Rus İnsanı Yalnız Avrupalı Değil, Aynı Zamanda Asyalıdır

Rusya’nın yeni devlet başkanı Vladamir Putin’in seçimleri kazanıp Kremlin’ de Çarlar’ın tarihi dekoru içinde bir Korkunç İvan ya da Petro havasında yemin etmek için ‘tahtına’ yürüdüğü sırada orkestra Rus bestecisi Glinka’ nın ‘’ Çar’ a adanmış bir hayat’’ operasının uvertünü çalıyordu.

Aldığı gizli servis eğitiminin etkisiyle renk vermeyen, duygusuz ama kararlı görüntüsüyle Putin, gerçekten modern bir Rus çarından farksızdı. Düşünsel anlamda ifade etmekten kaçındığı ama Rusya’ nın yeni stratejisiyle anlatmak istediği, Çar İvan, Aleksandr, Petro ile Stanlin’i birleştiren tarihsel mirası, yaşadığı ortamın konjoktörü ölçüsünde yeniden hayata geçirerek kaybedilen imparatorluğu kurmak arzusuydu.

Bu arzunun gerçekleşmesi ise ORTA ASYA bozkırlarından geçiyordu…

Yine 19. Yüzyılda, Glinka ile birlikte Rus ulusal müziğini oluşturan ve ‘beşler’ adıyla anılan bestecilerden Borodin, Çar orduları Türk yurtlarını işgale başlarken, ORTA ASYA STEPLERİ’NDE adlı senfonik şiirini bestelemiş, eser Moskova’ da Çar’ın katıldığı ilk icrasında büyük bir beğeni ve ‘emperyalist’ bir heyecan uyandırmıştı.

Aynı yıllarda Pan-Slavist Dostoyoveski, Türkmenistan’ın Göktepe bölgesinde, 30 bin Türkmen’ in Rus ordularınca öldürülmesi olayı üzerine 1881 yılında yazdığı makalede ‘’Vahşi Orta Asya’’ ya Rus uygarlığını taşıma misyonundan söz ediyordu.

Dile getirilen misyon şuydu…

Rus insanı yalnız Avrupalı değil aynı zamanda Asyalıdır. O kadarla da kalmaz; yakın geleceğimizde bize asıl çıkış yolumuzu sağlayacak olan belki de ASYA’ dır. Biz Avrupa’ da arka saflarda yer alırken, Asya’ ya efendi olarak gireceğiz.

Avrupa’ da bizler Asyalı iken, Asya’ da Avrupalı olacağız. Asya’ ya uygarlığı götürme misyonumuz ruhumuzu körükleyerek bizi oralara itecektir.

Putin…

Uzun yıllar Almanya’ da görev yapmış bir devlet memuru olarak Dostoyevsky’ le aynı düşünceleri paylaşıyordu. Kafkasya ile Orta Asya egemenliği olmadan ülkesinin uzun süre yaşayamayacağına inananlar safında bulunuyordu. Bir çok Rus entellektüeli, bürokratı ve yöneticisi için Rus tarihinin temel kuralı değişmezdi.

‘ Rusya imparatorluğa mahkumdur. ’

Sovyetler Birliği artık haritalardan silindikten sonra, eski Sovyet- yeni Rus elitlerinin kafasında tek bir soru vardı:

Yeniden nasıl imparatorluğa döneriz?

Bolşevik İmparatorluğu dağılmış, ancak Bolşevikler 1917’ den 1923 yılına kadar 5 yıl gibi bir sürede yeniden imparatorluğu komunizm ideolojisiyle toparlamışlardır.

Kafkasya ve Orta Asya’ da kurulan bağımsız devletler ile bağımsızlık ilan eden Ukrayna yeniden imparatorluğa sokulmuşlardır. Ne var ki, devrimin önderi Lenin ölümünden kısa zaman önce, yatağında felçli halde sekreterine yazdırdığı ve Stalin tarafından Pravda’ da yayımlanması sansürlenen notlarında özetle ‘’ Milliyetler meselesini çözemedik. Stalin ve yandaşlarının büyük RUS şövenizmi son derece tehlikelidir. Devrimimiz eğer biz bu meseleyi çözemezsek tehlikededir.’’ uyarısında bulunmuştu.

