Rusya'nın Nükleer Şemsiyesi Kazakistan

Kazakistan, geniş toprakları, önemli doğal kaynakları, stratejik konumu nedeniyle AVRASYA politikasında önemli rol oynamayı vaad eden iddialı bir ülkedir.

Tarihine bakacak olursak…

Kazak milleti, bugünkü modern Kazakistan’ın bulunduğu bölgelerde yaşayan Moğollardan ve Türkçe konuşan Müslümanlar arasından 15. Yüzyılda ortaya çıktı. 19. Yüzyıl itibari ile geniş bozkırlar Ruslar ve diğer milletlerce işgal edilmişti. 1917 Rus devriminden sonra Kazakistan bağımsızlığını ilan etti. Fakat 1919 yılında Bolşevik yönetimi altına girdi. 1936 yılında Sovyetler Birliği bünyesinde bir Cumhuriyet halini aldı.

Öyle bir politika vardı ki…

Kollektivizasyon politikası…

Çiftçilerin paylarını birleştirerek bir çiftlik oluşturması ve burada bir arada çalışarak meydana gelen kardan pay alması üzerine kurulu bir tarım politikasıydı. Özel kollektif çiftliklerde veya bazı devlet çiftliklerinde toprak ile emeğin verimini arttırmak amacıyla uygulandı.

Ne yazık ki…

1930’larda Stanlin’in zoraki kollektivizasyon politikası sırasında nüfusun yaklaşık üçte biri öldü ve pek çok çiftlik hayvanı telef oldu.

İkinci Dünya Savaşı sırasında ise endüstrileşmeye ve 1950’ lerdeki ‘Bakır Topraklar’ politikası esnasında tahıl ve çiftlik hayvanı üretimine yardımcı ana etmenler vardı. Fakat bu gelişmeler aynı zamanda çevresel bozulmaya ve insanların hastalanmasına yol açtı.

Rusların Kazakistan’ da denge unsuru oluşturduğunun ispatı…

Rus nüfusunun çoğunluğu yoğun olarak Kuzey Kafkasya’ da yaşamaktadır. Pek çok etnik grup Starlin tarafından Kazakistan’ a sürülmüştür. İç göçler, sürgün edilen milletler, kollektivizasyon ve arındırma politikaları sırasında ölen Kazaklardan dolayı Kazaklar kendi öz topraklarında azınlık haline geldiler.

Kazakistan şimdilerde, Kazakları Moğolistan ve bulundukları diğer yerlerden ülkelerine göç etmeleri için teşvik etmektedir.

Geçmişte yaşanan vukuat…

Ruslar ve Kazaklar arasındaki gerilim 1986 Aralık ayında önemli bir ayaklanmaya yol açtı. Kazakçayı resmi dil olarak kabul eden kanunun çıkmasından sonra 1989 yılında ayaklanma yeniden alevlendi ve 1991 yılı Ağustos ayında Kazaklarda, Kuzey Kafkasya’ da düzenlemeler yapılacağı korkusu uyandıran Yeltsin’ in, Rusya’ nın sınırlarında düzenleme yapılması istemi üzerine ayaklanma şiddetlendi. Kazakistan Başbakanı Kazakça konuşan etnik bir Rus olması Slavlar için bir imtiyazdı. Dil ve diğer meseleler ile ilgili mevzularda Kazak Milliyetçisi talepleri, 1992 yılı Kasım ayının sonlarında Nazarbayev’ in Kazakistan’ da devam eden ‘milli barış’ hususunda açıklama yapmaya zorladı. Nazarbayev’in bu açıklamalarından Rusların Kazakistan’ da denge unsuru oluşturduklarının ispatıdır.

Belirsizliğe prim veren coğrafyası…

Kazakistan’ın bütünlüğüne ve istikrarına karşı ciddi tehlike oluşturan politik, etnik, ekonomik ve çevre sorunları vardır. Kazakistan gerek coğrafi konumu gerekse etnik nüfus yapısından dolayı Batı ile Doğu arasında bir köprü vazifesi görmektedir.

Kazak Hükümeti Kuzey Kazakistan’daki topraklar üzerinde muhtemel bir RUS tehlikesini gözden uzak tutmamaktadır. Nazarbayev’in Ruslarla ekonomik ve güvenlik konularında anlaşmalar yapmış olmasının Kazak Hükümetini tam anlamıyla rahatlattığını söylemek yanlış olur. 25 Mayıs 1992’ de Kazakistan ve Rusya karşılıklı dostluk, işbirliği ve yardım anlaşması imzaladılar. Bu Rusya’ nın eski Sovyetler Birliği devletleriyle yaptığı ilk anlaşma olmuştur. Bu anlaşma, bugünkü sınırları kabul ettiği gibi, ortak bir askeri ve stratejik bölge oluşturulmasına ve askeri üslerle test sahalarının ortak olarak kullanılmasına imkan tanımaktadır.

Orta Asya toplumları içinde en çok Rus yanlısı görünen Kazaklar…

Kazak Türkleri 18. yüzyıldan itibaren Rus kolonlarca büyük katliamlara uğratıldığını anlatmaktadırlar. Hala Rus göçmenlerin egemenliğindeki Kazaklar’ın (bağımsızlığın ilk yıllarında yönetimde Kazak oranı Rus oranına göre azdı)uysal, uzlaşmacı ve Ruslar’ a karşı aşırı nazik bir toplum görünümünde olduklarını işaret ediyor ve ‘ ORTA ASYA toplumları içinde en çok Rus yanlısı görünen onlardır. Oysa bu görüntünün altında derin bir kuyruk acısı ve geçmişte uğranılan haksızlıkların anısı yatmaktadır.

