Perşembenin Öyküsü: DAVA

MUTLU SON

Sorar yargıç önce ilk davalı İpek Yaz'a;

- Baycan Çalgı'dan davacıymışsınız.

- Yargıç bey. Eczacıyım. Doktorun verdiği reçeteye ve ilacın açıklamasına göre hastanın birisine nasıl kullanılacağını anlatmıştım. Hastada yan etkiler oluşmuş. Demediğini bırakmamıştı bana.

O sıra eczacılık üzerine yazdığım kitaba bir söz ekledim. Kitap çıktı. İki ay sonra Baycan Çalgı'nın Güzel Sözler kitabında benim sözüme rastladım.

- O söz ne?

- Yargıç bey kitabımdan okuyorum...

"Eczacılar doktorların verdiği ilaçların nasıl kullanılacağını açıklar.".

Baycan Çalgı'nın Güzel Sözler kitabından okuyorum:

"Eczacılar doktorların verdiği ilaçların nasıl kullanılacağını açıklar.".

- Ne diyorsun Baycan Çalgı?

- Yalan! Kuyruklu yalan sayın yargıç!

- Neresi yalan?

- Şöyle deseydim; "Adam eczane vitrinine baktı aç biilaç". O da mı benim diyecekti! Hayret!

- "Hayret!" yani... Zümrüt Akyaz.

- Benim.

- Baycan Çalgı'dan davacıymışsınız Zümrüt Akyaz.

- Davacıyım sayın yargıç. Maddi manevi davacıyım.

- Buyrun Zümrüt Akyaz.

- Beyefendinin anlayacağı dilde anlatıyorum...

- Dinliyoruz Zümrüt Akyaz.

- Ben arkeoloğum. Eski uygarlıkları yapı ve eşya kalıntıları yoluyla inceleyen bilimdir arkeoloji. Arkeolojinin anlamı ve tanımı hiçbir zaman yeterli olmadı. Paleontoloji ve arkeoloji olarak ikiye ayırdılar. Bunu doğru bulmadığımı belirttim kitabımda. Bir süreç olduğunu açıklamaya çalıştım. Böyle bir çizgiyle keser gibi olmaz. Coğrafya, antropoloji, jeoloji, biyoloji, fizyoloji gibi birçok bilim dalından yararlanır ve birlikte çalışır arkeoloji. Eski toplumların çivi yazılarını çözebilir. Görsel harflerini de çözebilir. Ancak bunlar yetmez. Neden diyeceksiniz?

- Dedik. Buyrun…

- Gene de çözmüş sayılmayız. Alışverişlerle toplumların algıları da etkileniyor. Ve bizler birçok dönemin algılarını bilmiyoruz. Hangi algıya göre anlam verdiklerini bilmiyoruz. El yordamıyla anlamaya çalışıyoruz. Sözgelimi Aztekler. İnsan kurban ederlerdi. Bazı iskeletlerde zorlama izi bulunmadı. Kuraklık dönemlerinde gönüllüydü kurbanlar. Karşılaştırarak anlam varsayıyoruz. Anlaşıldı yıllar sonra. Ancak antik uzaylılara ait olduğu söylenilen resimler…

Diyeceğim o ki, herşeyi anlayamıyoruz, Tanıdığımız bir nesneye benzettiğimiz için ‘uzaylılar geldi’ diyoruz. Bildiğimiz uçağa benzetiyoruz. O resimlerin yapılmasının nedenini bilmiyoruz.

Ben şu sözle belirttim bu durumu: “Ne algılandığını bilmiyorsak, ne dendiğini anlayamayız.”. Baycan Çalgı Güzel Sözler kitabında aynısını demiş. Okuyorum kitabından; “Ne algılandığını bilmiyorsak, ne dendiğini anlayamayız.”.

- Ne diyorsun Baycan Çalgı?

- Yalan! Kuyruklu yalan sayın yargıç! İki kişi değişik zamanlarda aynı sözü edemez mi? Şaşkınlık içerisindeyim.

- "Şaşkınlık" yani... Balaban Beyaz.

- Benim.

- Baycan Çalgı'dan davacıymışsınız Balaban Beyaz.

- Davacıyım sayın yargıç. Maddi manevi davacıyım.

- Buyrun Balaban Beyaz. Neden davacısınız?

- Sayın yargıç. İkitelli Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nin başhekimiyim. Neden davacı olduğumu kısaca anlatıyorum… Psikoloji, zihinsel süreçleri ve davranışları inceler. Psikologlar algı, dikkat, duygu, kişilik, davranış ve kişilerarası ilişkilerin ayrıntılarını inceler. Sonuçta akıl sağlığı sorunlarının tedavisi ile ilgilidir.

- Sayın Beyaz bakmayın lütfen her lafınızda davalı Baycan Çalgı’ya!

- Sinirlerimi dizginliyorum böylece sayın yargıç.

- Buyrun…

- Psikolojik sorunları olanlarda bir ortak nokta dikkatimi çekti. Yaşı, cinsiyeti, toplumsal konumu ne olursa olsun benzer tepkiler veriyor insanlar. Şizofreni, dikkat eksikliği, depresyon, tükenmişlik duygusu, endişe gibi. Benzer işliyor beynin çarkları…

Ben bu duruma “Psikolojik sorunların kaynağında ortak algılar vardır” dedim. Ancak Baycan Çalgı’nın Güzel Sözler kitabında aynı sözümü gördüm. Kitaptan okuyorum; “Psikolojik sorunların kaynağında ortak algılar vardır”. Harfi harfine aynı.

- Ne diyorsun Baycan Çalgı?

- Sayın yargıç bu sözü demek için psikolog mu olmak gerekiyor? Diyecek söz bulamıyorum…

- "Diyecek söz" yani... Sırada Baycan Çalgı var. Buyrun.

- Sayın yargıç ben Baycan Çalgı değilim. Emre Ayaz’ım. Baycan Çalgı’dan davacıyım.

- Baycan Çalgı gelmedi demek. Buyrun Emre Ayaz.

- Sayın yargıç davacı Baycan Çalgı benim.

- Sen misin….

- Benim. Baycan Çalgı’dan davacıyım sayın yargıç. Maddi manevi davacıyım.

- Kendi kendinden davacısı mısın? Neden?

- Baycan Çalgı’nın dava konusu kitabını ben Baycan Çalgı yazdım.

- Hanginiz yazdınız?

- Kendimi bileli herşeyi benden Çalgı yani.

- Ağzını topla! Sensin Çalgı. Ben olmasam sıfır bile değilsin! Dur! Ne tokat atıyorsun be?

- Seni dövmezsem gelmiyor aklın başına!

- Tokat öyle değil böyle atılır! Beğendin mi?

- Sinek mi kondu suratıma?

- Durun! Mahkemede kavga edilmez. Ayırın şunları. Hay Allah! Ben ne diyorum! Ellerini tutun şunun. Tokatlamasın kendini.

- Sayın yargıç… Bu dallama yalan söylüyor, tokatlıyorum…

- “Tokatlıyorsun” yani… Balaban Beyaz.

- Buyrun sayın yargıç…

- Siz İkitelli Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nin başhekimisiniz. – Buyrun yargıç bey.

- Bu çatlağı size gönderiyorum. Sağlam raporu verirseniz, hastaneyi kapatırım! Bu arada adım Koca Kış. Raporda ş yerine ç yazanı yakarım!

***

Murat B. Tepebaşılı

*

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Murat Tepebaşılı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?