Nedir bu olup bitenler?..

Ki: Size bir şey söyleyeyim mi?.. Ben artık gördüklerimi, yaşadıklarımı anlamak ve onlardan mantıklı herhangi bir sonuç çıkarmanın falan peşinde değilim kesinlikle. Hiçbir şey çıkmıyor çünkü. Aksine, anlamaya çalıştıkça daha da karışıyor, daha anlamsızlaşıyor her şey…

Mu: Evet, haklısın. Dün geceden beri, hele şu son birkaç saatte yaşadıklarımız… Yok, olmuyor, beynimin kabul edeceği bir mantık çerçevesine oturtmak mümkün değil hiçbirini…

Ra: Doğru. Düz mantıkla işin içinden çıkmak imkansız gerçekten. Ama bir süredir düşünüyorum; acaba dün geceden beri olan bitenlerin kendi içinde farklı bir mantığı olabilir mi diye…

Ki: Nasıl yani?..

Ra: Bilmiyorum. Henüz tam olarak şöyledir, böyledir diyemem doğrusu. Fakat başımızdan olağandışı bir şeyler geçti, hâlâ da geçiyor ve eğer bunlar bir rüya değilse, bir açıklaması olmalı mutlaka…

Mu: İnanır mısın, şu an bir rüya görüyor olmamız olasılığı sürekli benim de aklımı kurcalıyor aslında. Ama ilk defa rüya görmüyoruz ki, hepimiz sayısız rüyalar gördük bugüne değin ve rüya görmek ile gerçek hayat arasındaki farkı az çok biliyoruz. En azından, bildiğimizi varsayıyoruz. O yüzden ‘Evet, rüya olma ihtimali vardır!’ diyemiyorum bir türlü…

Ki: Belki, bu da başka tür bir rüyadır. Olamaz mı?..

Ra: ‘Olamaz mı?’ sorusunun yanıtı her zaman ‘olabilir’dir bir bilim insanı için. Ta ki, neden olamayacağı kesin olarak ispatlanana dek…

Mu: Ra, ne olursun böyle bilimsel, felsefi tartışmalara falan girmeden, şu yaşadıklarımıza odaklanalım lütfen…

Ra: Haklısın. Ama alışkanlık işte, tutamıyor insan kendini…

Ki: Şöyle gidelim bence: Dün geceden sabaha kadar olanlar hakkında, pek bir yere vardığımız söylenemez ama, yeterince konuştuk sanırım…

Mu: Hem de üç değil, altı kişi olarak konuştuk…

Ki: Evet ya, altı kişi… O da ayrı bir muamma zaten. Ve açıkçası, beni çok endişelendiriyor düşününce… Her neyse. Benim teklifim; bugün biz keşif gezisine çıktığımız andan sonrasına odaklanmak…

Ra: Pekala. Altımızın bu sabah birlikte verdiği karar doğrultusunda, dün gece gökyüzünde beliren o esrarengiz ışığın gittiği yönde gördüğümüz -ve duyduğumuz!- garip patlamanın yerini bulmak ve eğer varsa, olaya ait delillere ulaşmak amacıyla, üçümüz bir keşif gezisine çıktık. Buraya kadar tamam mı?..

Ki: Tamam. Fakat hemen sonrasında karışıyor işler…

Mu: Hem de ne karışma… Siz diyorsunuz ki, daha en başta, şu kayaları tırmanırken senin ayağın burkuldu, geri dönüp kampta kaldın ve biz ikimiz gittik sadece. Ben de diyorum ki; ayağım falan burkulmadı, işte ortada zaten, burkulup şişmiş bir ayağa benziyor mu hiç?.. Üçümüz birlikte yola çıktık ve sonunda çok acayip, hatta düpedüz inanılmaz olaylar yaşadık gittiğimiz yerde…

Ra: Dur bir dakika, dur… Adım adım ilerleyelim. Ki ile ben eminiz ki, sen ayağını sakatladıktan sonra, kampta kaldın. Sen ise eminsin ki, öyle bir şey olmadı ve üçümüz birlikteydik. Peki ama söylesenize, nasıl oluyor bu iş?..

Ki: Seninle ben aynı rüyayı gördük, Mu başka bir rüya gördü diyebilir miyiz mesela?..

