Fırtına havalimanının tepesine çöktü!

Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki;
Gündem yıldırım gibi değişiyor.
Olay, haber, tartışma, kavga, cinayet gırla.
Tabii bunların hepsinin başrolünde siyasetçi var.
Konuşmalarıyla, yaptıklarıyla yapmadıklarıyla.
Ana amaç; ekonomiyi konuşturmamak.
İnim inim inleyen insanları başka konulara saptırmak.
Sedef Kabaş'ı Sezen Aksu'yu konuşurken,
Bu kez fırtına yetişti zamcıların imdadına.
Birdenbire kar fırtınası çöktü vatandaşın üzerine.

*     *     *

Yıllardır bu kadar yoğun kar yağışı yaşamadık.
Şimşek ve gökgürültüsüyle gelen kar fırtınası,
İstanbul Havalimanı'nda kabus yaşattı.
Milyarlarca dolar harcanan havalimanında neler oldu?
Kargo binası işçilerin tepesine göçtü.
Uçaklar piste giderken kara saplandı.
Yolcular uçakların içinde saatlerce mahsur kaldı.
Binlerce insan, bütün gece havalimanından çıkamadı.
Bu havaalanını yapan iktidara,
Ve orada görev yapanlara haksızlık etmeyelim,
Bu şartlarda bile hizmet yarışına devam ettiler !...
Mahsur kalan yolculara;
Yerde yatmaları için karton,
Aç kalmamaları için kuru ekmek ve sandviç dağıttılar.

*     *     *

Kar fırtınasının ortaya koyduğu bir başka ders vardı.
İstanbul kavgasının geldiği boyut.
Siyasetçilerin gözünün ne kadar döndüğü,
Bir ibret vesikası gibi ortaya çıktı.
Yaptırdığı havalimanına inemeyen,
Yaptırdığı yollardan İstanbul'a gelemeyen,
Bir Ulaştırma Bakanı ile tanıştı mega kent.
Fırtına vurduktan sonra alınmaya çalışılan tedbirler.
Bir tarafta iki bakan ve vali,
Diğer tarafta dışlanan belediye başkanı tablosu.
Sanki biri İstanbul'un yöneticisi,
Diğeri Atina'nın.

*     *     *

Görünen o ki;
Metro ve metrobüsler aksamadan çalıştı ama,
Gerek ara yollar gerek ana arterler,
Gerekse yakın köy yollarında büyük kaos yaşandı.
Bu bir afetti.
Bir dereceye kadar yetişememek insanlık hali.
Ama "orası senin, burası benim sorumluluğum" gibi,
Beceriksizlerini gizleyip, çamuru karşıya atmak,
Tam da bizim siyaset iklimimize uygun bir kalitesizlikti.

*     *     *

İstanbul'da ana arterler Ulaştırma Bakanlığı'na bağlı.
Yıl boyunca bu devasa caddelere;
"Şu uydumuzu fırlattık,
Bizim metro M değil U.
İstanbul'u yeniden inşa ediyoruz."
Diye koca koca pankartlar astılar,
Kar yağınca ne oldu.
Saatlerce yardım fiyaskosu.
İnsanlar cadde ortasında araçlarını kilitleyip,
Canlarını kurtarmak için mücadele verdiler.
Para basan köprü ve çevre yollarında,
Yüzlerce kaza oldu, onlarca can gitti.
Partizanların, sen ben kavgacılarının,
Hiç yüzü kızardı mı sizce?

*     *     *

Sosyal medyadan çamur at izi kalsın siyaseti,
İmamoğlu, İstanbul'a kar yağarken balık yedi.
Neredeyse "bakanlarla toplantıya çağıracaktık,
Balık rakıda olduğu için ulaşamadık" diyecekler.
Evet. İstanbul Belediye Başkanı,
Bir refleks gösterebilse de yemeği iptal etse,
Kendisine saldırılacağını bile bile oraya gitmese,
Basın sözcüleri akıllı davranıp erken açıklama yapsa,
Saatlerce millete malzeme olunmasına izin verilmese,
Çok daha iyi olurdu tabii.
Ama, tıpkı yazın meydana gelen orman yangınlardaki gibi,
Karadenizde onlarca vatandaşın canını alan sellerdeki gibi,
Bu faciadaki beceriksizlikleri de örtmek için,
Bir günah keçisi aradılar.
Başkanın 1 saat gittiği yemeği,
Ciklet gibi çiğnemek, aymazlık değilse bile haksızlıktır.

*     *     *

Biraz uzun olacak ama;
Haftanın olayları deyince,
Sedef Kabaş ve Sezen Aksu'ya değinmesek olmaz.
Bugüne kadar TV'de konuşan gazetecilerin cezaları,
Programdan çıkışta hemen kesiliyordu.
Magandalar saldırıyor, tartaklıyor, dövüyorlardı.
Bunların arasında bugünkü yandaş Ahmet Hakan da vardı.
Reklamda söylendiği gibi; Şimdi olay değişti.
Akşam TV'de konuşuyorsun,
Geceyarısı evinden alınıyorsun,
Sabah tutuklandığını mübaşirden öğreniyorsun.
İşte sana Türkiye'den İnsan Hakları Dersi !...

*     *     *

En büyük insanlık dersi Sezen Aksu'dan geldi.
Referandumda kullandığı dili nedeniyle,
"Havuz medyası" tarafından alkışlanan sanatçı.
Aksu'nun dili bu kez koparılmak istendi.
Camide, adliyede öfke, tehdit, şiddete özendirme.
Öyle bir yanıt geldi kı;
Tamamını tüm dünya milyonlarca kez okudu;
Tekrar olmasın, bir kısasını yazalım.
Sen beni üzemezsin
Dilimi ezemezsin
Beni öldüremezsin
Sesim, sazım,
Sözüm var benim...

İnsan şaşırıyor,
Böyle bir zeka,
Sonradan pişman olacağı eylemi nasıl yapıyor?
Bir yerde bir yanlışlık olsa gerek...

Ercüment Erkul / [email protected] 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ercüment Erkul - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?