Onlar can dostlarımız

Sokak hayvanları sorunu toplumda kutuplaşma yaratılarak çözülemez

Sokak hayvanları sorununu, Veteriner Hekimleri Odası önceki Dönem Başkanı ile Genel sekreterine sorduk. Haber Hürriyeti Bilim Danışman Kurulu’ndaki Veteriner Hekim H. Gökhan Özdemir ve Dr. Ebru Tong anlattı.

HABERDEN DERS ÇIKARMA

Yaşantımıza düşen anlık haberlerin kimi zaman arkasını görmek ve haberi vermekten öte, haberden ders çıkarmak için yapılması gerekenleri kamuoyuna anlatmak gerekiyor.

BİLİM KURULU OLUŞTURDUK

 Sorumluluk sahibi gazeteciler olarak önemli görevlerimizden biri de bu aslında. Biz de bu bilinç ve Haber Hürriyeti birikimi ile zaman içinde kendi Bilim Kurulumuzu oluşturduk. 

ÇARPICI UYARILAR YAPTILAR

Hayvan hakları, refahı, hayvan nüfusu yönetimi ve halk sağlığı konularında görüşlerini açıklayan Veteriner Hekimler H. Gökhan Özdemir ve Dr. Ebru Tong çarpıcı uyarılar yaptı.

Gaziantep’te oturduğu sitenin bahçesinde 2 köpeğin saldırısına uğrayan kız çocuğumuzun yaşadıklarının ardından yine bir toplumsal kargaşanın içine düştüğümüzü fark ettik. Aslında bu üzücü olay defalarca yaşanmıştı ülkemizde. Ama bu kez tüm siyasiler ve ilgili kurumlar üst perdeden açıklamalar yaptılar.

 Tehlike arz eden köpek ırklarının karıştığı olay sonunda, konu dönüp dolaşıp sahipsiz hayvanlara geldi. Oysa yıllardır insanları hayvanlarla karşı karşıya getiren ve aslında hepimizi üzen bu olaylar yaşanıyordu. Her defasında günü kurtaracak uygulamalarla üzeri örtülerek büyütülen sorun hakkında kamuoyunun doğru bilgilendirilmeye ihtiyacı olduğunu gördük. 

Her konuda olduğu gibi kutuplaşmaların toplumumuza verdiği zararı da düşünerek bu konunun çözümünü sizler için bir kez daha konunun uzmanlarına sorduk.

İnsanlarla hayvanlar arasında sağlıklı ilişki nasıl kurulacak? 

Neden çocuklarımıza bunları yaşatıyoruz? 

Sahipsiz hayvanların hepsini barınaklara koyarsak sorunumuz çözülür mü? Peki bunu yapabilecek durumda mıyız?

BİRARADA YAŞIYORUZ

Veteriner Hekim H. Gökhan Özdemir gündemi nasıl değerlendiriyor?

"Öncelikle sahipli ya da sahipsiz hayvanlar tarafından bir şekilde saldırıya maruz kalmış tüm çocuklarımıza ve ailelerine geçmiş olsun dileklerimi iletmek istiyorum. Küçük yaşta hayvan sevgisi ile büyümesi gereken çocuklarımızın bu yaşananlar sonrası tedavileri bitip fiziksel sağlıklarına kavuştuklarında mutlaka psikolojik anlamda da destek almaları gerekiyor. Ailelerden ricam lütfen yaşanan bu üzücü olayın etkisi ile çocuklarının korkusunu ve kendi endişelerini olumsuz yönde beslemesinler. Çünkü hayatımız boyunca mutlaka hayvanlarla bir arada yaşıyoruz. Bu ilişkiyi doğru yönetemezsek her şeyden önce kendimiz için hayatı zorlaştırmış oluruz."

