2021 delip de geçiyor!

Bir yıl önce Aralık 2020'de dolar 7 liranın üstündeydi.
Bir yıl sonra Aralık 2021'de 14 lirayı geçti, 15'e koşuyor!
Şunun şurasında 2021'in bitmesine 15 gün kaldı ama; daha nereye kadar koşacağı kestirilemiyor!
Hükümete göre bu yeni ekonomi politikası! Muhalefet ise ülkenin batırıldığını söyleyip, sert eleştiriler yöneltiyor!
Hükümetimizin çok önemli üyeleri dişimizi sıkmamız halinde günün birinde refaha ulaşacağımızı iddia ediyor! Muhalefet ise tam tersi görüşte!
Ben de dinliyorum bunları çaresizce! "Kim haklı, kim haksız" diye yorum yapmıyorum, kendi durumuma bakıyorum!
Geldik şu dünyaya, gidiyoruz! Ömrümüzün son baharını yaşıyoruz, hala dişimizi sıkıp, ileride bir gün rahata kavuşacağımızı ileri sürüyorlar ya; ona kızıyorum!
Bir yıla göre dolar yüzde yüz artmış! "Sana ne, maaşını dolarla mı alıyorsun? Yoksa bankada doların mı var, ya da milyon liraların TL'de kaldı, dolara çeviremedin de ona mı yanıyorsun?" diye üst üste sorular yağdırmayın hemen.
Maaşımı dolarla almıyorum. Bankada dolarım da yok, milyon liram falan da. Emekliyim. Ve hep eksideyim! Bir zamanlar bir ayı maaşımızla bir kuruş biriktiremesek de tamamladığımız zamanları anıyorum, bir de şimdiye bakıyorum. Hep ek hesaptan yemekteyim!
Rahmetli babam ömrünü gelişmekte olan bir ülkenin vatandaşı olarak geçirdi!
Ben de çocukluğumdan beri gelişmekte olan bir ülkenin vatandaşı olarak yaşıyorum!
Bir türlü gelişemediğimiz gibi giderek gelişmemekte olan bir ülkenin bireyi olduğumu görüyorum!
Üstelik hızlandı bu düşüş! Sadece bir yılda yüzde yüz fakirleştiğimizi yaşayarak öğreniyorum!
Bir yıl önceki emekli maaşımla bir yıl sonra aynı ihtiyaçlarımın yarısını bile gideremiyorum!
Geçiyor ömrümden bir yıl daha... Çocukluğumda "Acaba 2000'li yıllarda nasıl olacağız? Herhalde uçacacağız" diye düşünürken, 2020'yi 1 geçe çakıldık resmen! Üstelik çocuklarımızı nasıl bir geleceğin beklediğini de az çok tahmin edebiliyor ve kahrediyorum!
En son bir devlet büyüğümüzü dinledim. Çok çalıştıklarını söyleyip, hedefin 2053 olduğunu söylemez mi? Az daha koltuktan düşüyordum!
Demiş ki Aşık Daimi;
Ne ağlarsın benim zülfü siyahım,
Bu da gelir, bu da geçer ağlama.
Göklere erişti figanım, ahım,
Bu da gelir, bu da geçer ağlama.
Tamam ağlamıyorum da... Artık bu da gelip, bu da geçmiyor; delip de geçiyor be Usta!

Gürel Yurttaş / [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gürel Yurttaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?