İnsanlığa ve insanlara çağrımdır...

30 Ağustos tarihinde ‘’SESSİZ OLUN POLİSLER UĞRADIKLARI PSİKOLOJİK BASKI NEDENİ İLE CANINA KIYIYOR’’ diye bir yazı kaleme almıştım. Yetkililer sağolsun ‘’bu kadar kesin bilgiyi nereden elde ediyor’’ diye bir araştırma yapıp , söz dinleyerek sessizliğe büründüler yeniden!!

Bazen algı sorunu yaşayan bireylerde uygulanan görsel anlatımla mı yazı yazsam diye düşünmüyor değilim..

Yazıma başlamadan hemen belirteyim bu acı eylemi asla ve asla tasvip etmiyorum, asla ve asla bunun bir çözüm olduğuna inanmıyorum , "kimseye anlatamıyorsanız bana anlatın çareyi birlikte arayalım" diyorum ne olur değersizler için değerli canınıza kıymayın diyorum.

Yaş aralığı yok, şehir de fark etmiyor poliscanlar canlarına kıyıyor. Yetkililer anlaşılmaz bir sessizliğe büründü tık yok. İsim, yer versem ‘’vay sen benim kim olduğumu biliyor musun’’ diye zıplayanlar, isim vermeyince bir şeye yatıp hiç üzerlerine alınmıyorlar.

Antalya, Mersin, Çankırı, İstanbul son intihar olaylarının gerçekleştiği iller. 52 yaşında poliscan var canına kıyan.

Hani ’’psikolojik sorun’’ bahanesine sığınıyorsunuz ya, ben artık sizin psikolojik sorunlarınız olduğundan şüphelenmeye başladım.

Aklıma ilk gelen tanı sosyal fobi de denilen Sosyal Anksiyete Bozukluğu. Başkaları tarafından yargılanmaktan, gözlem altına alınmaktan korkup ortaya çıkan anksiyete, korku, özbilinç ve UTANMA DUYGUlarına verilen isimdir bu.

Yani ben bir adım öne çıkarsam, yaptığımın yanlış olduğu ortaya çıkarsa millet ne der korkusu gibi düşünün.

Ortaya çıkmayışınız güvensizlik durumu, konuya el atmayışınız başarısız oluşunuzla alay edileceğiniz korkusu, bulunduğunuz konum gereği reddedilip yargılanma korkusu bunun ispatı gibi bir şey oluyor.

Bir poliscan TEM’den Çocuk Şubeye gönderilmiş soruşturma kapsamında. Neler yaşadığını aklı olan, vicdanı olan herkes tahmin edebilir sonuç… canına kıydı. Tetiği çeken parmak onun olabilir ama silahı tutan el sizin elinizdi.

Siz istediğiniz kadar uğraşın her yazımda İsmail Zeyrek’i hatırlatacağım size. Gözlük kullanmaya ihtiyacı kalmasın diye andığım, paldır küldür izne çıkarttığınız komiser yardımcısını da hatırlatacağım. O tetiği İsmailin parmağı çekti ama eline silahı veren o komiser yardımcısı, olayın üzerini örtüp soruşturmaya bile gerek duymayanlar da silahın ağzına mermiyi sürenlerdir.

Sosyal Medyada akıllara durgunluk veren bir iddia var. Gazi poliscan, Emniyet amiri tarafından şube müdürü ve bir komiserin önünde darp edilmiş. Kamera kaydı olduğu bildirilen bu olayın kapanması için şube müdürünün gazimizi odasında misafir ederek! bir takım dileklerde!! bulunduğu bilgisi de var.

Şimdi ben ‘’ sen kendini ne sanıyorsun da bırak gazi olmasını devletin polisine o kirli ellerinle dokunuyorsun. Sen odanda keyf yaparken gazi olan polisime ne hakla dokunuyorsun’’ desem yarın ifadeye çağırırlar. Bu yüzden aklımdan geçenleri evrene mesaj olarak yolluyor burada kaleme almıyorum.

Unutturmayacağım bir olay da Antalya olayı. Kim olduğunu bilemeyen kişi ve havarileri. Yeni görev yerleri belli olan, Yunuslarda görevli poliscanımı alıp bilmem nerede görevlendiren, gece görevinden çıkartıp, ek görev olarak maçta görevlendiren, sonraki gün gündüzde göreve yollamayı hak görenler. Bunun adı psikolojik baskı değil görev aşkı mı?

Mahkemesi hala süren bu olayda, müdahil olan kişi, sanık konumunda olan kişinin amiri pozisyonuna gelmişse ve hala soruşturmanın güvenli sürdürülebilmesi için yeri değişmemişse bunun adı psikolojik baskı değil de patates baskısı mıdır?

Yine Antalya ilinde senelerdir sağlık sorunu yaşayan ölümle yaşam arasında mücadele veren poliscanı bir kere bile aramayıp, emekliliğinin dolduğu gün ‘’emekliliğin doldu ha haberin olsun’’ diye arayanların yaptığı insanlık mıdır insafsızlık mıdır?

Yani diyeceğim o ki her davranışın bir nedeni vardır. Örnek olarak benim poliscanlar için yazıyor olmam. Ailemde tek bir polis yoktur. Yurtdışında yaşıyorum polisle bir alışverişim yoktur. Ama vatanıma olan sevgim, onların göğsünde taşıdığı bayrağa olan aşkım babamın bana kattığı en büyük değer insan evladı olmam, poliscanlarımı yalnız bırakmamam gerektiğini söylüyor bana.

Şimdi A’dan Z’ye herkes kahvesini yudumlarken düşünsün.

BU POLİSLER NEDEN CANLARINA KIYMAYI SEÇİYOR? BEN BU KIYIMIN NERESİNDE YER ALIYORUM? BIRAK AMİRLİĞİ İNSAN OLARAK (RAHMET DİLEYİP AKLA UYMAYAN AÇIKLAMA DIŞINDA) GEREKENİ YAPIYOR MUYUM?

Verdiğiniz cevaplar sizin gerekliliğinizin tanımı olacaktır. Şimdiden hayırlı olsun!!

Son olarak şunu da belirteyim, sessizlik kabulleniştir. Ses vermediğiniz sürece, intihar görünümlü bu cinayetlerin katili sizsiniz.

Can gazilerimi, yürek yangınım şehitlerimi, can babamı sevgi , saygı ve minnetle anıyorum.

Beyhan Kozanoğlu Biçkin / [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Beyhan Biçkin Kozanoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.

03

Beyhankozanoğlu Biçkin - @Poliscanlarından Biri 02 nolu yoruma cevabı: Allah sizden de razı olsun inşallah ablam.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 02 Ekim 18:27
04

Beyhankozanoğlu Biçkin - @Hakkı Oz 01 nolu yoruma cevabı: Teşekkür ederim sağolun.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 02 Ekim 18:28


İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?