Tokatçı!

Mesleğe çırak olarak başladım ben. 1981'in son ayları, Milliyet Gazetesi'nin Cağaloğlu binasında. 18 yaşındaydım.
Ustaların içindeydim; yazımın düzgün olduğunu, daktiloda da hızlı yazdığımı görünce "Üniversite sınavına kadar geçici" olduğum gazetede "Kalıcı" olmuştum.
Türk spor basınının unutulmaz müdürü Namık Sevik, bir gün büyük usta İslam Çupi'ye;
- İslam, bu çocuğu eğit, haber nedir, nasıl yazılır, başlık nasıl atılır, öğret! dedi.
İslam abi de bıkmadan usanmadan bana bunları öğretmeye çalıştı. Örneğin;
- Gürel, Fenerbahçe başkanı şunları şunları söylemiş, git bunu haber halinde yaz ve getir, derdi.
Yazıp getirdiğimde de neyi başa alacağımı, girişi nasıl yapacağımı, sonunu nasıl bitireceğimi okulda ders verir gibi anlatırdı.
Sadece İslam abi mi?
Ustalarım çoktu!
Spor Servisi Şefi Nezih Alkış... Rahmetli İlker Ateş... Şu andaki TSYD Başkanı Oğuz Tongsir... Şansal Büyüka... İhsan Topaloğlu... Ve o yıllarda servisteki tüm büyüklerim...
Askerlik yaparken Milliyet'in Ankara bürosunda Devrim Sağıroğlu, Taki Doğan, Erol Yaşar...
Hepsinden bir şeyler öğrendim.
Askerden döndükten sonra çalıştığım Güneş Gazetesi'nde de öyle...
Hiç kimseden tek bir kötü söz duymadım.
O yıllarda haberleri daktiloda saman kağıda yazardık. Güneş'te de bu haberleri Necati Bilgiç kontrol ederdi. 'De da' ayrılmamışsa, ya da bir başka imla, yazım hatası varsa gelir, doğrusunu anlatır, şakacıktan da genç muhabirlerin kulağını çeker gibi yapardı!
Geçen gün 60 yaşındaki Muharrem Sarıkaya'nın çocuğu yaşındaki genç bir televizyon kameranına yaptığını görünce geldi bunlar aklıma... Dondum, kaldım!
Kameran olduğu belirtilen Ahmet Demir, yayındaki teknik bir aksaklığı gidermeye çalışırken, Muharrem Sarıkaya döndü delikanlıya tokat attı!
Gözlerime inanamadım!
Sarıkaya'nın röportaj yaptığı Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin'in hiçbir şey olmamış gibi konuşmaya devam etmesine de şaşırdım!
Tanrım; nereden nereye geldik böyle...
Gazetecilikte veya televizyonculukta bir yerlere gelmiş insanların mesleğin henüz başındaki gençlere örnek olması, yapıcı davranması, şefkatle yaklaşması gerekirken bu da ne!
Çıkmış bir de özür diliyor.
Kendilerinden dilemiş, olay kamuoyuna yansıdığı için kamuoyu önünde de diliyormuş!
Bu özür kabul edilebilir mi?
O gencin kırılan kalbi tamir edilebilir mi?
Ne günlere kaldık!
Türkiye krizli günlerden geçiyor. Gençler iş bulmakta zorlanıyor. Genç gazeteci adayları da öyle; gazetelerde çalışan sayısı öyle azaldı öyle azaldı ki; ağzıyla kuş tutan bile zor çalışma fırsatı buluyor. O da 3 kuruş paraya...
O gençlerin geleceğini değil, umutlarını da yıktı bu hareket!
60 yaşında mesleğin kıdemlisi bir adam, gençlere rol model olacağına, tokatçılık yapıyor!
Yazıklar olsun diyorum...
Benim ustalarım... Ölenlere rahmet, yaşayanlara uzun ömürler diliyorum.
Bu tipleri gördükçe sizlerin değerini çok daha iyi anlıyorum.
Her sabah Habertürk'e çıkan bu kişinin de bundan sonra çıkıp çıkmayacağını, çıkarsa gençlere nasıl tavsiyelerde bulunacağını merak ediyorum.
Daha ne diyeyim; yazıklar olsun diyorum!  

Gürel Yurttaş / [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gürel Yurttaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?