Kazakistan’ın bir petrol devi olması meselesi…

Kazakistan Türk Cumhuriyetleri arasında bir petrol devi olması ancak petrolünü Rusya dışındaki hatlardan taşıyamaması ülkenin geleceği açısından bir paradoks olarak görünebilir.

Bugüne kadar Nazarbayev’in (eski Kazakistan Cumhurbaşkanı) petrol politikası, Kazak petrolünü Tengiz gibi Hazar kıyısındaki büyük işletmelerden çıkaran ABD şirketleriyle kapalı kapılar ardında yapılan anlaşmalar sonucu ülkeye yansımayan ulusal petrol gelirlerinin önemli bir bölümünü Avrupa Bankalarında faize yatırmaktan pek öteye gitmedi.

Virajı dönemeyen ekonomisi…

Zengin doğal kaynaklarıyla Kazakistan, dünyanın en önemli bakır, çinko, titanyum, magnezyum ve krom kaynağıdır. Dikkate değer petrol kaynakları vardır. Uranyum madeni çıkarılarak, fabrikalarda işlenmektedir. Semipalatinsk nükleer araştırma merkezi benzeri nükleer araştırma birimleri mevcuttur. Eski Sovyet Cumhuriyetlerine ihraç edilen kömür, temel gelir kaynaklarından birisidir. 1992’ deki verimli hububat hasatı ile Kazakistan, Bağımsız Devletler Topluluğuna ve diğer devletlere olan hububat ihracatında patlama sağlamıştır.

Kazakistan hala Rusya’nın para birimi olan RUBLEYİ kullanan ülkeler arasındadır. Yabancı sermayeyi çekmek için girişimlerin bir parçası olan petrol çıkartılması, Mayıs 1992’de Amerika’nın Chevron ile Nisan 1993’ de ortak üretim için anlaşmasıyla ve 1992 sonunda Türkiye ile anlaşmasıyla sonuçlanmıştır.

O dönemlerde…

Artan ekonomik sıkıntı üzerine, Nazarbayev 1992 sonbaharında Kazakistan’ın anti-kriz programının yapılmasını yönetmiştir. Tutucu olsa da, bu program ekonomi üzerinde merkezi kontrolün güçlenmesini, ücret artışının yavaşlatılmasını, fiyat kontrolünü devlet üretiminin arttırılması ve sosyal korumaların arttırılmasını, kontrolsüz ve hükümet destekli özelleştirilmelerin durdurulmasını içerir.

Krizlerin getirdiği ekonomik daralma…

1997 ASYA krizinden çok fazla etkilenmese de, 1998 RUSYA krizinin ardından Dünya fiyatlarındaki dalgalanma, ülkenin ihraç gelirlerinde ciddi düşüş yaşanmasına sebep olmuştur.

Sebep…

İhracatının önemli bir kısmını %70 petrol ve petrol ürünlerinin oluşturması ülkenin dış ticaret dengesini uluslararası mal fiyatlarındaki değişmelere karşı korunmasız hale getirmektedir.

Bunun yanında Kazakistan, dış ticaretinde farklı sorunlarla da karşı karşıya kalmaktadır. Bunlardan birincisi; uluslararası pazarlara denizyolu bağlantısının olmaması ve Dünya pazarlarına uzak olması haliyle dış ticarete konu olan malların maliyetlerini arttırmaktadır. Çünkü ticarete konu olan ürüne eklenen yüksek nakliye masrafları ve nakliye sürelerinin uzunluğu (zaman maliyeti), ülkenin rekabet avantajlarını zayıflatmaktadır.

İkincisi ise, ihracatının yaklaşık % 70’ ini oluşturan petrol ve petrol ürünlerinin uluslararası pazarlara geçiş yollarının, aynı ürünleri ihraç eden Rusya, Azerbaycan ve İran gibi rakip ülkeler üzerinden gerçekleştirecek olması, dış ticaretindeki diğer önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.

Üçüncüsü ise, ülkenin sahip olduğu geniş ve kontrolün zor olduğu sınırlar sebebiyle, dış ticaretin kayıt altına alınamamasıdır.

Bağımsızlık sonrası…

Rusya’ nın ağır sanayi üretimini azaltması sonucu, bu ülkeye ağır sanayi ham maddesi ihraç eden Kazakistan’ ın gelirlerinin azalmasına neden olmuştur.

Bu durum ülke ekonomisinin zayıflamasına ve dolayısıyla tüketim üretimi gibi bazı alt sanayi sektörlerinin de bundan olumsuz etkilenmesine neden olmuştur. ASYA ve RUSYA krizlerinden sonra karşılaştığı ekonomik zorluklar da istikrarsızlığı etkilemektedir.

1990’lı yılların sonuna doğru…

Rusya’ya olan ekonomik bağımlılığını azaltan Kazakistan, ASYA krizinin etkisiyle temel ihraç malları olan petrol ve demir dışı metallerin fiyatlarının uluslararası piyasalarda düşmesi ile ülkenin tekrar ekonomik durgunluk dönemine girmesine neden olmuştur.

Kazak ekonomisi 1990’ lı yıllar boyunca piyasa ekonomisine geçişin ortaya çıkardığı olumsuz etkilere rağmen krizlerden etkilense de ithalat içerisinde önemli bir yere sahip olan ürünlerde Rusya’ya bağımlılığı en üst düzeydedir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Serra Aytaç - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?