Son Dakika
20 Temmuz 2019 Cumartesi

MANİPÜLASYON ÇETESİ HANGİ GAZETEYE OPERASYON PEŞİNDE?

Medya emekçilerinin kaderi, bir manipülasyon çetesinin iki dudağı arasında.

14 Ağustos 2018 Salı, 21:23

Geçen gün spor medyasındaki manipülasyon çetesi ile ilgili bir yazı yazdım.

Az bile yazmışım.

Onlarca meslektaşımdan telefon geldi.

Neler neler anlattılar.

Bir, iki değil anlatanlar.

Onlarca.

Onları dinleyince şaşkınlığım, üzüntüm daha da arttı.

Yüreğim sızladı.

Bizler yıllar önce “Spor Sayfaları Spor Yazarlarının Olmalı” diye yola çıkmıştık.

Ülke genelinde 450 imza ile Spor Yazarları Derneği’nin kapısına dayanmıştık.

Bazı kazanımlar elde etmiş, mesleğimizi yüceltmiştik.

Şimdi düşünüyorum da, nereden nereye gelmişiz.

Bugün mesleğimizi eski futbolcular, teknik direktörler, yöneticiler değil maalesef bizzat mesleğin içindekiler kirletiyor.

Arayan dostları dinlerken bunları düşündüm.

2-3 bin liralık maaşa mahkum edilmiş medya emekçilerinin kaderi, bir manipülasyon çetesinin iki dudağı arasında.

İstediğini istediği işe sokuyor.

İstemediğini kapı dışarı ediyor.

Ya da süründürüyor.

Resmen müdürler saltanatı kurulmuş.

Bir yanda çalıştıkları kurumların verdiği maaşın dışında her ay ticari şirketlerden para alan, yurt dışı gezilere gönderilen, business class uçurulan müdürler.

Diğer yanda;

“Ekmek bulamıyorlarsa, pasta yesin efendiler!” denilen emekçiler.

Yazıktır, günahtır, bu vicdansızlıktır.

Hepsinden öte ahlaksızlıktır.

Mesleğin yüz karalığıdır.

Üstelik olay yazdıklarımdan ibaret değil.

Daha da çirkin, daha da iğrençmiş meğer.

Hangi teknik direktörün hangi kulübe gideceği spor yazarının işi mi?

Hangi yöneticinin hangi kulüpte görev alacağı da?

Bu nasıl iş böyle?

Eğer işiyse, bu işin bedeli ne?

Bu işin daha acı tarafı bunları 10 yıl önce Bilgin Gökberk Milliyet’te yazmış.

Kimse umursamamış.

Rıdvan Dilmen televizyonda söylemiş.

Yine kulaklar sağır olmuş.

Olacak iş değil.

Bana bunları anlatan arkadaşım dün yine aradı.

Söyledikleri yine inanılmazdı.

Bakın neler dedi?

“Manipülasyon çetesi medyada sadece bir spor gazetesine hükmedemiyor. Bu gazetenin genel yayın yönetmeni çetenin içinde değil. Duruşuyla, kalemiyle onlardan farklı. Üstelik de çok başarılı. Çünkü gazetesi kar ediyor. Ona laf geçiremiyorlar. O yüzden bir operasyon hazırlığı içindeler. Patronları, yöneticileri, federasyonu doldurmaya başladılar bile. Eğer bu gazeteyi de ele geçirirlerse, onu da istedikleri gibi kullanacaklar. Spor medyasında çetenin istemediği hiç bir haber yayınlanamayacak. Sözün bittiği yerdeyiz. Yakında ne demek istediğimi anlayacaksın.”

Telefonu kapattığında, nefesim tıkandı.

Diyemedim;

“Bizim sözümüz bitmez.”

Bir Kızılderili atasözü şöyle der;

“Yanlışı gören ve önlemek için elini uzatmayan, yanlışı yapan kadar suçludur.”

O yüzden bu hesap mutlak sorular.

Bu hesabı soracaklar mutlaka bulunur.

 

Sedat KAYA’NIN Spor Medyası’nda olanlar ile ilgili 2 yazısını okumamış olanlar için linkler aşağıdadır;

https://www.haberhurriyeti.com/spor-basininda-pis-kokular-226651.html

https://www.haberhurriyeti.com/kalemlerdeki-kirlenmeyi-10-yil-once-yazmis-adam-226706.html

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz