Cumhuriyet

Cumhuriyet, “kayıtsız şartsız ulusal egemenliği” esas alır, “laiktir” ve “ulus bilincine” dayanır. Ulusal egemenliğin kayıt ve şartlarla sınırlandığı, laik olmayan ve ulus bilincine dayanmayan bir cumhuriyet, ruhunu kaybetmiştir.Avrupa'da, Aydınlanma Dönemi sırasında “Akıl Çağı’nın siyasal yaklaşımı olarak “ulusal egemenlik” düşüncesi doğdu. Önceleri kralla yapılan bir sözleşmeye (Toplum Sözleşmesi) dayalı “kayıtlı, şartlı egemenliğin” (Meşrutiyet) yerini, zamanla “kayıtsız şartsızegemenlik “durumundaki cumhuriyet aldı. Bu dönüşümde 1789 Fransız Devrimi çok kilit bir rol oynadı. Bu devrim sayesinde Fransa'da “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” formülü düşünceden uygulamaya geçirilerek cumhuriyet ilan edildi. Fransa'da cumhuriyetin kökleşmesi çok kolay olmadı.

“Ulusal egemenlik”; Tanrısal, dinsel temelli değildir; “ulusal egemenlik”, aydınlanmış “Akıl Çağı” insanın kendi aklını kullanarak özgür iradesiyle kendi kendini yönetmesi esasına dayanır. Akıl Çağı filozoflarına göre “doğal hukukun” kaynağı akıldır. Özgür akılla hareket eden aydınlanmış birey, kilise, saray, kral, derebeyi vb. başka bir iradeye tabi olmayı reddeder, ‘E. Kant'ın ifadesiyle “Kendi aklını kendisi kullanma cesaretini” gösterir, kendi egemenliğini kendi eline alır ve kendisini yönetecek kişileri kendisi seçer. Dolayısıyla “ulusal egemenlik” ve onun siyasi rejim olarak ifadesi durumundaki cumhuriyet, özü itibarıyla laiktir.

Fransız Devrimi ile ortaya çıkan “milliyetçilik” (ulusçuluk), ulus devletlerin kurulmasına neden oldu. Halk hareketleri sonunda krallıkların yıkılmasıyla kurulan ulus devletler doğal olarak “ulusal egemenliği” benimsediler. Böylece cumhuriyet genelde “ulus devletlerin” siyasi rejimi olarak belirdi.

Sonuç olarak cumhuriyet, “kayıtsız şartsız ulusal egemenliği” esas alır, “laiktir” ve “ulus bilincine” dayanır. Ulusal egemenliğin kayıt ve şartlarla sınırlandığı, laik olmayan ve ulus bilincine dayanmayan bir cumhuriyet ruhunu kaybetmiştir.

1923'te Türkiye'de cumhuriyetin ilan edilmesi, hem “aklın” ve “çağın” bir gereği, hem de halkın bilinçli eyleminin doğal bir sonucudur.

29 Ekim 1923'te Türkiye'de cumhuriyet ilan edilerek “egemenlik” saraydan, sultandan alınıp asıl sahibine “halka” verildi, böylece “hak” yerini buldu.

Bazılarının iddia ettiği gibi cumhuriyetin ilan edilmesi jakoben (tepeden inmeci), baskıcı, diktatörce bir hareket değildir; tam tersine “halkçı”, “eşitlikçi”, “adil” ve “çağcıl” bir harekettir.

Sonuç olarak Kurtuluş Savaşı başlar başlamaz kendi özgür iradesiyle eylemli olarak harekete geçen millet; 23 Nisan 1920'de Ankara'da TBMM'nin açılması, 20 Ocak 1921 Anayasası'nın ilan edilmesiyle “fiilen” ve “hukuken” egemenliğine sahip oldu. Eğer millet, sarayın telkinleriyle hareket etseydi, nasihat heyetlerini dinleyip milli harekete katılmasaydı, Ankara'daki meclise temsilcilerini göndermeseydi ve TBMM, 1921 Anayasası'nı kabul etmeseydi, 1923'te cumhuriyetin ilanı mümkün olmazdı. Milletin “kendi kaderini kendi eline alma kararlığını” gören Atatürk, tereddütsüz cumhuriyete yürüdü. Ancak bu yolda çok yalnız kaldı. Kendi ifadesiyle “Kavrama sınırları biten arkadaşlarının” muhalefetine, engellemelerine rağmen, en uygun zamanda cumhuriyeti ilan etti.

KUTLU OLSUN…

www.haberhurriyeti.com/mustafagokcek

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Gökçek - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?