Yaşar Kemal...

Bir insanı -kim olursa olsun!- herkes sevmek zorunda değil tabii ki...

Yaşar Kemal'i de kendince nedenlerle sevmeyenler, eleştirenler, hatta suçlayanlar dahi çıkacaktır elbet...

Aldığı ve alamadığı (Nobel!) ödüller, madalyalar karşılığında -yapmaması gereken!- neler yapmıştır, -söylememesi gereken!- neler söylemiştir, -durmaması gereken!- nerelerde durmuştur, vesaire...

Bu konularda da, herkes kendi dünya görüşüyle paralel olarak tasvip eder veya eleştirir. Hakkıdır. Herhangi bir beis yok...

Ancaak...

Kimsenin Yaşar Kemal'in olağanüstü bir anlatıcı olduğu konusunda en ufak bir itirazı yoktur herhalde... (O kadar ki, haydi içinde doğup büyüdüğü Anadolu'yu, Torosları, Çukurova'yı geçtim, İstanbul'daki Menekşeli balıkçıları anlattığı 'Deniz Küstü' romanını ne büyük bir hayret ve hayranlıkla okuduğumu hatırlarım hâlâ!)

O, bu toprakların bağrından çıkmış, bu toprakları ve bu toprakların insanını bu toprakların diliyle, duygusuyla, heyecanıyla, öfkesiyle, sevinciyle, acısıyla, coşkusuyla anlatan, hem de ne anlatan, gelmiş geçmiş birkaç destansı anlatıcıdan biridir...

Ve tam da öyle olduğu için, O'nun yeri, kendi orijinal kültürlerini, yaşamlarını, öykülerini Batılılara 'Batı' norm ve formlarında anlatan nice ünlü -ve yetenekli!- yazardan çok daha farklı ve özeldir...

Salman Ruşdi, Amin Malouf, Teslime Nesrin, Haruki Murakami, Khaled Hosseini, Orhan Pamuk...

Onların hepsi Doğu orijinli Batılı yazarlardır...

Oysa Yaşar Kemal...

Doğu'yu, Batı'yı geçtim... Anadolu yazarı bile demek yetmez O'nun için...

O düpedüz Anadolu'dur!..

Ayrıca, O'nu sevgili eşinin etnik aidiyeti, eserlerini Türkçe yazması, Kürt folklorunu Türklere mal etmesi gibi saçma sapan ve belaltı vuruşlarla karalamaya çalışan tüm kafatasçı zihinlere de yuh olsun!..

(Ve kişisel bir not: “Düşlemek en hoşuma gideni. Günlerce, aylarca hiç yazmam, hep düş kurarım. O kadar tatlıdır ki, insan mest olur. Romanlarımı hiç yazmasam, ömür boyu bıkıp usanmadan düşlerdim. Uzun yıllar romanlarımı bunun için kafamda taşıyorum. Ama yazıp bitirdikten sonra dehşet seviniyorum” demiş Büyük Usta. Kendi basit yolculuğumda, 'İşte, demek istediğim tam da buydu!' diyorum ben de.)

Murat Hiçyılmaz / [email protected] yahoo.com

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Murat Hiçyılmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?