Akrabaya Verilen Borç Parayı İspat Etmek

“Bu devirde babana bile güvenmeyeceksin”, “İnsanoğlu, çiğ süt emmiş”. İlk başta kulağa çok acımasızca atasözleri gibi geliyor. Ancak bu mesleği icra ederken o kadar çok yakın akrabasına verdiği borç geri ödenmeyen hatta dolandırılan kişi görüyorum ki, birinci dereceden de olsa akrabaya borç verirken ya da geri ödenmek üzere onun giderlerini karşılarken iki kere de değil üç kere düşünülmeli.

Senetle İspat Zorunluluğu” Nedir?

Bir hukuki işlemin tutarı belli bir sınırı geçiyorsa ancak yazılı belge ile (senetten kasıt budur) ispatlanabilir. Buna senetle ispat zorunluluğu deniyor. Bir borcu elden de verseniz, bankadan da verseniz 2022 yılı itibariyle 6640 TL'nin üzerinde bir meblağ ise, “yakın akraba olmak” gibi birkaç istisnai durum haricinde bunun verdiğiniz bir borç olduğunu (ve geri ödenmediğini) yazılı belge ile ispatlamak zorundasınız

Kardeşime Elden Borç Verdim Geri Ödemiyor

Aile içi borçlar çoğunlukla elden verilir ve yazılı hiçbir delil olmaz. Bu borçları geri alabilmek çok zordur. Hemen hemen herkesin duyduğu şudur “Yakın akrabalara verilen borç tanıkla ispatlanabilir!” Bu, kısmen doğrudur. Kanunda “Altsoy ve üstsoy, kardeşler, eşler, kayınbaba, kaynana ile gelin ve damat arasındaki işlemler”in tanıkla da ispatlanabileceği düzenlenmiş, evet. Yani yakın akrabalık, senetle ispat zorunluluğunun istisnası sayılmış. Ancak bu işlemlerin aksi de tanıkla ispatlanabilir, dikkat. Yakın akrabamın bana borcu var deyip birkaç tanık dinletip ondan para alabilmek o kadar kolay değil. Karşı taraf da böyle bir borcun olmadığına, olup da geri ödendiğine, sizin şu ya da bu sebeple iftira attığınıza, vb dair tanık dinletebilir. Her iki tarafın da tanığı inandırıcı beyanlarda bulunursa, mahkeme borcu ispata yeterli delil bulunmaması sebebiyle davanızı reddedebilir. Üstüne bir de karşı tarafa mahkeme masrafları adı altında yüklü miktarlarda para ödemesi yapmak zorunda kalabilir, alacaklıyken borçlu duruma düşebilirsiniz. Tanıklarım var diye eni konu her davaya girişmeyin. Borcun miktarını göz önünde bulundurup dava açmak alınabilecek bir risk mi düşülmeli. Sırf tanığa güvenilmemeli, kanuni anlamda “yazılı delil” olmasa dahi sosyal medya yazışmaları gibi başka “delil başlangıcı” kabul edilen kanıtlar , aynı ya da yakın tarihli ve yakın bedelli olacak şekilde bankadan nakit para çekmiş olmanız (çekip de ona verdiğiniz gibi bir savunmayla) ya da başka başka dayanaklar da varsa dava işine girişilmelidir.

Ayrıca, bu kanun düzenlemesi sadece yazılı belge olmaması durumunda geçerli. Yani yakın akraba olsanız dahi eğer borca dair yazılı bir belge düzenlediyseniz, artık o belgenin aksini tanıkla ispatlamak mümkün değil, senetle ispat zorunluluğuna tabisiniz.

Bankadan Havale Yapılan Borçta Durum Açıklamaya Bağlı

En iyisi bankadan havale yapmak ve açıklamasına da mutlaka borç olduğunu yazmak hatta bir vade için anlaşıldıysa onu da belirtmek. Sadece akrabalar için değil herkese verdiğiniz borçlar için bunu aklınızda bulundurun. Mümkünse karşılıklı imzalar içeren bir sözleşme yapın. Bu yönteme sözleşme yapmak mümkün değilse başvurun.

