Perşembenin Öyküsü: Mahalle

MAHALLENİN NİNESİ

Mahallenin kahvesi. Tıklım tıklım. Doluşmuş mahalleli. Bayanlarıyla baylarıyla. Ayaktalar. Düşmez yere, atsan iğneyi yere. Fiyatları yarıya indiren alışveriş merkezi gibi.

Ortada masa. Masada iki mikrofon. Bir tarafında oturmakta bir genç adam.

Ve bastonuyla girer içeri doksan dokuzluk Yeşim nine. Süzer çevresini önce. Yönelir sonra kahvenin ortasındaki masaya. Bakar dört dakika genç adama. Alır masadaki bardaktan bir yudum su. Kaykılır geriye;

- Demek Çılgın dedikleri sensin efendi oğlum.

- Zahmet etmeseydiniz nineciğim. Ben gelirdim size.

- İki aydır köyde tatildeydim. Kısmet bu güneymiş. Taşınmışsın 40 gün önce mahalleye.

- Çok iyi bir mahalleye taşınmışım.

- 40 günde namın almış yürümüş maaşallah. Nazar değmesin.

- Öyle oldu nineciğim.

- 40’ın çıktı yani. Mahallenin namusuna laf getirtmezmişsin.

- Nineciğim biz delikanlıyız. Pabuç bırakmayız öyle.

- İlkin maç izlemeye gitmişsin komşu mahalleye.

- Elektrikler kesilince.

- Ne oldu orada?

- Bekliyoruz maçın başlamasını. Takımlar daha sahaya çıkmadı.

Bağırdım; “Gooooooooooooooool”. Dönüp baktılar. “Ne bakıyorsunuz? Kaleciler gollerini maç başladıktan sonra yer. Önemli olan kalecinin sahaya çıkmadan gol yemesi. Görmediniz mi lan bal gibi golü.” dedim.

Sordular. Hangi takımdanmışım. Hangi mahalledenmişim. Yanıtladım. Sarı – Beyazlı’yım. Kuyruk Mahallesi’nden. “Başlatma lan kuyruğundan. Biz o Kuyruk’un nokta noktalarını…..” dediler. Hemen koştum mahalleye. Küfrettiklerini bildirdim. Ondan sonrası mahalle kavgası.”.

- Aferin sana efendi oğlum. Ya berberde ne oldu?

- Cumartesi sinemadan dönüyorum. Baktım üst mahalledeki berber boş.

- Girdin içeri.

- Girdim. Dedim; “Hafiflet biraz.”. Sordu: “Genç işi olsun mu?”. “Kısalt sonuçta” dedim. Sordu: “Nerelisin?”. Kuyruk Mahallesi’nden olduğumu söyledim. Beş dakika sonra “Bitti. Sıhhatler olsun.” dedi. Döndüm aynaya baktım. Baktım ki ne göreyim!”.

- Ne gördün efendi oğlum?

- Bırakmıştı tepede bir tutam saç. Sordum: “Ne yaptın sen böyle?”. “Sen Kuyruk Mahallesi’nden değil misin? Öyle kuyruğun böyle saçı olur. Hem başlatma lan kuyruğundan. Biz o Kuyruk’un nokta noktalarını…..” dedi.

- Bak sen şu adama…

- Hemen koştum mahalleye. Küfrettiğini bildirdim. Ondan sonrası mahalle kavgası.”.

- Aferin sana efendi oğlum. Ya meyhanede ne oldu?

- Ben içki içmem. Çok ender bir bardak bira. O pazar maçtan dönüyorum. Maç berabere bitmişti. Sıkkındı canım. Aşağı mahalleden geçerken baktım meyhane. Bir bardak bira içecektim.

- Girdin içeriye.

- Aynen nineciğim. Girdim içeriye.

- Bira istedin.

- Limon dilimli istedim.

- Ağız tadı senin.

- Ama yanında beş zeytin tanesi de istedim.

- Zeytinle bira… Eh! Ağız tadı senin. Verdi mi?

- Vermedi.

- Neden?

- Nereli olduğumu sordu. Yukarıdaki Kuyruk Mahallesi’nden olduğumu söyledim. Dedi ki; “Demek Kuyruk Mahallesi’ndensin. Al şurdan bir avuç zeytini. Götür Kuyruklu’lara. Doysun karınları. Hem başlatma lan kuyruğundan. Biz o Kuyruk’un nokta noktalarını…..” dedi.

- Hemen koştum mahalleye. Küfrettiğini bildirdim. Ondan sonrası mahalle kavgası.”.

- Aferin sana efendi oğlum. Pazaryerinde ne olmuştu?

- O cumartesi dönüyordum arkadaşımdan. Biraz yürümek istedim. Yolu uzatmak için pazaryerinden geçmeliydim. Canım muşmula çekti.

- Aradın…

- Aradım. Göremeyince sordum pazarcının birine. Sordu; “Nerelisin?”. Söyledim iki mahalle ötedeki Kuyruk’tan olduğumu.

“Sen her mevsim muşmulayı Kuyruk’tan başka yerde bulamazsın. Sakın pazara getirme. Beş para etmezler. Hem başlatma lan kuyruğundan. Biz o Kuyruk’un nokta noktalarını…..” dedi.

- Hemen koştum mahalleye. Küfrettiğini bildirdim. Ondan sonrası mahalleli pazarcı kavgası.”.

- Köyden döndüğümde bunları öğrendim. Komşu dört mahalledeki tanıdıklarımı ziyaret ettim.

Bu bir. Dinlesin mahalle!

Maç izlerken şöyle olmuş. Sen gol diye bağırmışsın ama “Maçta gol olunca bağırırsın.” demişler. Efelenmişsin. “Benim arkamda koskoca Kuyruk Mahallesi var. İstediğim gibi bağırırım!”. Çıkıp gelmişsin doğru mahalleye…

Bu iki. Dinlesin mahalle!

Meyhanede anlattığın gibi olmamış. Limonlu bira tamam. Sekiz zeytin tanesi istemişsin yanında. “Beyefendi. Birayla zeytin olmaz. Hem işyerimizin geleneklerine göreneklerine uygun düşmez.”. Sen sayıyı indirmişsin yediye. Olmaz denilince altıya. Olmaz denilince beşe. Olmaz denilince dörde. Olmaz denilince üçe. Olmaz denilince ikiye. Olmaz denilince bire. Efelenmişsin sonunda. “Benim arkamda koskoca Kuyruk Mahallesi var. Her istediğimi istediğim gibi içerim!”. Çıkıp gelmişsin doğru mahalleye…

Bu üç. Dinlesin mahalle!

Saçını öyle kesmesini sen istemişsin berberden. Bitince de “Sen çıraklığını eşek traşıyla tamamlamışsın.” demişsin. “Doğru konuş efendi!” deyince berber, efelenmişsin; “Benim arkamda koskoca Kuyruk Mahallesi var. Her istediğimi derim!”. Çıkıp gelmişsin doğru mahalleye…

Bu dört. Sonuncusu. Dinlesin mahalle!

Sormuşsun pazarcıya; “Muşmula kaça?”. Öğrenince 5 lira olduğunu “Zaten suratın gibi muşmulalar 5 lira etmez” demişsin. “Sen nasıl böyle konuşuyorsun? Kimsin sen?” yanıtı almışsın. Ve efelenmişsin; “Benim arkamda koskoca Kuyruk Mahallesi var. Her istediğimi derim!”. Çıkıp gelmişsin doğru mahalleye…

***

Murat B. Tepebaşılı

*

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Murat Tepebaşılı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?