Mu: Sen böyle söyleyince, akla en yakın açıklama buymuş gibi geliyor sanki kulağa ama, demin de konuştuk ya, biz rüyada değildik ki bunları yaşarken…

Ki: Sen öyle düşünüyorsun aslında. Öyle sanıyorsun, öyle umuyorsun, ya da ne bileyim, öyle olduğuna inanıyorsun belki…

Mu: Peki, öyle değilse eğer, yani bir çeşit rüya görmüşsek üçümüz de, bunun da bir açıklaması olması gerekmez mi sizce?..

Ra: Gerekir elbet. Hımmm… Düşünüyorum da, şöyle mi devam etsek acaba: Nedenini, niçinini bilmiyoruz ama, bir ön kabul olarak, dün geceden beri tüm başımıza gelenlerin bir rüya veya ona benzer bir şey olduğunu varsayalım. Böyle bir kabul, bizi nasıl bir sonuca ulaştırır dersiniz?..

Mu: Önceki olayları atlayıp, yine keşif gezimize dönersek; siz ikiniz aynı -veya çok benzer!- rüyalar gördünüz, ben ise tamamen farklı bir rüya gördüm, öyle mi?..

Ra: Evet öyledir diyelim bir an için…

Ki: Bizim rüyamızda sen sakatlanıp kampta kaldın. Biz ikimiz şu kayalığı tırmanıp yukarıya çıktık, dere yatağı boyunca yürüdük, yürüdük. Sonunda dik yamaçlı bir tepeye vardık, dere yamacın dibindeki bir yarığa girip, gözden kayboluyordu. Sağa sola baktık, bir şey bulamadık. Sonra, dönüş yoluna koyulmadan, fırsat bu fırsat, şöyle biraz serinleyip rahatlamak için yüzelim dedik. Hımmm… O sıra, rüyadayız ya zaten, en ilkel güdülerimiz ayaklanıverdi birden, daha ne oluyor demeye kalmadan, aramızda birtakım şeyler oldu ve hoop, ansızın sen çıkıverdin ortaya…

Mu: Hah hah haa… İyi toparladın gerçekten. Ben ise, çok yakın bir arkadaşımın bir başka yakın arkadaşımla açık havada aşna fişnesini dikizlemeden bir saniye öncesine kadar, öyle inanılmaz şeyler yaşamıştım ki, hem de o arkadaşlarımdan biriyle, aklım tamamen uçup gitmişti başımdan ve arkadaşımın hangi cehenneme kaybolduğunun, hatta hayatta olup olmadığının merakı ve korkusu içindeydim…

Ra: Sonra bir de baktın; endişelenecek hiçbir şey yokmuş aslında, hatta senin ruhun bile duymadan, ikisi bir olmuş, ne işler çeviriyorlarmış…

Mu: Aynen öyle…

Ki: Tamam, anladık, o bölümü geçebiliriz artık. Burada asıl tartışılması gereken, benim ve Ra’nın aynı rüya-hayal-gerçek, her neyse işte, onu görüyorken, senin, içinde bizim de yer aldığımız bambaşka bir rüyayı nasıl ve neden gördüğün…

Mu: İyi bir soru. Ve ayrıca, ben sizi -eee, birlikte!- gördüğüm andan itibaren, üçümüzün rüyaları tekrar eşitlendi, bir oldu ve sonrası üçümüz için de aynı…

Ra: Kamptan ayrıldığımızda, kayalara tırmanırken senin ayağının burkulduğu ana kadar da aynı. O an bir şekilde kopuyorlar birbirlerinden ve bizi -hımmm!- birlikte fark ettiğin an, her nasılsa, tekrar birleşiyorlar…

Ki: Peki ama, neden, nasıl, niçin, hangi sebeple oluyor bunlar?..

Mu: Ve neden şimdi, neden biz, neden burada?..

Ra: Sanırım konu oldukça toparlandı. İş bu basit -hah hah ha!- sorulara makul, mantıklı bir yanıt bulmaya kaldı sadece…

Ki: Tabii, bir yanıt varsa…

(…)

(2017 yılında yayınlanan ‘Kitap/Sondan Sonra’ isimli deneme/romanımdan kısa bir bölüm!)

Murat Hiçyılmaz / [email protected] yahoo.com

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Murat Hiçyılmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?