Yeni Sosyal Medya Yasası Anayasal Haklarımızı ihlal eder mi?

SOSYAL MEDYA YASASINA GETİRİLECEK OLAN DÜZENLEMELER ANAYASAL HAKLARIMIZI İHLAL EDER Mİ?

29/07/2020 tarihinde TBMM ‘nce kabul edilen ‘Sosyal Medya Yasası’ 01/10/2020 tarihinde yürürlüğe girerek uygulamaya konulmuştur.

Sosyal Medya Yasası ile ‘sosyal ağ sağlayıcı’ kavramı literatüre girmiş olup, facebook, instagram, twitter, whatsapp ve tiktok gibi uygulamaların sosyal ağ sağlayıcısı olduğu belirtilmiştir. Bununla birlikte, Sosyal Medya Yasası ile Sosyal ağ sağlayıcılarına Türkiye’de temsilcilik açma yükümlülüğü getirilmiş, bu yükümlülüğü yerine getirmeyenlere de yaptırımlar öngörülmüştür. Yine bu yasa ile Sosyal ağ sağlayıcılarına, kullanıcı verilerini Türkiye’de tutma yükümlülüğü yüklenmiş ve sosyal medyada kişilik hakları ihlal edilenler için ‘unutulma hakkı’ sağlanmıştır.

Özgürlükleri kısıtladığı düşünülen ve bu sebeple çok tartışılan bu yasanın yasalaşmasından sonra, şimdi bir de bu yasaya yeni düzenlemeler getirilmesi konuşulmaktadır.

Yeni Düzenlemeye Neden İhtiyaç Duyulmaktadır?

Bu düzenleme ile, "yalan haber ve dezenformasyonla mücadele" gerekçesiyle, hem sosyal medya kuruluşlarına hem de kullanıcılara yönelik yaptırımların geleceği ifade edilmektedir. Buna sebep olarak da, Ağustos ayında ülkemizde yaşanan orman yangınları sırasında, sosyal medyada yalan haberlerin yapılması ve paylaşılması gerekçe gösterilmektedir.

Her ne kadar bu düzenlemenin sebebi olarak ‘yalan haber’ gösterilmekte ise de, haberin yalan olduğunun tespitine kesin olarak nasıl varılacağı bilinememektedir. Zira kişilerin sosyal medyada yapmış olduğu paylaşımların ifade özgürlüğü ve haberleşme özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.

Yasal düzenleme ile, sosyal medyaya yönelik denetleyici bir birim oluşturulması da konuşulmakta ve hatta bu birimin RTÜK ya da yeni kurulacak olan ‘Sosyal Medya Başkanlığı’ kurumu olacağı konusunda söylentiler bulunmaktadır.

Ancak sosyal medyaya yönelik denetleyici bir birim olmasının kabul edilebilir olmadığını düşünüyoruz. Çünkü, alınması planlanan bu önlemler ve getirilecek olan düzenlemeler, yalan haberlerin yapılmasını ve paylaşılmasını engellemeyeceği gibi üstelik kişilerin haklarını da ihlal edecektir.

Anayasanın 26/1 maddesi, “Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar. Bu fıkra hükmü, radyo, televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılan yayınların izin sistemine bağlanmasına engel değildir.” hükmünü içermektedir.

Sosyal medya da esasen günümüzde bir iletişim aracı olarak kullanıldığından, getirilmesi planlanan yasal düzenlemelerin Anayasa hükmüyle çelişmemesi gerekmektedir.

Sosyal Medyada İşlendiği İddia Edilen Suçlar TCK ‘Da Yer Alacak

Sosyal medyada işlendiği iddia edilen suçlar yönünden, Sosyal Medya Yasası'na getirilecek olan yaptırımların yanı sıra, Türk Ceza Kanunu’nda da ceza tanımlaması yapılacağı ve yasal düzenleme ile sosyal medyada yalan haber yapan, yayan ve hakaret edene kişiler bakımından "dezenformasyon ve mezenformasyon” gibi yeni suçların yer alacağı ifade edilmektedir.

Dezenformasyon, yalanın bilerek yaygınlaştırılması; mezenformasyon ise bilmeden yaygınlaştırılmasıdır.

Yeni Düzenleme İle Getirilecek Olan Yaptırımlar Nelerdir?

Sosyal medyada dezenformasyon yapanlara 1 yıldan 5 yıla kadar hapis ve sosyal medyayı bir süre kullanamaması cezası; sosyal medya kanalları üzerinden bir kişiye hakaret edilmesi durumunda 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezası; yalan haber içeriğini kaldırmayan platformlara ise para cezası gibi cezaların getirilmesi düşünülmektedir.

Ancak kişilere bu suçlara yönelik ceza verilebilmesi için öncelikle içeriğin, dezenformasyon içerip içermediğinin tespit edilmesi gerekmektedir. Hali hazırda uygulamada internet platformlarında erişimi engelleme kararları Sulh Ceza Hakimliklerinden alınmaktadır. Bu sebeple, getirilecek yeni düzenlemede de içeriğin dezenformasyon içerip içermediğine ilişkin kararın Sulh Ceza Hakimlerince verileceğini düşünmekteyiz.

Bu şekilde içeriğin dezenformasyon içerip içermediğine ilişkin bir karar verilmesinden sonra da, suçun cezai yaptırımına ilişkin olarak ceza mahkemelerinde bir yargılama yapılarak karar verilecektir.

İnternet Haberciliği ile Sosyal Medya Paylaşımları Aynı Şey Değildir.

İnternet haberciliği ile bireysel veya toplu sosyal medya paylaşımları aynı statüde değildir. Bu sebeple aynı değerlendirmeye tabi tutulmaması gerekmektedir.

Yani, yukarıda da ifade etmiş olduğumuz üzere sosyal medya paylaşımlarına ilişkin getirilecek olan kısıtlamalar Anayasa ile koruma altına alınmış olan ifade özgürlüğü ve haberleşme özgürlüğü haklarının ihlali olacaktır. Bu bakımdan bu düzenlemelerin ancak ve ancak internet haberciliği için getirilebileceğini düşünmekteyiz.

Fakat kanımızca bu düzenleme ile internet gazeteciliği değil, sosyal medya kullanıcıları ve hatta sosyal medya platformları hedef alınmaktadır. Oysa ki bir kişi, ifadeleri suç teşkil etmemek ve başkasının kişilik hakkına saldırı teşkil etmemek koşuluyla kendi namına olarak, dilediği fikri belirtebilmelidir. Aksi durum, demokratik hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmayacaktır.

Bu sebeple, sosyal medya yasasına getirilecek olan yeni düzenlemelerde mutlaka internet gazeteciliği ve sosyal medya paylaşımı ayrımı yapılarak kişilerin Anayasa ile koruma altına alınmış olan temel hak ve özgürlüklerinin korunduğuna dikkat edilmelidir.

Av. Çiler Nazife KOŞAR / [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Çiler Nazife KOŞAR - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.

01

Gulumanlı Musa - yalanı üretmek ve yaymak anayasal hak mıdır? yalanın cezasız kalması toplumun ekserisini rahatsız etmektedir.yalanın cezasız kalması yalancıuları teşvik etmekte,pervasızca en alçak yalanları tedavüle sokmalarına sebep olmaktadır.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 12 Eylül 21:39


İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?