Dolar borcu olanlar ne yapabilir?

Son günlerde sürekli artan dolar kuru, tam anlamıyla piyasaları alt üst etmiştir. Doların fahiş bir şekilde artması neticesinde özellikle dolar borcu olanlar büyük bir sıkıntının eşiğine gelmiş olup, çaresizlik içinde ne yapacağını düşünmektedir.

2018 yılında da ülkemizde, bu yaşadığımız sürece benzer bir süreç yaşanarak dolar bir günde 6,57 TL seviyesinden 7,22 TL seviyesine yükselmiştir. Bunun üzerine Cumhurbaşkanı Kararnamesi ile 32 sayılı Türk Parasının Korunması Hakkında Karar üzerinde değişiklik yapılarak “ döviz veya dövize endeksli sözleşme/işlem yasağı” getirilmiştir.

Bu değişiklikle, tarafları Türk olan veya Türkiye’de yerleşim yeri bulunan kişilerce yapılan gayrimenkul alım, satım veya kiralamalarında, dövizle işlem yapılamayacağı, dövizle yapılmış olan mevcut işlemlerin ise 1 Dolar=3,77 TL olarak sabitleneceği düzenlenmiş bulunmaktadır.

Görüldüğü üzere artan dolar kuruna karşı, ülkemizde sabit dolar kuruna geçiş anlayışı hakimdir.

Bu karara kıyasen, dolar borcu olanların da kuru sabitleme yoluna gidebileceğini belirtmek isteriz.

Yani dolar borcu olanların yapması gereken ilk şey, alacaklı ile uzlaşma yoluna gitmektir. Taraflar arabulucu aracılığıyla da uzlaşabilir. Esasen bu yöntem en barışçıl, masrafsız ve kolay bir çözümdür.

Ancak, alacaklı dolarla olan alacağı bakımından dolar kurunun sabitlenmesine yanaşmıyor ise borçlunun başvurabileceği tek yol, Türk Borçlar Kanunu 138. maddesine istinaden “uyarlama davası” açmaktır.

Uyarlama Davası Nedir?

Uyarlama davası, döviz borcu olanların borçlarını TL’ye çevirerek ödemelerinin hukuki bir yoludur. Türk Borçlar Kanunu 138. Maddesinde düzenleme alanı bulan bu hükme göre, döviz borcu olanlar mahkemeden ‘sözleşmenin yeniden yapılandırılmasını/uyarlanmasını’ talep ederek döviz borçlarını TL’ye çevirebilmektedir.

Açılacak olan uyarlama davasında hakim, somut olayda uyarlama koşullarının oluştuğuna ve sözleşme taraflarından birinin ifada aşırı güçlük çekebileceğine kanaat getirirse, sözleşme maddelerini bir defaya mahsus olarak düzeltecek ve günümüz koşullarına uyarlayacaktır.

Uyarlama Koşulları Nelerdir?

Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir.

“Aşırı İfa güçlüğü ve Sözleşmenin Uyarlanması” maddesi, bu kur yükselişi devam ettiği takdirde, ödeme sıkıntısı çekenler için bir çözüm olabilir.

Eğer mahkeme borçlu lehine karar verirse, sözleşmenin tamamı sözleşmenin yapıldığı tarihin koşulları ile Türk Lirası üzerinden yeniden düzenlenir.

Yukarıda da ifade etmiş olduğumuz üzere, uyarlama davası açılabilmesi için ‘öngörülemeyen bir durum’ ortaya çıkmalıdır. Taraflarca öngörülemeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkabilir.

Yani siyasi nedenlerle dövizin ani yükselişi gibi bir durum öngörülemez kabul edilebilir. Böyle bir şey gerçekleştiğinde, sözleşmenin yapıldığı sıradaki mevcut olgular, Medeni Kanun'un 2'nci maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değişmiş olabilir. Bu sıkıntıyla karşılaşanlar, borcunu henüz ifa etmeden veya borcunu ifa ederken ifa güçlüğünden doğan haklarını saklı tutarak, sözleşmenin değişen şart ve koşullara uyarlanması için dava açabilir veyahut sözleşmeden dönme ve fesih hakkını kullanabilir.

Her ne kadar borçlar hukukunun temel prensibi sözleşmeye bağlılık ilkesi olsa da, dolar kurunun bu denli fahiş artışı öngörülemeyen, öngörülmesi de beklenmeyen bir durumdur. Bu bakımdan günden güne artan dolar kuru karşısında, borçlunun borcunu dolarla ifa etmesinin istenmesi dürüstlük kurallarına aykırıdır.

Bununla birlikte, borçlunun geriye dönük itiraz hakları da saklı tutulmaktadır. Yani uyarlama yapılıncaya kadar, borçlu borcunu, mevcut dolar kuruna göre ödemişse, uyarlama davasından sonra geriye dönük olarak yapmış olduğu fazla ödemeleri talep etme hakkını sahiptir.

Bunun için ödeme dekontlarında açıklama olarak ‘ifa güçlüğü çekildiğinin’ açıkça belirtilmesi dava sürecini kolaylaştıracaktır.

Türkiye’de Doların Artması Öngörülebilir Bir Neden Midir?

Ülkemizde, dövizdeki bu denli dalgalanmanın nedeni ekonomik değil, siyasidir. Bu sebeple doların artması da önceden öngörülebilir bir şey olmayıp, mahkemelerce de öngörülemez, öngörülmesi de beklenemez bir neden olarak kabul edilmektedir.

Günden güne artan döviz kuru karşısında Türk Lirası aşırı değer kaybetmektedir. Kanımızca önümüzdeki günlerde bu artışın etkileri maalesef ki daha sarsıcı bir şekilde hissedilecektir. Bu nedenle dolar borcu olanların bir an önce uyarlama davası açarak borcunu TL ‘ye çevirmesi menfaatlerine olacaktır.

Av. Çiler Nazife Koşar / [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Çiler Nazife KOŞAR - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?