MİKROÇİPLE KAYIT ŞARTI

"En son yaşanan olaydan yola çıkacak olursak; aslında geçenlerde Hayvanları Koruma Kanunu kapsamında tehlike arz eden köpek ırkları hakkında konuşmuştuk. Demiştik ki belirlenen bu 6 ırk köpeğin sahipleri 14 ocak tarihine kadar kısırlaştırıp, mikroçiple kayıt altına aldırmak zorundalar. Ayrıca bu köpeklerin sahipleri kalabalık alanlarda, çocuk parkları vb. yerlerde köpeklerini; ağızlıksız, tasmasız ve sevk kayışı olmadan gezdiremezler. Demek ki yasal zorunluluklar aslında gereklilik. Yani bu olaydaki köpeklerin sahibi ne olursa olsun çocuk olan bir alanda köpeklerini bu şekilde serbest bırakmamalıydı. Eğer serbest bıraktıysa o alana o çocuğun girmesine izin vermemeliydi. Sadece çocuk da değil yetişkin bir yabancı için de aynı durum söz konusu."

YAPILMASI GEREKENLER

"Gelelim genel olarak yapılması gerekenlere. Aslında tehlike arz eden köpek olarak kabul edilen bu ırklar herkes tarafından gayet iyi biliniyor. Çünkü 2004 yılından bu yana bu köpekler - ülkemizde en sık görülenler PitbullTerrier ve DogoArgentino ırklarıydı -  aslında yasak. Bunların zaten yıllardır kısırlaştırılmış ve kayıt altına alınmış olmaları gerekiyor. Ama yasaklamak yetmez dedik ve gördük ki yetmedi."

CİDDİ İDARİ YAPTIRIMLAR

"El koyma dışında kayıt altına alma ile ilgili ciddi idari yaptırımlar uygulanmalı, bu hayvanlar sahiplendirilirken takibi yapılmalı, denetimlerinin yapılması için yeterli sayıda ve donanımda personel olmalı diye 2004 yılından beri söyledik ama 17 yıl sonra ancak kayıt zorunluluğu geldi. Bu süreç ciddi bir kayıp. Hele de hayvanların üreme hızlarını düşünürsek sözde 17 yıl önce yasaklanmış olan bu hayvanların kurallara uyulsa bu kadar çok sayıda olmaması gerekirken, durum ortada."

"Diyeceksiniz ki hani bu hayvanlara el konulacaktı. Tamam el koymalar ilk yıllarda başladı. Uygulandı. Ama yetersiz denetimler, bilinçsiz hayvan sahiplenme ve kayıtların takip edilmemesi sonucu artan sayıdaki Pitbullterrier ve DogoArgentino ırklarını artık şikayet yoksa görmezlikten gelmek zorunda kaldı tüm yetkililer. Neden? Çünkü hayvanlara el koyduktan sonra bakımlarını sağlayabilecek bakımevleri yoktu. Sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanlara tedavi ve bakım hizmeti vermesi gereken bakımevleri sahipli hayvanların el konulması sonucu dolmaya başladı."

GEÇİCİ HAYVAN BAKIMEVİ

"Çözüm olması beklenen el koyma düzenlemesinden de doğal olarak sonuç alınamadı. Belediyelerin çoğu her türlü desteğe ve çabaya rağmen geçici hayvan bakımevi yapmadı. Başkanlar bunu hizmet olarak görmedi. Halkla İlişkiler Müdürlükleri tarafından yürütülebileceği halde Muhtarlıklarla İlişkiler Müdürlükleri açıldı ama Veteriner İşleri Müdürlüğü açmak akıllarına bile gelmedi. Sadece belediyeler de değil, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanununun uygulayıcısı Genel Müdürlükte Veteriner Hekim sayısı daha 81’i bulmamıştır."

KADROLAR ÇOK YETERSİZ

"Biz bunu söyledikçe istihdam derdinde olmakla itham edildik. Oysa halk sağlığı, hayvan hakları, kent hayvan nüfusu yönetimi gibi konular başka müdürlükler altında düşük bütçelerle hatta bütçesiz yürütülecek kadar basit değildi. Hayvan haklarının korunması da Doğa Koruma Genel Müdürlüğünün az sayıdaki Veteriner Hekim kadrosu ve konuyla ilgisi olmayan personelin yaptığı denetimlerle sağlanamazdı. İşte o yüzden gelinen nokta bu vurdumduymazlıkların eseridir. Dolayısıyla bugün ifade edildiği gibi mevcut sahipsiz hayvanların barınaklara toplanması, sokakta hayvan kalmaması ne teknik anlamda ne de yasal olarak mümkün değildir."

