insan kalabilmek

Yazıya nasıl başlasam denemeleri yaparken, ayaklarımın dibinde uyuduğunu sandığım minik köpeğim Müsli döndü baktı. Sanırım, nabızdaki değişikliği ya da oflayıp puflayışımdan bir sıkıntı olduğunu düşündü. ‘’iyiyim kızım sorun yok’’ dediğim zaman uyuma moduna geri döndü. Yani kızıp sinirlendiğiniz insanlara öfkenizi göstermek için ‘’köpek’’ diye sıfat yakıştırmayın. Köpekler çok sadık olur, öyle sadık olurlar ki başkasının komutları ile hareket etmezler.

Neden oflayıp, pofladığıma gelince ‘’ söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil’’ olayı. Bir yanda poliscanların bitmez tükenmez dertleri ve onları görmezden gelen bir sürü insan, bir yanda incir çekirdeğini doldurmayacak konuların gündem olması.

Son günlerde sosyal medya yıkılıyor. Yok , yok polis intiharları ya da abuk çalışma saatleri değil konu olan. 5 yıl önce, sanatçı kimliği arkasına saklanan birisi bir şarkı yazmış. ‘’Vay sen bu sözleri nasıl yazarsın’’ diye kıyamet kopuyor. Bir büyük şehrin belediye başkanı bile ‘’sanatçıya müdahale olmaz’’filan gibi sözler sarfetmiş.

İyi de bu şarkı 5 sene önce yazılmış, 5 senedir aklınız neredeydi de şimdi tepki verdiniz demezler mi? Ya da ben gibi bir aykırı çıkıp , HER İMDAT DEDİĞİNİZDE YANINIZA KOŞAN POLİS SORUNLARI, CANA KIYMALARI NEDEN BU SAÇMA SALAK ŞARKININ SÖZLERİ KADAR GÜNDEM OLMADI demez mi? Sevmediğim sözlerden biri ‘’kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez’’dir. Yani bazı siyasilere diyorum ki, polisin oy potansiyelini göz ardı etmeyin. Emeklisi, çalışanı sesini duyurmaya çalıştıkça onların sorunlarını görmezden gelmeyin ki, sandık başına gidince onlar da sizi görmezden gelmesin.

Poliscanlar 3600 demeye utanıyor, siz hala ‘’çalışmalar devam ediyor’’ demeye utanmıyorsunuz helal olsun! diyorum, çünkü bu da bir meziyet .

Polisler hala canlarına kıyıyor, baktınız ‘’ailevi sorun’’masalı işe yaramadı, şimdi ‘’kaza ile patlayan silah masalı’’ başladı. Bakın masalları seviyorsanız ben size daha gerçekci bir masal anlatayım.

Bir işyeri düşünün, neredeyse tüm çalışanların öyle ya da böyle iş ve işyerinden şikayeti var. Bu işyerinde kademeli amirler de var ama, nedense çalışanların değil, çalışmayanların( işyerine mensup olmayanlar) sözleri dinleniyor olmuş bu işyerinde.

Çalışan gerekçe sunup tayin isterse, gerekçesiz OLMAZZZZZZ deniyor, ama çalışmayan RİCA!! ederse, çalışan kendini ertesi gün başka bir yerde bulabiliyormuş. Şimdi bu iş yeri tekstil atölyesi olsa, en fazla 5 makina ileri gider işine devam eder çalışan.

Ama bu iş yeri EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ise ve olur olmaz herkesin sözü ile polislerin yeri yurdu değişiyorsa ‘’ böyle saçma masal mı olur’’ deriz değil mi?

Alın o zaman size saçma bir masal. Mesela, şubesinde çok başarılı bir polis memurunun Narkotik şube ile Asayiş arasındaki git gellerine hiç kimse aklı başında bir açıklama getiremez. Başarılı değildir, gerekçeyi dayarsın önüne, dersin ki ‘’ şu nedenle birimin değişti’’, yok diyemiyorsan o zaman benim tezim doğrudur, birilerinin RİCA!!sı ile değişir bu birimler. Yani başarılı polisin görevini yerine getirmesi, birilerini rahatsız etmiştir.

