Perşembenin Öyküsü: SORU

BEN BİLİRİM

- Bay Halis Tıntın yarışmaya hoşgeldiniz. Bu kışın radyomuzun yarışmasının adını biliyorsunuz. ‘BİL SORUYU, AL BORUYU’. Yarışmamızın biçimini de biliyorsunuz; ‘ Bir soru, Bir yanıt, Bir Dakika’. Büyük ödül bir soba borusu. Soğuk günlerde daha iyi ödül olmaz. Siz kullanmazsanız, bundun daha iyi armağan can sağlığı.

Hayvan bilimci olarak yarışmamıza ‘BEN BİLİRİM’ simgesiyle katıldınız.

Ve tek sorunuz da hayvanlar dünyasından.

Bay Halis Tıntın. Sizi biraz tanıyabilir miyiz?

- Hoş bulduk. Ben yarışmaya Bangladeş’in Bengal Ormanları’ndan katılıyorum. Güney Asya’da Bengal. Birmanya ve Hindistan arasında yer alıyor.

Eşim de hayvan bilimci. Birlikte hayvanları inceliyoruz burada. Şu anda hırıltılar duyuluyor mu, bilmiyorum. 40 metre ötede kaplanla aslan ölesiye kapıştı. Cep kamerasıyla hemen çekip gönderiyorum.

- Bay Tıntın ikisinin dikkatleri dağınıkken biraz yaklaşır mısınız?

- Kırk metreden fazla yaklaşamam.

- Neden?

- Yasak. Üzerimizde uydu izleyicisi var.

- Ama doğru. Tehlikelidir.

- Benim için tehlikeli değil.

- Anlamadım.

- Aslanla kaplan için tehlikeli.

- Dikkatleri dağılır. Kendilerini savunamazlar bir an için değil mi?

- Hayır o da değil. Buradaki aslanlarla kaplanlar insan gördü mü kaçıyor.

- Saldırmıyorlar mı?

- Ne saldırması! Uzaktan bile kaçıyorlar.

- İnsanlar onlar için tehlikeli canlı mı oluyor?

- Aynen. Ayrıca silah taşımamız da yasak.

- Kendinizi nasıl koruyacaksınız?

- Aslanla kaplan nasıl koruyacak insanlardan?

- Saldırmamalarını anlamadım.

- Hayvanlar kendilerini tehlikede görürse, saldırır. Sorunuzu bekliyorum. Dinliyorum…

- Önce bildiğiniz gibi yarışmanın kurallarını söylüyorum.

Joker kullanmak yok. Arkadaşıma sorayım yok. İlkokul öğretmenime sorayım da yok. İpucu verir misiniz yok. Rahmetlilerin ruhlarını çağırıp sorayım da yok. İskambil falı da yok. Hele hele artık “sıkıştım, durdurun süreyi; ihtiyaç molası” demek hiç yok.

- Neden?

- Türk’ün aklı ya kaçarken ya da…

- Peki. Soru gelsin.

- Bir şey daha var. Süre başlayınca saniyelerin geçtiğini anlayacağınız ‘tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık’ sesini duyacaksınız.

- Buyrun sorunuz; “Karıncanın dedesinin göbek adı nedir?”.

Süre başladı; ‘Tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık’.

- Bilemedim. Peki neymiş?

- Ka-rın-ca. Üç heceli. Ortadaki -rın-. Karıncanın dedesinin göbek adı -Rın-.

- Halis Tıntın’ın sesini yayından alalım. Boru ödülünü alamadı ama boru gibi sesi var. Yeni yarışmacıyı bağlayalım.

- Alooo. Sesim geliyor mu?

- Ne demek sanki buradasınız gibi. Yarışmaya hoşgeldiniz sayın Hoş Bulur.

- Hoş bulduk.

- Kiralık ev bulmada ben bilirim diyerek yarışmaya katıldınız. Yarışmanın kurallarını biliyorsunuzdur.

