Ekonomik Konjoktürde Moskova'nın İsrail Politikası

Hikaye Rusya’ da başlar…

Sovyetler Birliği’nde, Gorbaçov liderliğinde, 1980’li yılların sonuna doğru gerçekleştirilen ve ekonomik sistemi yeniden yapılandırmayı hedefleyen reform hareketleri (Glasnost ve Perestroyka) çerçevesinde, ORTADOĞU’DAKİ Sovyet politikalarında büyük değişiklikler yaratmıştır.

Kendisinin ve Yeltsin’in çevresinde çok sayıda Yahudi’nin bulunduğu Gorbaçov İsrail ile yeniden diplomatik ilişkiler kurmakla yetinmemiş, artan Arap eleştirilerine rağmen binlerce Rus Yahudi’nin İsrail’e göç etmesine izin vermiştir.

İşte tam bu noktada…

En fazla dikkat çeken husus Moskova’nın İsrail politikası olmuştur.

Kitlesel göç üzerindeki tüm kısıtlamaları zamanla kaldırması ve bunun sonucunda Sovyetler Birliği’nden İsrail’e gelen büyük göç dalgası 1987 yılından başlayarak Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla birlikte 1990-1992 yılları arasında zirveye ulaşmıştır. Böyle kısa bir süre içinde yaşanan bu kadar büyük bir kitlesel göç İsrail tarihinde bir ilk olmuştur.

1990 yıllarında 850.000’ e yakın Yahudi Sovyetler Birliği’nden İsrail’ e göç ederek 1970’ lerde göç eden 375.000 Rus Yahudisine katılmışlardır.

2000 yılına gelindiğinde ise Rus Yahudiler İsrail Devleti’nin toplam Yahudi nüfusunun yaklaşık %20 ‘sini oluşturmuşlardır.

İsrail’in yanı sıra Amerika ve Almanya’ya göç eden Rus yahudilerini de sayarsak, bu göçlerle, Sovyetler Birliği’nin Yahudi nüfusunun neredeyse %50’sinden fazlası ülkeyi terk etmiştir.

Sovyetler Birliği’nden göç eden Rus Yahudilerinin çoğu İsrail’e mühendis, bilim adamı, doktor ve öğretmen olarak gitmişlerdir.

Bu eski coğrafyada büyük çıkarların çarpıştığı yeni bir yarış başlamıştır…

Rus Yahudileri İsrail ekonomisine ve ekonomisinin farklı dallarına başarıyla uyum sağlayan ve İsrail’in iş piyasasında en yüksek katılım oranlarına sahip bir grup olarak bilinmektedir. Ayrıca Rus Yahudi bilim adamları ve mühendisleri, İsrail’in son yıllarda ileri teknoloji alanına sağlamış oldukları katkılar sayesinde bu dalın hızla gelişmesine sebep olmuştur.

Putin dönemi…

Tüm detayları yakından takip eden Rusya, İsrail ile olan ilişkilerine büyük önem vermektedir. İktidara geldiği 1999 yılından itibaren Yahudi kökenli büyük iş adamlarına savaş başlatan Putin Yahudi düşmanı olmadığını kanıtlamak için Yahudi cemaat çevreleri ve hahamlarla yakın ilişki içinde olmuştur. Bu çerçevede ORTADOĞU politikasında son kale Suriye ile stratejik işbirliğini geliştiren Putin aynı zamanda İsrail’in düşman bellediği İran’la her alanda ilişkilerini geliştirmiş ve İsrail’in korkulu rüyası Lübnan Hizbullah’ını her zaman kollamıştır. BM Güvenlik Konseyi’nde her zaman Filistin, Suriye ve İran’dan yana tavır alan Putin İsrailli yetkililerle sık sık görüşmeyi de ihmal etmemiştir. Örneğin, sık sık İsrail uçaklarının saldırılarına maruz kalan Suriye’ye S-300 ve S-400 füzeleri vermemiştir. Büyük olasılıkla Putin İsrail içindeki Rus kökenli Yahudilerle Rusya’daki Yahudiler için kendine göre hesap yapmaktadır. Örneğin, Rusya’ da yaşamakta olan 170 bin kadar Yahudi’yle dost geçinmek istemektedir. Çünkü Yahudi kartını tümüyle ABD’nin kontrolüne bırakmak istememektedir. Böylece İsrail kendi sınırları içinde yaşamakta olan bir milyondan fazla Rus Yahudisinden zamanı geldiğinde yararlanmayı hesaplamaktadır. Elbette eski bir KGB şefi olan Putin bunları bilmektedir. Ama sonuçta süper bir güç ve ABD’ nin rakibi olarak RUSYA’DA Yahudilerle ilgili tüm olasılıkları da düşünmek zorundadır; o da öyle yapmaktadır. Üstelik herkes ona yeni bir ÇAR olarak bakmakta, o da bir Sovyet ve Rus geleceğinin temsilcisi ve aynı zamanda biraz komünist biraz Ortodoks olarak sıcak denizlere inmenin hesaplarını yapmaktadır. İsrail mi? O da sıcak denizlerde var olma yolundadır. Kendisi de bu ülkeye komşu Suriye’ye yerleşmeye çalışmaktadır.

Stratejik tehlike…

İsrail yalnızca nükleer saldırı olasılıklarına karşı değil aynı zamanda canı sıkıldığında istediği her Arap ve Müslüman ülke başkentini yıkıntıya çevirebilir. Çünkü her balistik füze 1-2 ton nükleer patlayıcı başlık taşıyabilir. İsrail sahip olduğu Amerikan F-35 savaş uçakları ve Alman yapımı Dolphin denizaltılarıyla nükleer bomba ve füzeleriyle istediği hedefe ulaşabileceğini planlamaktadır. Bunun yanı sıra, İsrail’in nükleer planlamasını belirleyen en önemli etken ülkenin küçük olmasıdır. Herhangi bir savaş uçağı Ürdün Nehri ile Akdeniz kıyısı arasında sıkışan 23 bin kilometrekarelik İsrail’i dört dakikada geçer. İsrail, toprak derinliği olmaması ve nüfusunun az olmasından dolayı tek bir savaşı bile kaybetmemek üzerine strateji oluşturmuştur. Bu yüzden olası savaşların önüne caydırıcılık ve saldırıya uğrayacağı bilgisine sahip olduğu noktada ise önce saldırma taktikleriyle geçiştirmeye çalışır. Bu stratejinin işe yaramaması durumunda İsrail Devleti sınırları dışında savaşarak gerilimin acilen bir sonuca bağlanmasını tercih eder. Stratejik olarak İsrail’in uzun menzilli füze kabiliyeti, nükleer savaş başlığı taşıyabilen denizaltı ve savaş uçaklarının varlığı ülke topraklarına karşı yapılacak bir saldırıya ciddi bir karşılık olanağı barındırır. Ülke savunmasının çökmesi ve şehir merkezlerinin tehlikeye düşmesi durumunda düşmana nükleer saldırı dahil tüm olanaklarıyla genel bir karşılık verilecektir. Bu kapsamda nükleer silahlar son çare olsa da başvurulabilecek bir olanak olarak belirtilmektedir. Özetle, hiçbir şeyi umursamayan İsrail’in olası bir nükleer saldırıya karşılık cevap verebilecek şekilde füze sistemlerini geliştirdiği bilinmektedir.

Serra Aytaç / [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Serra Aytaç - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?