Kendime Mektup...

Sevgili ‘ben’…

Doğrusu bilemiyorum, sana nasıl hitap etmeliyim acaba?..

Eh, kendimle konuşup yazışıyorum sonuçta…

Ve ben bana ne yazıp, ne söyleyebilirim ki?..

Düşünmem yeter sadece, değil mi?..

Düşünmek, insanın kendisiyle konuşması değil midir aslında?..

Ama konuşmanın ötesinde, ara sıra kendisiyle tartışmalı da insan…

Sorgulamalı, hesaba çekmeli…

Eğer ki hayatımdaki en önemli kişi kendimsem…

Ve diğer herkes ve her şey kendi varoluşsal bütünlüğümü koruduğum müddetçe bir anlam ifade ediyorlarsa… (Eee, ne demişler; ‘Ben varsam var bu dünya… Ben yok, o da yok!’)

Mesela, sorabilir miyim sana; ‘Yolculuk nereye?’

Nereye olacak, o kaçınılmaz sona elbette…

Başka bir yolculuk mu var?..

Bu bir sır değil, hepimiz biliyoruz…

Bilmezliğe gelsek de, biliyoruz…

Tamam da, yolculuğun sonunu biliyorsak eğer…

Neden bu yolculuk?..

Ne anlamı var?..

Ve…

Nasıl bir yolculuk?..

Söylesene, hayatında ‘olan’ ile ‘olmasını istediğin’ arasında ne kadar bir mesafe var sence?..

‘Oldurabilme’ gücün nereye kadar?..

Yaptığın yolculukta, ‘Benim ne işim var burada?’ diyor musun sık sık?..

Ve ‘İşte buradayım nihayet!’ kaç kere diyebildin hayatında?..

Diyebilecek misin?..

Demelisin ama!..

Çünkü, bu senin yolculuğun…

Dahası; iyi kötü, önemli bir kısmını tamamladığın bir yolculuk…

Artık kalan bölüm çok daha önemli eskiye göre…

Çünkü mesafeler kısaldı, seçenek ve olasılıkların azalıyor sürekli…

Ya tek yön biletinle yolculuk ettiğin otobüsün tozlu penceresinden dalgın dalgın seyredeceksin geçtiğin menzilleri… (Ve seni son durakta beklemekte olan kaçınılmaz yazgınla buluşacaksın sessizce!)

Ya da, son durağa gelene kadar, inip başka araçlara binecek, farklı yollardan geçecek, merak ettiğin yerlere uğrayacak, şöyle arada bir durup nefeslenecek bazen, bir şeylere dokunacak, alacak ve verecek, yaptığın yolculuğa kendince bir anlam katmaya çalışacak ve onun keyfini çıkaracaksın korkmadan, cesaretle…

Sadece gezip tozmak, gülüp eğlenmek, yiyip içmek değil bahsettiğim, yanlış anlama sakın…

Yaşamak!..

Dolu dolu yaşamak!..

Gönlünce, arzuladığınca yaşamak!..

İstemek, mücadele etmek, kazanmak, kaybetmek!..

Üzülmek ve sevinmek!..

Katıla katıla ağlamak ve katıla katıla gülmek!..

Böyle şeyler…

Hatırlatmak istedim sadece…

Sevgiyle kal.

.

(2020 yılında yayınlanan ‘Ne Çok Seslendim Sana’ isimli deneme kitabımın başlangıç bölümü…)

Murat Hiçyılmaz / [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Murat Hiçyılmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?