Gelecek kavgası savaşları

Tarım özellikle tarım alanlarındaki daralma küresel güçlerin yeni yaşam  ve tarım alanları üretme kavgasına giriştiğini ön plana çıkarıyor..
İddialara göre; ABD ortadoğu'da kendine yeni yaşam alanları oluştururken, Rusya ise geniş coğrafyasına yeni bereketli topraklar katma peşinde.
Elbette bunların hepsi raporlara dayanan öngörü ve hatta birer komplo teorisi. 
Ancak biraz internette dolaşan bu konuya meraklı insanların kafalarında ister istemez bazı cevapsız soruların doğduğu da gerçek.
Bu çerçeveden bakıldığında  kaynakların araştırılması ile ortaya çıkan öngörülere göre;  genel olarak, kuzey Avrupa tarımsal üretimi, büyüme mevsiminin ve donmanın yaşanmadığı dönemin uzaması nedeniyle artabilir. Yüksek sıcaklıklar ve daha uzun büyüme mevsimleri, aynı zamanda yeni ürünlerin ekilmesine şimdilik kaydıyla olanak verebilir.
Avrupa'nın güneyinde işler tersine gidiyor. Bu gidişata göre olumsuzluk Güney Avrupa'da yaşanacak gibi.
Güney Avrupa'da, aşırı ısı olayları ile yağış ve su mevcudiyetindeki azalmaları ile birlikte  üretimin düşmesi bekleniyor. Ayrıca tarımsal veriminin,yıllar içinde  hava olaylarına paralel bir düşme beklendiği de bir başka faktör
Akdeniz bölgesinin bazı bölgelerinde, yaz aylarındaki aşırı ısı ve su gerilimi nedeniyle, bazı yaz mahsulleri kışın yetiştirilmesinin düşünülmesi gerektiği de yine akademik bir tartışma.
Bu değişimden en çok etkilenecek ülkelerin başında ise Akdeniz ülkeleri ve özellikle Fransa'nın geldiği belirtiliyor.
Batı Fransa ve güneydoğu Avrupa gibi diğer bölgelerde, mahsul üretimini kışa kaydırma olasılığı olmaksızın geçen sıcak ve kuru yaz ayları nedeniyle verim düşüşü kaçınılmaz gibi


Yine kaynakların belirttiğine göre; öngörülen nüfus büyümesi ve yeme alışkanlıklarında daha fazla et tüketimi yönündeki değişmelere paralel olarak, küresel gıda talebinin gelecek yıllarda %70 oranında artması beklendiği kaydediliyor.  Üretilen gıda miktarının azaltılması uygulanabilir bir çözüm gibi görünmüyor.. AB, küresel tahıl üretiminin yaklaşık sekizde birini, dünya şaraplarının üçte ikisini, şeker pancarının yarısını ve zeytinyağının dörtte üçünü üretmesi nedeniyle dünyanın en büyük gıda üreticilerinden biri konumunda. Temel ürünlerde herhangi bir azalma, AB'nin ve dünyanın gıda güvenliğini tehlikeye atabilir ve küresel gıda fiyatlarını artırır. Bu da dünya çapında çok sayıda kesimin satın alınabilir ve besin değeri yüksek gıdalara erişimini zorlaştırır. (kaynak Wİkipedia)
İster Avrupa ister dünyanın geri kalanı olsun, artan gıda talebinin daha fazla toprak kullanımıyla karşılanmasının çevre ve iklim üzerinde ciddi etkileri olacak, bu kesin. Avrupa'da tarıma en uygun araziler zaten büyük ölçüde kullanılabilir durumda. Toprak, özellikle de verimli tarım toprakları, Avrupa ve dünyada sınırlı bir kaynak oluğu da bilinen bir gerçek
Dünyanın daha fazla gıda üretilmesine ihtiyacı olduğu ve ana kaynakların sınırlı olduğu açık.
Açlık dünyanın bir türlü çözemediği dramatik bir olgu.  İklim değişikliği ne kadar gıdanın nerede üretebileceğini etkiliyor ve doğal olarak ta etkilemeye devam edecek.

