgisinin bana çocukluğumda ailemden bulaştığını anladım…

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber Sistemi Tasarım ve Programlama: Moradam SEO