Silaha hayır

Asabi bir milletiz! Kavga etmek bizim işimiz!
"Ne gülüyorsun lan karı gibi!" diyerek gülene sanırım dünyada tekme tokat giren tek milletiz!
Kazara birine göz ucuyla mı baktın; "Vay bana yan baktın" da kavga nedenidir bizim için, yolda yürürken omuz omuza çarpışmak da!
"Koçum" denirse hoşlanırız, "Koyun musun" diyenin ağzını kırarız! Koçla koyun arasında birinin erkek, birinin dişi olmasından başka fark yoktur oysa...
Hele de küfür...
Bir kaç arkadaş bir araya geldiğinde her lafın sonunda mutlaka koyarız!
"Bir gün markete gittim, (...) koyim! Ordan çıktım (...) koyim" gibi...
Ama biriyle kavga ederken diğeri koyarsa işte o zaman çileden çıkarız!
En ağırı da "Senin ananı" olanıdır ki, işte o zaman kan dökmeden rahat edemeyiz!
Yıllar önce bir fıkra dinlemiştim, hala unutamam.
İstanbul'da bir barda içerken bir Amerikalı, yanına biri gelmiş. Hayli de sarhoş hem de... Amerikalıyla konuşmak istemiş, İngilizce bilmediği için sesini yükselterek konuşunca ve devrik cümleler kurunca Amerikalı anlar sanmış ama... Bir şey anlamamış adam haliyle. Sinirlenip, "Ulan ben senin ananın" diye basmış küfürü!
Amerikalı karşısındakinin kendisine neden sinirlendiğini anlamamış ama oradan biri tercüme etmiş küfürü; "Senin ananı bilmem ne yapacakmış" diye...
Amerikalı basmış kahkahayı!
"Yahu" demiş tercüme eden, "Ne gülüyorsun? Çaksana ağzına bir tane! Annene bilmem ne yapacakmış!"^
Katıla katıla gülen, neredeyse yerlere yatacak olan Amerikalı cevap vermiş;
"Adamın hayal gücüne gülüyorum. Buradan kalkacak,uçağa binecek, New York'a gidecek! Oradan bir uçağa daha binecek bizim eyalete inecek. Sonra araba ayarlayıp bizim kente geçecek. Annemin evi kentin de dışında, orayı bulacak! O sırada babam evde olmayacak! Zaten yaşlı olan annemi ikna edecek de bunu yapacak! Hah hah haaa!"
Oysa küfür ettiği Amerikalı değil de bir Türk olsaydı... Ne olurdu, düşünmek dahi istemiyorum.
Neyse, konuyu dağıtmayalım.
Asabi bir milletiz!
İşte bu asabi milletin silahlanmasını sınırlandıracağımıza, hatta yasaklayacağımıza... Kolaylık sağlıyoruz.
Her yerde silah mağazası var memlekette...
Av silahı adı altında envayi çeşit tüfek var!
Çeşit çeşit tabanca var, arabasında kalaşnikovla dolaşan var.
Ha bir de pompalı tüfek var, internet sitelerinde bile satılıyor.
Eskiden birbirine sinirlenip kavga eden bu asabi milletin çocukları en çok birbirlerinin ağızlarını burunlarını kırıp rahatlıyor, evlerine dağılıyorlardı. Silah olunca çekip vuruyorlar birbirlerini, kaç can gitti böyle düşünsenize...
Ruhsatsız silah bulundurmanın cezası nedir, tam olarak bilmiyorum. Ama caydırıcı bir cezası olsaydı eğer, bu kadar kişide bulunmazdı, bunu biliyorum.
Ama ikide bir çıkan yönetmeliklerle yakında ruhsatlı silah hakkı bulunmayan kimse kalmayacak; bunu da biliyorum.
Geçen hafta "Ateşli Silahlar Ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Yönetmelik"te 19. kez değişiklik yapıldı. Böylece Ruhsatlı silah alabileceklerin kapsamı genişletildi, silah alabilecek bürokratların sayısı artırıldı. Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu başkanı/ üyeleri, büyükşehir belediyelerinde görevli genel sekreterler, il özel idaresi genel sekreteri kapsama alındı.
Müteahhitler de silah ruhsatı alacak meslek gruplarına eklendi.
Hatta yeniden silah verilmesi sakıncalı olanlardan uygun bulunanlara da taşıma veya bulundurma ruhsatı verilmesi kararlaştırıldı.
Çılgınlık değil mi bu?
Yasaklanması gerekirken silaha ulaşmaya böylesine kolaylık getirmek nedir?
Zaten Kurtlar Vadisi çılgınlığından sonra binlerce, belki de milyonlarca Polat Alemdar türedi memlekette... Siyah takım elbiseli, çatık kaşlı, belinde tabanca, asık suratlı!
Zaten kadına şiddet tavan yaptı, erkek müsvetteleri "Ya benimsin ya toprağın" diye yakıyor canları...
Sen de neredeyse serbest bırakacaksın silahı!
Eskiden bir cinayet işlendiğinde günlerce gazeteler o cinayeti ve detaylarını inceler, çocuklar sokaklarda "Yazıyor yazıyor Kumkapı cinayetini yazıyor" diye bağırarak gazete satardı. Şimdi bir günde bile o kadar çok cinayet işleniyor ki; kimisinin yazılmasına sıra bile gelmiyor.
İşte o eski zamanda silahlı bir olayda hemen "Memleket Teksas'a döndü" derlerdi. Bu zamanlarda ise herhalde Teksas'ta bir olay olduğunda Teksaslılar diyorlardır, "Memleket Türkiye'ye döndü" diye...
Son söz: SİLAHA HAYIR!

Gürel Yurttaş / [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gürel Yurttaş - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?