Kim nerede ne üretiyor sorusu, sosyo-politik bir soru ve gelecekte daha tartışmalı olması muhtemel bir konu. Bu temel kaynaklar için küresel rekabet, özellikle de iklim değişikliğinin beklemede olan etkileriyle birlikte, gelişmiş ülkeleri daha az gelişmiş ülkelerde geniş tarım arazileri satın almaya ittiği de biliniyor.
Kimi savaşların bu nedenle çıktığıda öne sürülen önemli bir argüman..
Afrika ülkelerinde kolonyalist sistemin çökmesiyle Avrupa'da bir gıda sorunu oluşmasına kesin gözüyle bakılıyor.

Bu karmaşık sorun; iklim değişikliği, enerji ve gıda güvenliğine tutarlı ve bütünsel bir politika yaklaşımını gerektirdiği bilim adamlarınca sürekli hatırlatılıyor. İklim değişikliği ve kıt kaynaklar için rekabetle karşı karşıya kalan tüm gıda sisteminin kendini dönüştürmesi ve kaynak açısından daha verimli hale gelmesi, kaçınılmaz gibi görünüyor.  
Galiba Avrupa'da bu konuda anahtar ülke Rusya..
Rusya, ekonomi ve nüfusunu iklim değişikliğine uyumlu hale getirmeye yönelik bir eylem planı açıkladı. 30 maddelik plan, sıcaklık artışının "avantajlarından yararlanmayı" da içeriyor. Bilindiği gibi Rusya'nı Sibirya bölgesi iklim değişikliğinden olumlu yönde etkilenecek alanlardan öngörüler şimdilik bu yönde.

Rusyada hazırlana bir  planın iki yıllık ilk aşaması, yeni barajlar inşa edilmesini, kuraklığa dayanıklı ürünlere geçilmesini, bir felaket durumunda aşı ve tahliye operasyonları için hazırlık yapılmasını öngörüyor.
İklim değişikliğinin olası "olumlu" etkileri arasında soğuk bölgelerde enerji tüketiminin azalması, tarıma elverişli alanların genişlemesi ve Kuzey Buz Denizi'nde seyrüsefer imkanlarının artması sayılıyor.
Projeksiyonlara göre Avrupaa genelinde aşırı hava ve iklim olaylarında artışa işaret ediyor. Güney Avrupa’nın bazı bölgelerinde 2100 yılına kadar tarım arazilerinin değerinin yüzde 80’den fazla düşeceği tahmin ediliyor. Bu da tarım arazilerinin terk edilmesiyle sonuçlanabileceği öngörülüyor.
Avrupa Birliği sınırları içinde en az 22 milyon çiftçi ve tarım çalışanı, doğrudan iklim aşırılıklarına maruz kalıyor. Avrupa, tüm tarım sistemlerinde iklim değişikliğine uyum sorunuyla karşı karşıya.
Akademik çalışmalar göre; en fazla etkilenecek bölgelerin Akdeniz ve Güneydoğu Avrupa olacağı tahmin ediliyor. Bunun ana nedeni, yağışların az, sıcaklıkların yüksek olması. Bunun sonucu olarak daha uzun süreli ve daha şiddetli kuraklık görülecek, su sıkıntısı yaşanacak.”
Avrupa Çevre Ajansı (EEA) tarafından yakın bir zaman önce yayınlanan rapora göre Orta ve Doğu Avrupa'da ürünleri etkileyen ve tarım arazilerini sular altında bırakan şiddetli yağışlar da yüzde 35’e kadar artabilir. Fakat son 40 yılda yükselen sıcaklıklar nedeniyle tarımsal üretim kuzeye kayıyor. 
(Kaynaklar; ajanslar gazeteler ve Wikipedia)

Mehmet Aycan / [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Aycan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?