Göz Görür Gönül İster

Bakış açını değiştir derler ya hep, ne gördüğün nereden baktığına göre değişebilir işte bu yüzden böyle denir. Sizin gözünüz ne görüyor, size ne gösteriliyor, kim gösteriyor?

Televizyon kanallarından kaçını izliyorsunuz? Laciverti var moru var ama genelde aynı tonda çalıyorlar. Neden?

Gelişmekte olan ülkelerin medya kanallarına bakın, özgür basın'ın baskılandığını, bir çok kanalın sahibinin aynı kişi, kurum veya zihniyet tarafından yönetildiğini göreceksiniz. Neden?

İnsan beyni hatırlamaz, hatıraları yeniden üretir ve bu süreç yanıltıcı sonuçlar doğurabilir. Gördükleriniz hatıralarınızı değiştirebilir. George Orwell'in 1984 kitabını okumadıysanız mutlaka okuyun. Sürekli ekranlarda dönen algı yönetiminin kurbanı olmaktansa neyi neden yayınladıklarını anlamak bakış açınızı değiştirecek.

Sosyal medya hesaplarınıza bir bakın genelde aynı şeyleri görüyorsunuz. Geleneksel medya kanallarının yerini sosyal medyalar aldı bu kanallarda ne göreceğinizi ise algoritmalar belirliyor.
Peki algoritmalar masum mu? Nasıl çalışıyor? Ne göreceğinize nasıl karar veriyor?

Platformda geçirdiğiniz vakit, platforma paylaştığınız veri üzerinden DEĞER'lendiriliyorsunuz. Platforma kattığınız kazanç bu değer üzerinden hesaplanıyor. Algoritma sizden maksimum değeri almaya odaklanmış durumda, ya sizi daha fazla orada tutacak ya da size dair daha fazla bilgi toplayacak.

Genellikle ülkelerden bağımsız olan bu şirketler daha fazla ekonomik değer elde etmek üzerine algoritmalarını şekillendiriyor. Geleneksel medya üzerinde pek bir kontrolünüz yok iken bu algoritmaları ortak fayda üzerinden şekillendirebiliyorsunuz. Beğenmediğiniz bir içeriği bunu bana bir daha gösterme seçeneğiyle algoritmaya söyleyebiliyorsunuz, neyi beğendiğinizi ise o içerikle etkileşiminize göre ölçebiliyor. Lakin şöyle bir durum ortaya çıkıyor; Beğenmediğinizi göstermek için harekete geçmeniz gerekirken beğendiğinizi göstermek için pek bir şey yapmanıza gerek kalmıyor.

Siz beğenmediklerinizi göz ardı ettikçe acaba şimdi beğenecek mi diye tekrar tekrar görmeye devam edeceksiniz. Bu gidişata dur demedikçe onun bir parçası haline gelene kadar görmeye devam edeceksiniz. Haksızlığa dur demedikçe devam ettiği gibi, yolsuzluğa dur demedikçe devam ettiği gibi yani diğer her şey gibi DUR demedikçe durmayacak.

Beğenmediğiniz bir şey varsa durdurmak sizin elinizde ama bunun için harekete geçmek gerekecek. Ya da hiç bir şey yapmayıp onu yeni normal kabul edinceye kadar. Kadın cinayetleri normal mi? Zeytin ağaçlarının kesilmesi? Orman yangınlarına müdahalenin gecikmesi? Her gün gelen zamlar normal mi? Bizimle dalga mı geçiyor dediğiniz basın açıklamaları? Dün dur demediklerimiz bugün normal oldu, bugün dur demediklerimiz de yarın normal olacak.

Güzel günler görebilmek için çirkinliklere dur demek gerekiyor.

Fehmi ATİCAN | [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fehmi Atican - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?