Mesele , Stalinizm tarafından devrim aleyhine, ama jeopolitiğin lehine çözülecekti. Çünkü Rus yayılmacılığının yaşam kaynağı ve bundan nemalanan başarısının sırrı RUS felsefesinin jeopolitik ile ideoloji kavramlarını birlikte yürütmesindeydi. Bu doktrinin kurucusu ise ÇAR BÜYÜK PETRO’YDU.

Almanların ünlü Drang Nach Osten ( Doğu’ya açılış) sloganlarının Rusçası 19. Yüzyıl başlarından günümüze kadar hep Rusya’yı yönetenlerin kafalarında ve yüreklerinde sürekli tekrarlanmıştır. Stremlenie na Vostok! Yani Doğu’ya ilerleyiş…

Büyük benzerlik…

Putin iktidarı ele aldığında Rusya’ nın tarihsel, jeopolitik konumu büyük Petro’ nunkine çok benziyordu. Bir kere, Rusya neredeyse onun emperyalist yayılma hareketini başlattığı dönemdeki sınırlarına çekilmek zorunda kalmış. Beyaz Rusya, Ukrayna, Baltık ülkeleri ve Güney Kafkasya ile Orta Asya elden gitmişti. Rusya, Avrasya’ daki eksenin çizdiği esas pozisyonu ve step göçebelerinin Avrasya merkezindeki stratejik konumlanışlarını ‘ miras ’ almıştı.

Rus fethi yeni bir jeopolitik gerçeklik mi?

Orta Asya’ daki Rus Avrasya İmparatorluğu’nun son yüzyılı değerlendirildiğinde, yeni bir jeopolitik ve jeokültürel gerçeklik ortaya çıkar. Bu Rus ikili varlığı, yalnız yöneticilerini değil, bölgeye yerleşen göçebe Ruslar’ ı da kapsar. Hedef, Orta Asya bölgesinin egemenlikleri adına sağlamlaştırılması, yeni bir entegrasyonla kültürel düzeyinin yükseltilmesidir.

Rusların Orta Asya’yı fethettikten sonra ellerinden neden çok şey pahasına çıkarmak istemedikleri sorusunun cevabını ararken Putin’in yaşadığı ikilemin köklerine inmeye çalışmak gereklidir.

Orta Asya’ da geçmişteki büyük siyasal egemenliklerle kıyaslandığında ( Büyük İskender, Timur, Nadir Şah) hangi faktörler Rus işgalini en son hegemonya haline getirmiştir? Rus yabancılarla Orta Asya’lılar arasında kültürel etkileşim nasıl bir üretim doğurmuştur? Rusya, sıcak denizlere inemeyince Doğu’ ya yani Türkmenistan’ a emperyalist amaçlı saldırı başlatmıştır.

Rusya’ nın gelecekte Dünya İmparatorluğu olacağı görüşünde olanlar ne demek istemiştir?

Bütün bu görüşlerden beliren Rusya’nın emperyal gerçeği, ‘Orta Asya kontrolü olmadan Rus hayat alanının yaşama şansının’ kalmayacağı görüşüdür. İşte başkan Putin de bu düğümü öncelikle Orta Asya’ da yeni beş Türk Cumhuriyeti’ nin giderek güçlendiği Avrasya’nın kalbinde çözmek zorundaydı. Bu gerçeğin öylesine bilincindeydi ki, iddiaya göre, danışmanlarıyla gerçekleştirdiği bir toplantıda ‘Rusya, 14-15 yüzyıllarda ancak Orta Asya’ daki hanlıklar yıkılmaya başladığında bağımsızlığını kazanabilmiştir.’ şeklinde bir cümle kullanmıştı. Öyleyse o hanlıkların bugünkü modern biçimi sayılacak beş Cumhuriyet yeniden bir şekilde Moskova’ nın egemenliğine girmedikçe tarihsel sürecin tekrarlanma tehlikesi Kremlin’ i rahat uyutmayacaktı.

Serra Aytaç / [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Serra Aytaç - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?