İNSANLARIN YANLIŞLARI

"Tüm bu yanlışlar birleşti ve aslında yönetilmeyen hayvan nüfusu, insanlar için tehdit olarak gösterilmeye başlandı. Yani hayvanlardan değil tamamen insanların yanlışlarından kaynaklanan bir durum. 

“Hayvan saldırır mı? Niye saldırır? Sana saldırır tabi sen hayvan sevmezsin? Ben seviyorum bana saldırmaz? Sahipsiz hayvanlar saldırgandır? Sokaklardan toplanmalıdır” gibi gereksiz ve anlamsız genellemelerin kimseye bir faydası olmayacaktır."

HERKES AYNI KAYIKTA 

Veteriner Hekim Dr. Ebru Tong da geçen 17 yılı şu cümle ile özetledi: 

“Aslında hayvan nüfusu yönetiminde pek çok farklı grup sorumlu. Bu tüm dünyada böyle. Ama bizim ülkemizde hayvanlarla ilgili konularda durumun özet cümlesi “Hepimiz aynı kayıktayız ama kürekleri çeken bir tek Veteriner Hekimler olarak biz varız” kimse de bunun farkında değil.

Bu cümle ile söylemek istediğim bu konuda sadece Veteriner Hekimlerin doğru işler yaptığı değil. Burada anlatmak istediğim kayık zaten tek kürekle giderken kimsenin katkı koymadan seyrettiği ama kıyıya oturunca işte küreği çeken buydu diye Veteriner Hekimler olarak hedef gösterilmemiz, günah keçisi ilan edilmemiz."

VETERİNER HEKİME LİNÇ

"Örneğin, belediyelerdeki her sorunda linç edilen öncelikle Belediye Veteriner Hekimi olmaktadır. Sahipsiz hayvanların çözümünde de sürekli serbest Veteriner Hekimlerin bedava kısırlaştırma yapması beklenir. Kapılarının önüne bırakılan yavrulara bakmalarının beklendiği gibi. Oysa artan sahipsiz hayvan sayısının sorumlusu sorumsuz hayvan sahipleri ve hayvan nüfusunu yönetmesi gerekirken üzerlerine düşen görevleri yapmayan kamu kurumlarıdır. 

Yasalar açık ve net. Eksiklikler gün gibi ortada. Siz yasalardaki ana başlıklarla ilgili düzenlemeleri yapmaz hayvan nüfusunun yönetilmesi gerektiğini kabul etmezseniz insanlarla hayvanlar arası ilişkileri sağlıklı bir şekilde düzenleyemezsiniz."

İNSANLAR HEDEF ALMASIN

"En son yaşanan olayda konunun sahipsiz hayvanlarla hiç ilgisi yokken maalesef sahipsiz hayvanlar hedef oldular. Haklı olarak hayvan severler bu duruma tepki verdiler. Çünkü Veteriner Hekimler kadar hayvan koruma görevlileri ve gönüllüler hayvan nüfusu yönetimi için yıllardır emek veriyor. 

Sırf insanlar hayvanları hedef almasın, hayvanlar refah içinde olsun insanlar için ortamda sorun oluşturmasın diye yıllardır her şeye rağmen çabalıyorlar. Kamunun ayırdığı kaynaktan fazlasını kendi sınırlı bütçesinden ayırarak sokaklarındaki hayvanların yaşamlarını destekliyorlar. Bazı belediyelerden daha çok sahiplendirme yapan hayvanseverler var."

SAĞDUYULU OLMA DAVETİ

"Hayvanlara karşı merhametli olma yeteneğine sahip bu gönüllüleri de; çocukları ya da insanları sevmiyorlar, takıntılı, hastalıklı ya da şımarık kişilikler olarak tanımlayarak kutuplaşmalara yol açmak da doğru değil. O nedenle herkesi sağduyulu olmaya davet ediyorum. Çünkü bizler insanlar olarak kutuplaştığımız her dönemde mutlaka hepimiz bir şekilde zarar gördük."

