Tamamen siyasal, tamamen parasal...

Kurtuluş yıldönümü için yazı yazmaya oturunca,
Aklım müthiş Onuncu Yıl Marşı'na gitti.
Ve AKP yayın organı gibi çalışan TRT'ye kızgınlığım geri geldi.
İzmir'i hep severim.
Yaşam şartları, çağdaşlık ve öncülükleri nedeniyle;
İzmir'lileri hep kıskanırım.
Doğal hemşerim İzmir'lileri bir kez daha kutlayıp,
İzninizle TRT'yi yazacağım.

*     *     *

Medyanın gündeminde; Bugünlerde yine TRT var.
Yayınları, icraatları, sansürleri, böbürlenmeleri,
En önemlisi de kurum içi hesaplaşmalar.
Önce elde patlayan "Bizim Çocuklar" yakıştırması,
Ardından "Voleybol Ülkesi Türkiye" sloganı,
Futbolcular işi rezil ettiler ama,
Voleybolcular izlenme rekorlarını patlattılar.
Canlı yayınların kaymağını yiyen TRT,
Sansürleriyle kurumu da, çalışanlarını da rezil etti.

*     *     *    

Önce TRT'ye şöyle bir bakalım:
Her ne kadar devlet sırrı gibi tutuluyorsa da;
Hesapları, çalışanları, malları ile dev bir kurum.
Ak Parti yayın organı gibi çalıştığına bakmayın,
O aslında vatandaşın kurumu.
Her harcamamızda; haraç alıyor bizden TRT.
Kurumun bütçesinin yüzde 90'ı vergilerden geliyor.
Öyle ki; Tv, telefon, bilgisayar alırken,
Euro'ya endeksli bandrol vergisi ödüyoruz.
Üç yılda TRT'ye ödediğimiz para 7 milyar liranın üzerinde.
9 bine yakın kişiye maaş ödeniyor bizim paralarımızdan.
16 tv, 17 radyo kanalı, 4 dergi ve dijital mecraları var.
Kapalı alan stüdyoları, 5 bin 300 metrekarenin üzerinde.

*     *     *

Gazetecilerin evden tek başına yayın yaptığı bir dönemde,
Dev imkanlar, tüm medya çalışanlarından daha fazla kadro,
Tüm medya kurumlarından daha çok tesis.
4 yıl İbrahim Eren yönetti TRT'yi.
Alameti farikası; Bilal Erdoğan'ın İmam Hatip'ten arkadaşı.
Şimdi Müdür Mehmet Zahid Sobacı, yönetimde Hilal Kaplan var.
Bu arkadaşların alameti farikasını henüz bilmiyoruz.
Bu imkanlarla siz neler yapılabileceğini bir düşünün.
Bunların onda birini gerçek gazetecilere verin.
İzlenme rekorları kırar, vergi rekortmeni olurlar.
Siz ne yapıyorsunuz;
"Önce İnsan" deyip, insanları inek gibi sağıyorsunuz.

*     *     *

Gelelim asıl meseleye;
Yani "Atatürk'ün kızları"nın verdiği derslere.
Önce şunu sahibine teslim edelim,
Başarı TRT'nin değil, Filenin Sultanları'nın.
Sen yayınlamasan, bir başka kanal yayınlayacak.
İki olay yaşadık;
Bir tanesi kızların kılık kıyafetine takan salaklar,
İkincisi marşa ve Akşener'e uygulanan sansürler.
İkisi de yakışıksız, kişiliksiz, kalitesiz ve ilkel.
Kılık kıyafete takan yobazlara bir tavsiyemiz var.
Şu günlerde erkekler de süper oynuyorlar.
Siz siz olun onlara, kızlara baktığınız gibi bakmayın.
Sansürlere gelince tam bir rezalet;
10. yıl marşı görüntülerini izlemeyen kalmadı.
Siz açtırmasanız bile Türkiye'de çiçekler açtı.
Yani sansürleriniz elinizde patladı.
Şöyle oldu, böyle oldu diye halkı aptal yerine koydunuz.
Açıklamalarınız halktan daha geride olduğunuzu ortaya koydu.

*     *     *

En önemlisi İyi Parti Lideri Akşener'e uygulanan sansür.
TRT burada yalnız değil.
Voleybol Federasyonu Başkanı Üstündağ'da suç ortağı.
Ekranda, TRT ve Cumhurbaşkanı'nı yere göğe sığdıramayan başkan.
Biri Türkiye'nin kadın siyasi liderini ekrana almıyor,
Diğeri, Akşener'in kızlarla biraraya gelmesini engelliyor.
İkisinin de amacı aynı. İkisi de emir kulu.
İkisi de alacakları maaşları düşünüyor olmalı.
Cumhurbaşkanı'nın kaptana kerhen telefonunu haber yapacaksın,
Akşener'in maça gittiğini saklayacaksın.
Sonra da ekrana çıkıp gazetecilik cakaları satacaksın.
Şunu bilin ki ne İsa'ya, ne de Musa'ya yaranamadınız.
Çağdaşlar, ilkel kafanız için sizi lanetliyor.
Tarikatlar, formalı yayın intikamı için pusuda bekliyor.

*     *     *

Evet bu TRT'den 9 bine yakın kişinin maaş aldığı belirtiliyor.
Kaçı ne kadar götürüyor, kaçı çift maaşlı.
Yakında onun da kokusu çıkar.
Ersin Düzen hem federasyonda hem de TRT'de çalışıyordu.
TRT'de haftada 4 gün program yapıyor,
Ayda 400 bin lira aldığı iddia ediliyordu.
Bu yaz TRT'den ayrıldı.
Düzen gidince Dilmen TRT'ye geçti.
Rıdvan Dilmen ne aldı, ne alıyor?
Düzen'le Dilmen arasında neler geçti?
Kapağı TRT'ye atan "cukkaaa" diye nara mı atıyor?


*     *     *

Nitekim biz bu yazıyı yazdıktan sonra olay patladı.
Arkasına "baba"larını alanlar arasında hesaplaşma başladı.
Hollanda'dan 6 yiyen Güneş "İçimizdeki Şeytanlar"ı taşladı.
Burak Yılmaz, "İçimizdekileri temizleyelim" dedi.
Ersin Düzen twitter'dan salladı.
Rıdvan Dilmen "8 bin liralık asgari ücret" hayali gördü.
"Bizim Çocuklar" tarihe gömüldü.
Spor ve TRT etrafında dönen bu dolaplar neden mi ?

TAMAMEN SİYASAL, TAMAMEN PARASAL...

 

Ercüment Erkul / [email protected] 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ercüment Erkul - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.

01

Kamil Ozan - Sevgili ağabeyim

Her zamanki gibi yine döktürmüşsün eline kalemine o güzel yüreğine sağlık birtanesin seni çok seviyoruz selamlar

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 11 Eylül 15:13


İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?