- Deminki yarışmada anlatmıştınız. Joker kullanmak yok. İpucu verir misiniz yok. Rahmetlilerin ruhlarını çağırıp sorayım yok.

- Bayan Hoş Bulur sizi biraz tanıyabilir miyiz?

- 30 yaşındayım. Sinemaseverim. Tiyatroseverim. Mimarım. O nedenle de ev satın almak veya kiralamak isteyen eşe dosta yardımcı olmaya çalışırım.

- Nasıl yardımcı olursunuz?

- Önce evin çevresi dolaşılmalı. Ailenin önceliklerini karşılıyor mu? Yönetici ve apartman görevlisiyle görüşülmeli. Gelelim evin içine. Onarım gerektiren yerler var mı? Isınma sorunu var mı? Su sorunu var mı? Hidroforu var mı?

Ev eski binadaysa rutubet kokusu var mı? Kolay anlaşılır. Dolap yanlarına, banyo tavanına, perde arkalarına bakılmalı. Mutfak dolaplarının kapakları açılıp koklanmalı.

Yalıtıldıysa sorulmalı. Mutlaka ev sahibi ile konuşmalı. Emlakçılar bunları bilmez.

- Sorunuz şu: Bir kiralık veya satılık eve girdiniz. Bir evin en boktan yeri neresidir?

Süre başladı; ‘Tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık’.

- Bilemedim. Peki neymiş?

- Bir evin en boktan yeri...

- Hayret bişi! O ince sesi birden titreyen boruya dönüştü. Hanımefendinin sesini yayından alalım.

- Yeni konulu yarışmamız için, yeni yarışmacımız bağlandı.

- İbrahim bey hoşgeldiniz. Koşulları önceki iki yarışmacıda dinlediniz. Kısaca anımsayalım; ‘Joker yok. Muhtara sorayım yok. İpucu yok. Ruhlara sormak yok. Sıkıştım molası yok.’. Klasik müzik orkestrası şefiymişsiniz. Orkestra şefliği nasıl bir şey? Sizi tanıyabilir miyiz İbrahim Irmak?

- Orkestraları bilirsiniz. Besteye uygun sayıda çalgılar vardır. Kemanlar, viyolalar, kontrabaslar, flütler, klarnetler, saksafonlar, obualar, fagotlar, trombepler, trombonlar, ziller, tefler diye sayabiliriz.

Onlar kendi kendilerine çalar. Ancak melodinin akışını şef belirler elindeki sopayla. Sopayı da saptırdılar. Neymiş? ‘Çalmazsan, döverim’miş.

- Öyle derler.

- Ama şefliği, orkestra yönetmenliğini gazete yönetmenliğine benzetiyorum.

- Bakın bu çok ilginç. Nasıl bağdaştırıyorsunuz?

- Muhabirler haber toplar. Yazı işleri yayına hazırlar. Sonuçta ortaya her gün bir yeni yapıt çıkar. Okurlar da izler gündemi. Gazete yönetmeni bu orkestranın uyumlu çalışmasından sorumlu. Her müzik parçası da bir gazete.

- Değişik bakış açınız var.

- Sorumu bekliyorum.

- Sorunuz şu: hangi müzik yapıtında si notası yok.

Süre başladı; ‘Tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık, tık’.

- Bilemedim. Peki neymiş?

- Si notasız müzik yapıtı yok.

- Ve İbrahim Irmak’ın ‘Si’ notalı sesini de almıştık yayından. Bu notalı müziği, ruhun gıdası değildi. İşte böyle müdür bey bu kış kıyamette ‘BİL SORUYU, AL BORUYU’ acayip tuttu.

- Ne kadar tuttu?

- Yarışmaya katılmak isteyenlerin sayısı yüz bini geçti. Hızla artıyor.

- Çok iyi.

- Bu kış kıyamette en önemli ödül boru ama. Yarışmanın akışında bir şeyi anlamadım.

- Müdür bey neyi anlamadınız?

* * *

Murat B. Tepebaşılı

*

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Murat Tepebaşılı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?