"Olaya “sahipsiz hayvan sorunu” ya da “sahipsiz hayvanların sorunları” olarak bakmaya devam edersek - ki bu zaten bir kutuplaşma dilidir- çözüm bizden sürekli uzaklaşır.

Sorun ülkemizdeki hayvan nüfusunun yönetilememesidir. Hayvan nüfusu yönetimi nedir? Hayvan nüfusu yönetimi insanlarla hayvanların huzur içinde yaşamasını sağlayan planlamalarla hayvan nüfusunu izlemek, şekillendirmek ve ona hizmet etmektir."

KAYIT ALTINA ALINMALI

"Hayvan nüfusu yönetiminde en önemli ve temel adım hayvanların sahipli sahipsiz hepsinin kayıt altına alınmasıdır. Hayvan sahiplerinin mutlaka takibi, bilinçlendirilmeleri, hayvan sahiplenmeden önce bilgilendirilmeleri gerekir. Sadece hayvan sahipleri değil, başta çocuklar olmak üzere herkes hayvan davranışları hakkında temel eğitimlere sahip olmalıdır. Aynı şekilde kent yaşamına sahipleriyle birlikte dahil olmuş hayvanlar da temel itaat eğitimi dediğimiz, sosyalleşmelerini sağlayan eğitimi mutlaka almalıdır."

Gazeteci İbrahim Irmak, Haber Hürriyeti Gazetesi Bilim Danışma Kurulu üyeleri Dr. Ebru Tong ve Veteriner H. Gökhan Özdemir'e gündemdeki "Sokak Hayvanları" konusunu sordu.

***

Kısırlaştırma keyfi olmasın

* Hayvanların kısırlaştırılması artık keyfi olmaktan çıkmalı, merdiven altı üretimlere göz yumulmamalıdır. 

* Hayvan sahiplendirmeye yönelik çalışmalar çeşitlendirilmeli ve hızlandırılmalıdır. 

* Belediyelerin düne kadar hepsinin geçici hayvan bakımevi yapma zorunluluğu varken henüz yüzde 20’sinde bile bu çalışmalar 17 yılda yapılmamıştır. Şimdi 75 bin nüfus sınırı getirilmişken mutlaka bu sınırın üzerindeki her belediye bir an önce geçici hayvan bakımevi yapmak için adım atmalı ve bu yapılanma için gerekli olan kadrolarını Veteriner İşleri Müdürlükleri yapısı altında oluşturmalıdır. 

* Yerel hayvan koruma görevlileri her zamanki etkin çalışmalarında desteklenmeli, koordinasyonları belediyeler tarafından yapılarak enerji ve kaynak kayıpları önlenmelidir. 

* Veteriner Hekimlerin hayvan sağlığı hizmetleri lüks tüketim olarak görülmemelidir. 

* Sahipli hayvanlar için de devlet desteği ile hayvan sahiplerini rahatlatacak ve daha bilinçli davranmalarını sağlayacak mali kaynaklar sağlanmalıdır. 

* Sahipsiz hayvanlara ilişkin sorumluluğun sadece Veteriner Hekimlerin ya da hayvanseverlerin değil her bir vatandaşın sorumluluğu olduğu unutulmamalıdır. 

× Yeni yasal düzenlemelerle artırılan idari yaptırım kararlarının uygulanmasında net ve kararlı olunmalıdır. Ve elbette bu uygulamaları yapabilecek donanımda kadrolar mutlaka kamu kurumlarında oluşturulmalıdır. 

"Bunlar ana başlıklar. Pek çok adım ve ayrıntı ile bilgilendirmeyi uzatmak mümkün. Ancak işin özü “Hayvan Nüfusu Yönetimi”nin bilinçli ve planlı şekilde bilimsel veriler doğrultusunda yapılması gerektiğini tüm yetkililerin kabul etmesi ve gereken kadroları oluşturarak bir an evvel hayata geçirmesi gerektiğidir."

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İbrahim Irmak - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?