Quo Vadis Erdoğan (2)

Az gelişmiş, ya da hala cilalı taş devrini yaşayan minnacık Afrika ülkelerinin dahi kalkınmada model olarak seçmedikleri ama bizim tedavüle soktuğumuz yeni ekonomik kalkınma modelimiz sayesinde dibe vurduk ya…

Bunu hiçbir “rasyonel-akılcı” ekonomistin içine sindirmesi mümkün değil.

Bir tek Arap Yarımadası'ndaki sonradan görme petrol zengini emirlikler hariç…

Soru şu;

“Katar ve BAE aşkı nereden ve neden depreşti?”

Bu sorunun yanıtını bulmak çok zor değil.

Ama yanıt tek midir, yoksa çok mudur bunu kestirmek oldukça güç.

Katar’ı anlıyoruz, kelepir fiyatına gözden çıkarılmış olan tank-palet fabrikası malum.

Ama düne kadar uzak durduğumuz BAE ile yakınlaşma sebebi nedir?

Bir iddiaya göre swap anlaşmasındaki tablo…

Son gelinen nokta…

Yani, iddia veya söylenti.

Rivayet odur ki BAE “Size anlaşmalarımız karşılığında, dolar 20 TL’ye çıkıncaya kadar dayanabilmeniz için swap garantisi verebiliriz” şaiyası…

Doğrulatmak mümkün değil.

Anlaşmalar zaten gizli…

O halde iddia edilen garantinin doğruluğu da şüphe götürür.

Bu iddia bir yana, “doların 17 TL’ye dayanması kime yarar?” sorusuna yanıt vermek de zor.

Çünkü dolar arttıkça, Sarayın mutlak sahibi ve içerisinde yaşayan sözde ekonomistlerin söyleyecekleri hiçbir savunma aracı kalmamış gibi.

Çünkü asgari ücretin açıklanması sonrası doların hemen yükselerek sayın Erdoğan’ın fiyakasını bozması aynı anda yaşandı.

Bu bir talihsizlik değildi.

Kesinlikle hesapsızlıktı.

“Caka satma” bozulunca, Erdoğan ve sözde ekonomistlerinin eriyen TL karşısında savunacakları kale, ya da tutunacakları dal tabii ki kalmaz.

Çünkü teorisi ve uygulaması olmayan “kendinden menkul” bir hayali sistemden bahsediyoruz…

Biraz da “nas” ve Bakara suresinin 155. Ayetine yaslanan bir uygulamadan...

Daha doğrusu yeni bir ekonomik deney.

Aslında rahmetli Erbakan Hoca’nın 2000'li yıllar öncesi hayata geçirmeye çalıştığı “hayalci” ekonomik modeline benzer bir denemedir bu.

“Büyük Sanayi hamlesi” diyerek olur olmaz şehir ve arsalara, hesapsız kitapsız Sanayi (sözde fabrika) temelleri atmıştı rahmetlimiz.

Yıllar sonra, bir türlü fabrikaya dönüşmeyen bu “ağır sanayi hamlesi” temellerden birini, muhalif milletvekillerinden biri topraktan söküp TBMM kürsüsünden “İşte hocamızın 5 yıl önce attığı temel” diye çimento parçasını genel kuruldaki milletvekillerine göstermesin mi?

Rahmetlinin badem bıyıklarının terlediği kesindi ama yapacak bir şeyi yoktu.

Söyleyecek sözü de…

Donup kalmıştı oturduğu TMM sırasında.

Neyse ki sayın Erdoğan’ın attığı temeller sağlam.

Ah bir de yapılan yollar-köprüler-hastaneler “dolar garantili” olmasaydı…

Bir de üstünden geçilmeyen köprünün ceremesini çeken garibana “Geçseydin arkadaş” denmeseydi.

Tabii ki 17 liraya dayanan ve bu “densiz” doları durduramayanlara vatandaş haklı olarak “Quo Vadis hemşehrim” (Nereye arkadaş) diyebilir.

Başka ne denilecekti ki?

(son)

Sezai Bayar  / [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sezai Bayar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?