Yüreğe dokunan kadınlar (*)

“… İnsanların en doğal hakkı olan yaşama hakkını alabilmek için çıktıkları umuda yolculuklarında, yaşarken bir yer edinemeyen insanların, umutları ve bedenleri derin okyanusta boğuldu. Bu dünya küçücük bedenlere layık görülmezken, cennette sonsuzluğun sahibi oldu.

Hani denizde balıklar yaşardı anne? Ben yüzme bilmiyorum ki. Nefes alamam ki suyun içinde ben. Yaşarken başın dik olur da anne, ölürken de başın dik olur mu? Benim başım dik anne. Bak deniz bile utandı kıyamadı bana, benim küçük bedenimi yutmaya, ayıbınızla utancınızla yüzleşin diye beni usulca kıyıya bıraktı. Yaşama sevincini öldürenlere ceza verilir mi, katil sayılır mı onlar anne?

Ölüm olduğunu bilseydik doğar mıydık hiç! Bizi affet…” (sy.88)-(**).

Bazen ölüme çok mu yakın olunuyor ne, insan, yaşamının yokluğa teğet geçtiğini düşünmeden edemiyor. “Yokluk” ölümün öteki adı değil oysa. Olamaz. Yokluk, kopkoyu karanlığı ve soğuk anlamsızlığı simgeliyor. Sayıklamalarla, sarsılmalarla, tüm benliğe etki eden bir varoluş belirtisidir çünkü duyumsanan. İnsanın tinsel parçasıdır. Başkaca olumsuz (negatif) haller gibidir “yokluk”, soyuttur ve “siyah bir korku” ; “… Yüreğe Dokunan Kadınlar…” da yer alan “Umuda Yolculuk” adlı öykü!

Başarılı bir kalem ve anlatım… Zaman zaman katıldığı öykü ve şiir yarışmalarında aldığı derecelerle edebiyat dünyasında adından söz ettiren bir yazar “Emine Çoruk” (***)…

Çoruk’un, ‘Yüreğe Dokunan Kadınlar’ kitabından alıntıladığım ‘Umuda Yolculuk’ Öyküsünün yer aldığı, kurgusallıktan öte bir yaşam ereği olarak düşünülürse zaman aynasının yansıttığı yaranın odak noktasıdır. “Yokluk” yaşama ait gam izlerini barındırırken, ölüm evren dışıdır. Ölüm duyu yoksunluğudur. Adı üstünde “ölüm” dür… Dirim ışığı ve ısısı ondan öncedir. Olmayanı algılamak da…

Yazar, sığınmacı bir aileyi öyküsüne konuk etmiş… Bu konukluğuyla, çekilen acıların gözlemcisi olmuş sanki! Konuyu irdeleme tarzı ve anlatımda kullanılan ifade bana, liriksem bir haz eşliğinde keyif verdi.

“… Ayıbınızla, utancınızla yüzleşin diye beni usulca kıyıya bıraktı…” (**). Bu satırlarda, ipuçlarını bulduğumuz yaşanmışlık uyandırıyor insanı… Nedeni aranan yitiş olamaz, kapılıp gittiğimiz diye düşünüyorum. Öyküyü okurken girdiğim içseline, kendi varoluşuma koşut, ayrıntı ipuçları ararken ebruli sözcüklerde… Beyniyle, bedeniyle hummalı zaman taşıyıcısıdır insan. Yaşam adlı “boş” gemidir yükü, “körlük ve görmek aynı dehşetle doludur” onda. Ne ki, karmaşık önsezi bilinci, “şimdi” hazzını zaman denizine akıtırken diriliverir yarın kavramı… Yani, pek de ölüm olmayan biçim değiştirme / değişme sürecine ait belirti… Sonuçta, biyolojik ölümü gösterse de gerçekliğin acı adresi, bilinç yaşamdan kopmaz, kopamaz öyle kolayca. Bu ay, bu mevsim ya da bu yıl ölebilirim korkusu hep eşikte beklemektedir insanı. Sanrı etkindir, hele ağır hastalık, sıcak cenaze gibi gelişmeler varsa yakın çevrede… Kaçınılmaz gibidir bu sorular. Ölüme çok mu yakın olunuyor? Ölüm, zaman mevsim kavramıyla örtüştüğünde “çocukluk” ve “kış” arasında… “Olgunlaşan narın içini” okutan esenlik bilinciyle ulaşılan, somut vargı dünyasındadır kişi. Son hep içimizdedir oysa. Sonsuzluk, bir hoş ülkedir.

Ölümü çok yakınlarda, soluğunu ensesinde duyduğu günler yaşar insanoğlu. Bu genellikle karamsarlığın, yalnızlığın ne denli derin bir kuyu olduğunu gösterir.

Emine Çoruk’, ‘Umuda Yolculuk’ olarak adını betimlediği öyküsünde; okuru zaman zaman düşündüren, bu olaya katalize eden ve ne yapabilirim sorusunu belleğimize aktarıp, bu konulara farkındalıkları arttırmaya yönelmiş… Ve çok da iyi yapmış. Kitabının ve kendisinin yaşamında yolunun açık olmasını dilerim…

(*) ; Öykülerden derlenen kitap (14 yazar)

(**) ; ‘Umuda Yolculuk’ öyküsünden alıntı.

(***) ; Öykünün yazarı

www. haberhurriyeti.com / Mustafa Gökçek

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Gökçek - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?