Üstelik, birim değiştirme bu, çorap değiştirme değil ki, giyildiği ayağa saniyesinde uyum sağlasın. Görev bazında uyum sağlamak sorun değil, ama çevreden gelecek tehlikelere uyum sağlamak sorun olabiliyor bazen. Mesela benim masaldaki Narkotik polisi. Binlerce insanın hayatını kurtarırken operasyonlara katılmış, birilerinin kuyruğuna basmış ki Asayişe almışlar. Sonra onu Asayişe yollayan adı lazım değil malum örgütten çıkınca, ‘’pardon yanlışlık olmuş’’ diyerek Narkotiğe geri almışlar. Yaptığı başarılı görevler sonrası elbette herkes mutlu değil, kuyruğuna basılanların can ve cep acısı var. Polislerin çoğunun tanıdığı tehditler başlamış. Tehditler, elbette amirler tarafından da duyulmuş. İşte masalın en saçma yeri burası.

Tehdit alan başarılı polisi, bulunduğu ilin merkez ilçesine devriye ekiplerine vermişler. Bu olay kitapta yazıyor olsa, o kitabı yazarıyla birlikte çöpe atardım. Ne yani şimdi bunun tercümesi ‘’ haa tehdit mi alıyorsun, o zaman sen başka şubeye git, benim şubemde başına bir iş gelmesin, git başka şubede başına ne gelirse gelsin.’’ demek mi? Narkotik gibi düşmanı çok olan bir birimden, başarı derecesi yüksek polis memurunu, resmi elbise ile şehir merkezinde devriye ekiplerine verince, tehditlerden mi koruyorsunuz, tehdit edenlere çanak mı tutuyorsunuz diye sormaya dilim varmıyor bile.

Bir zamanlar biri vardı, bu uyuşturucu satıcısına polis ne yaparsa yapsın sorumluluk bana ait, kırın bacağını suçu bana atın filan diyordu. Bu masal gerçek olsaydı, üzerine aldığı sorumluluğu yerine getirip, biriminden alınıp, ateşin ortasına atılan bu polise sahip çıkar mıydı acaba? Ya da bu polisin başına bir iş gelirse, birimini değiştirip onu korunmasız sokaklara salan kişiden hesap sorar mıydı?

Amannn siz bana bakmayın, böyle saçma salak senaryolar yazıyorum işte!. Zaten şimdi Türkiye'nin yarısı ‘’ bu yazı benden mi bahsediyor’’ diye zıplar yerinden. Sonra, ağzımdan laf alabilme adına sosyal medyadan piyonlarını yollarlar. Ama hep derim, piyon satranç oyununda olur, satranç da zeka oyunudur, herkes oynayamaz.

Yazdıklarımdan rahatsız oluyorsanız, beni değil kendinizi sorgulayın. Böyle saçma salak senaryolar yazdırmayın bana.

Oynadıklarınız, olan ya da olmayan saçlarınız değil, insan hayatı beyler. O istedi bu dedi diyerek oradan al buraya ver ile, vay sen beni nasıl tanımazsın gibi eziklik içeren gerekçelerle sadece o polis memurunun değil, ailelerinin de hayatını mahvediyorsunuz. Ve o mahvettiğiniz ya da, kurtardığınız hayatlar sizin insanlık derecenizi belirliyor.

Her insan kendisine yakışanı yapar, siz de kendinize yakışanı yapın ve insan hayatları ile oynamayı bırakın artık.

Can gazilerimi, yürek yangınım şehitlerimi, can babamı sevgi, saygı ve minnetle anıyorum.

Beyhan Kozanoğlu Biçkin / [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Beyhan Biçkin Kozanoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?