Açıklamasız havale borç verme sayılır mı? Açıklamasız havale borç ödeme sayılır mı? Açıklamasız havaleler bakımından kanunun ve Yargıtay'ın kabulü, gönderilen paranın “bir borcun geri ödemesi olduğu” şeklinde. Yani, siz birine bankadan göndererek ve açıklama yazmayarak bir borç verdiniz diyelim. O borcu geri almak için icra takibi ya da dava açtığınızda, eğer gönderirken bir açıklama yazmadıysanız sanki siz karşı tarafa borçluymuşsunuz da onu geri ödüyormuşsunuz olarak kabul ediliyor. Açıklamasız borç göndermenizin elden vermekle (paranın sayısal miktarının belli olması haricinde) hiçbir farkı kalmıyor. Çok tehlikeli. Karşı taraf çok kolay bir biçimde bu savunmayı yapabilir. Meblağ senetle ispat sınırının altında ise tanık dinletilebilir, üstünde ise dinletilemez.

Yakın Akraba için “Masraflarını Karşıladım, Borçlarını Ödedim” Demek Yeterli Değil, Bunların Geri Ödenmek Üzere Yapıldığının İspatı Çok Zor

Yakın akrabanın masraflarını karşılamak, borçlarını ödemek gibi şeylerde bunları size geri ödemesi şartıyla yaptığınızı ispat etmeniz lazım ve bu imkansız denecek ölçüde zordur. Mahkeme elbette tanık dinler ancak yeterli görmeyebilir. Çünkü bu konuda da Yargıtay'ın eğilimi, yakın akrabalar arası bu tip işlemlerin “bağış iradesi taşıyabileceği” yönünde.

Hele ki alacak belirli değilse yani “Evimde kaldı, herşeyini ben karşıladım” demeniz durumunda, kalem kalem şuna şu kadar buna bu kadar ödedim şeklinde alacağınızı somutlaştıramıyor olmanız ayrı bir sorun ve engel.

Alacak belirli iken de, örneğin onun bir fatura borcunu sizin kendi kredi kartınızla ödemiş olmanız durumunda, bunun bağış değil geri ödenmek koşuluyla sizin tarafınızdan ödendiği olay kolay ispatlanamaz. Sonuçta yetişkin bir insansınız, size yapılmış bir hile ve korkutma yok, kendi rızanızla belki de “helal ediyorum kardeşime” şeklinde ödediniz...

Sıhhati Tartışmalı Bir Delil Olarak “Yemin” Delili

Kanuna göre yemin de bir delildir. Karşı taraf, gönderdiğiniz paranın kendisine verilen bir borç olmadığı konusunda namusu, şerefi ve kutsal saydığı bütün değerler üzerine yemin edebilir ve mahkeme bunu delil olarak kabul edip davanızı reddedebilir. Bu delilin sıhhatinin tartışmalı oluşu ise uygulamadadır. Zaten gerçekten borç almış olmasına rağmen borç aldığını inkar etmekte olan bir insanın namusu şerefi ve kutsal saydığı bir değer olmayabilir ve vicdanı rahat bir şekilde yemin edebilir. Bunun günümüzde hala bir ispat vasıtası olması düşündürücü. Ancak maalesef geçerlidir.

Yakın Akrabalar Arası Dolandırıcılık Suçu Oluşmuyor

Yukarıda hile yok, korkutma yok , kendiniz vermişsiniz dedik. O kadar ki, hile olsa dahi yakın akrabaya ceza verilmiyor. Kanunda; haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerin birbirine, bir kimsenin üstsoyuna, altsoyuna veya bu derecede kayın hısımlarına, evlat edinen ve evlatlığın birbirine, aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerin birbirine karşı dolandırıcılık suçu işleseler dahi haklarında ceza verilmeyeceği düzenlenmiş. Bu kişiler sizden hile ile, maddi çıkar sağlayarak faydalanmış ve sizi dolandırmışlarsa bile hesabını soramayabilirsiniz.

Lütfen dikkat. “Ayıp” olmaz, dökün bir kağıda. İş başka akrabalık başka. Sonra pişmanlık olur...

Av. Aylin Beliz Yıldırım / [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Aylin Beliz Yıldırım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?