Ne Çok Seslendim Sana...

Sanat yapmaya çalışarak sanatçı olunmaz...

Sen içinde birikmiş olanı dökersin ortaya...

Sanat olur...

Veya, olmaz...

Fazlaca zorlamamak lazım.

Ve aslolan sanat olduğuna göre...

Senin ne olduğun, sadece teferruat.

***

‘Masum değiliz hiçbirimiz!’

Peki, özgür müyüz?..

Eşit miyiz?..

Gerçek şu ki; hepimizin masum... özgür... eşit... vs olduğu sadece iki an var hayatımızda:

1- Doğduğumuz an...

2- Öldüğümüz an...

Gerisi; kanmaca, kandırmaca, dil üstünde kaydırmaca!..

***

Konuştuğumuzda…

Hatta bağırdığımızda, çığlık attığımızda...

Bizi duyan hiçbir kulak yoksa, gerçekten bir ses çıkardığımız söylenebilir mi acaba?..

***

Bir yolculukta...

- Yolcu vardır...

- Yol vardır...

- Terkedilen ve geride bırakılanlar vardır...

- Varılacak ve kavuşulacak olanlar vardır...

- Geçmiş ve gelecek vardır...

- Umutlar, hayaller, beklentiler vardır...

- Küskünlükler, mutsuzluklar, hayal kırıklıkları vardır...

- Acılar, üzüntüler, vicdan azapları vardır...

- Heyecan, neşe, sevinç vardır...

- Yürek kıpırtıları vardır...

- Yolda karşılaşılacaklar, yolda yaşanacaklar vardır...

- O yolculuk uğruna vazgeçilen başka yolculuklar vardır...

- Hayatın o yolculuğa ait bir parçası vardır...

Ve daha bir sürü şeyler vardır...

Sen bir yolculuğu yalnızca bir yolculuk mu sanırsın?..

Bak, bu da bir yolculuk işte!..

***

Şiir, hayat soframızdaki bir tutam baharat gibi…

Varlığı yemeği artırıyor mu, belki tartışılır ama; yokluğu kesinkes eksiltiyor.

***

Ne istediğini bilmek…

Ne istemediğini de…

Bil(e)mesen de tam olarak… (Çünkü çok fazla mümkün değil sanırım tam olarak bilmek ne isteyip istemediğini!)

Bulduğunu hissedince ‘İşte istediğim bu’ diyebilmek…

Alırken ‘Teşekkür ederim verdiklerin için’ diyebilmek içtenlikle...

Ve ‘Bende sana ancak bunları verebilirim’ diyebilmek dürüstçe…

Ölçmemek, tartmamak, borç-alacak hesapları tutmamak…

İstediğinden… ama gerçekten istediğinden ötesini reddetmek kibarca, gönülden…

Ve nerede... ve ne zaman olursa olsun... ıslık çalarak yürümek elleri cebinde… nereye varacağını bilmesen de, yürümeyi seçtiğin yolda… ara sıra rüyalarında gördüğün belki...

***

Musluk sürekli açık olunca, hazne boşalıyor haliyle...

Arada kapatıp (ya da iyice kısıp!), bir miktar dolmasını beklemekte fayda var...

Tortular da dibe oturur hem.

***

Ve gün geldi, ‘Ahh’ dedi kendi kendine, ‘Artık buralara ait değilim ben. Gitmeliyim!’

***

İnadına…

Güzel günler göreceğiz çocuklar!..

***

ah kardaşlar, ahh

bilseniz ne çetindi yolumuz

çok çektik, çok…

ve bilseniz, ne çok seslendik size

çok seslendik, çok…

ama siz

hiç duymadınız bizi

hiç mi hiç duymadınız...

yazık oldu be!..

bir umut vardı belki

sanki

bir ışık görünmüştü uzakta…

Murat Hiçyılmaz / [email protected] yahoo.com

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Murat Hiçyılmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?