Medeniyet -Uygarlık dediğimiz şey nedir?

Sevgili okuyucular,

Düşünürler ve bilim adamları medeniyeti şöyle tarif eder;

“- Medeniyet, milletlere ait bazı kültür değerlerinin, birçok millet tarafından benimsenerek ortak duruma gelmiş bütününe verilen addır. Başka bir anlatımla, milletler arası ortak değerler seviyesine yükselen anlayış, davranış ve yaşama vasıtalarının tümüdür. Bu ortak, değerlerin kaynağı farklı kültürlerdir.”

Peki yaşadığımız bugünkü devirde insanların yüzlerine gülüp arkalarından konuşmalarının yapıldığı, devlet yönetiminde söz sahibi olan siyasilerin yalan söylemeleri, kadınların, çocukların gaddarca katledildiği, küçük yaştaki çocuklara (kız-erkek) din’i dersler veren cemaat-tarikat ocaklarında tecavüz edildiği, islâma aykırı olmasına rağmen rüşvetin, haramın “besmele” ile yendiği takdirde helal olacağını söyleyen bir takım sözde tarikat-cemaat hocalarının-imam ve şeyhlerin var olduğu hatta çoğaldığı bir devirde-ülkede medeniyetten, uygarlıktan bahsetmek mümkün mü ?.

Medeniyet Uygarlıktır

Düşünürler başka bir deyimle medeniyet aynı zamanda uygarlık olduğunu söylerler ve şöyle derler; Bir ülke veya toplumun, maddi ve manevi varlıklarının, düşünce, sanat, bilim, teknoloji ürünlerinin tamamını ifade eder. Uygar kelimesi, yerleşik hayata ilk geçen Türk kavimi olan Uygurlardan gelmektedir.”

Unutmayalım

Medeniyet-Uygarlık, binlerce yıl devam eden gelişmeler sonunda, insan aklının, bilim ve teknolojisinin katkısı ile ortaya çıkan ve tüm insanlığın eseri ve malıdır.

17 Şubat 1926’da kabul edilen, 4 Ekim 1926’da yürürlüğe giren Medeni Kanunumuza karşı Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından verilen fetvalara da bir bakalım var. Bunların bir kısmı şöyle;

 - Kocaya 4’e kadar çok eşli olma hakkı.

- Boşama yetkisi kocaya aittir.

- Boşama için kocanın mahkemeye gitmesine gerek yok, “boş ol” demesi yeterli.

- Çocuk olmaması boşanma sebebi sayılır.

- Kadına bakmak haramdır…” fetvası medeni olabilir mi? ……

ŞİMDİ BİR DÜŞÜNELİM

Medeniyet dediğimiz şey hedef olmasına rağmen ne yazık ki bu hedefe ulaşmış bir millet değiliz. Örneği kadın haklarının askıya alınması, Diyanet İşleri Başkanlığının verdiği fetvada görülmektedir.

Bu nedenle toplum olarak medeni-uygar kurallara uymak zorundayız. Büyük bilim adamı İbn-i Sîna’da medenî bir hayatın gerçekleşmesi için sosyal ilişkilerin iş birliği zemininde yürütülmesi kadar adalet ilkesine göre sürdürülmesi de gereklidir “diyor.

Halkımızın yüzde 90’nı Müslüman. Müslümanlıkta mezhep, inanç,ırk ayrılığı yoktur. Bu nedenle tüm insanlar arasında adaleti, dostluğu, sevgiyi ve barışı önerir.

Yazımızı bir tesebbüsle bitirelim: Köylünün illallah dediği bir ağa ölür. Cenaze töreni sırasın köylüler Nasrettin Hoca’ya; Şimdi ağa cennete mi, cehenneme mi gidecek “diye sorarlar. Hoca “ Kesin cennete gider. Rahmetliyi iyi bilirim nasıl olsa orada kendi hesabına cehennemde yanacak bir yoksul bulur “ cevabını verir.

E-posta: [email protected]

SEVDİĞİM SÖZCÜK: Yasalar yassılaştıkça, insanlarda kamburlaşır.”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hulusi Şenel - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?