99 kere kutlu olsun

İZMİR'İN DAĞLARINDA ÇİÇEKAÇAR

YAŞA MUSTAFA KEMAL PAŞA YAŞA

ADIN YAZILACAK MÜCEVHER TAŞA

 

Bugün 9 Eylül 2021.

İzmir’imizin 3 yıl 3 ay 24 gün süren emperyalist işgalinden kurtuluşunun, 99.yıldönümü.

26 Ağustos 1922’de ordumuz tarafından Afyon Kocatepe’de başlayan 'Büyük Taarruz', 9 Eylül’de İzmir’in Kurtuluşu ile taçlandı.

15 Mayıs 1919-9 Eylül 1922 arası bizler için çok önemli ve de anlamlıdır.

Emperyalist işgal, Yunanlıların 15 Mayıs’ta İzmir’i işgal etmesiyle başlar.

İ9 Eylül 1922’de Türk Ordusu, Anadolu’nun içlerine kadar girerek Yunan ordusunu, kazandığı zaferlerle püskürtmüş ve geldikleri yer İzmir’den denize döktü.

15 Mayıs 1919 Yunanlıların anavatana saldırdığı kara günün yıl dönümü iken, 9 Eylül 1922 Türk Ordusunun ilk hedefe vardığı, tüm ülkenin kurtulduğu, aydınlığa kavuştuğu ve vatanın kurtulduğu günün yıl dönümünü oldu.

15 Mayıs 1919’da İzmir’e giren Yunanlılar bu bölgede yaklaşık üç buçuk yıl kalmışlar ve bu İzmir’in Kurtuluşu, Kurtuluş Savaşı'nın son safhası olmuştur. Ebedi Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’ün 1 Eylül’de TBMM ordularına verdiği 'Ordular ilk hedefiniz Akdeniz'dir. İleri ! ' tarihi emri ile beklemediği bir yenilgiye uğrayan Yunan ordusu, dağınık bir şekilde İzmir’e doğru çekilmeye başlamıştır. Bu harekâtı gerçekleştiren Tuğgeneral Fahrettin Altay Komutasındaki V. Süvari Kolordusu, 2 grup halinde tertiplenmiştir. 1’nci grubu oluşturan XIV. Süvari Tümeni Menemen’in kurtuluştan sonra ilerleyerek Karşıyaka’ya, 2’nci gruptaki I ve II. Süvari Tümenleri Sabuncubeli’nden Bornova ve Mersinli’ye girmeyi planladı. Mürsel Bakü Paşa komutasındaki I. Süvari Tümeni birlikleri Bornova, Ahmet Zeki Soydemir komutasındaki II. Süvari Tümeni birlikleri Mersinli ve Albay Suphi Kula komutasındaki birlikler Bornova’ya üç ayrı kol halinde girmeyi hedeflemiştir. Birlikler, planladıkları şekilde 9 Eylül Cumartesi günü saat 09’00’da hızla ilerleyerek İzmir'e girdi ve 'İzmir’in dağlarında çiçekler açmıştır'. II. Süvari Tümeni'nin öncülüğünü yapmakla görevlendirilen Av.alar Komutan Yardımcısı Yüzbaşı Şerafettin Bey komutasında yaya olarak en önde giden 8 er, Bornova'dan Halkapınar'a ilerleyişi sırasında Punto’daki Tuzak oğlu fabrika pencerelerinden ve civarındaki binalardan ateş ve el bombası atılmıştır. Yüzbaşı Şerafettin boynundan yaralanmış ve 4 askerimiz Akşehirli Bekiroğlu Mehmet, Antalyalı Ömer oğlu Hakkı Sarıarslan, Nevşehirli Ahmet oğlu Seyit Mehmet, Nevşehirli Ahmet oğlu Ahmet şehit olmuş ve orada defnedilmiştir. Kurtuluş sonrası şehitlerimiz adına Halkapınar Şehitliğine dikilen anıtın üzerinde “Vatan ve Namus” yazılmıştır.

Yüzbaşı Şerafettin boynundaki yarayı sardırarak birliği ile Punto, Alsancak ve Kordonboyu’ndan Pasaport iskelesine gelmiştir. 9 Eylül saat 10.30’da göğsüne isabet eden mermiler ile yaralanmış olmasına rağmen Konak'a ulaşmayı başaran Yüzbaşı Şerafettin, Teğmen Ali Rıza Ekici ve Hamdi atlarından inip Hükümet Konağı’nın merdivenlerine doğru koşarak balkon direğine büyük onur ve gururla ay-yıldızlı Türk bayrağını çekmiştir. Yüzbaşı Zeki Doğan komutasındaki Süvari birliği, Hükûmet Konağı'nın hemen sağında yere alan ve günümüze ulaşmayan Sarıkışla'ya, Üsteğmen Arif, Takım Komutanı Celal Bey ve Yedek subay Besim Efendi'de Kadifekale'ye Türk bayrağı çekmesi ile İzmir'in işgalden kurtuluşu ilan edilmiştir. Nurettin Paşa’nın komuta ettiği birlikler 3 saat sonra, Fahrettin Altay Paşa’nın komuta ettiği Süvari birlikleri ise gece yarısı İzmir’e girmişlerdir.

I. Süvari Tümeni Komutanı Mürsel Bakü Paşa bir Fransız harp gemisi telsizi vasıtasıyla, İzmir’e girildiğini Ankara’ya bildirmiş ve Batı Cephesi Komutanı İsmet İnönü’ye yazdığı telgrafta; “Sefil Yunanlılar sevgili İzmir’imizi terk ederek kaçmaktadırlar. Direnenlerin bir kısmı yok edildi, bir kısmı da esir alındı. Saat 10.30’da İzmir’e girdik. Bütün halk ve yabancılar Ordumuzu alkışlarla karşıladılar. Askerimiz kıyıda, Kadifekale’de ve Yenikale doğrultusundadır. I ve II. Süvari Tümeni emrimdedir. Şimdilik İzmir Komutanlığını elime aldım”. Türk ordusu süvarilerinin 10.30 İzmir’e girişleri sırasında “Cardiff” savaş gemisinde bulunan İngiliz Başkonsolosu Sir H.Lamb., Dışişleri Bakanı Lord Curzon’a çektiği telgrafta; 'Yunanların İzmir’i boşaltmaları geceleyin fiilen tamamlanmıştı. Türk süvarisi saat 11 sularında kente girdi. Rumlar Ermeniler tarafından birkaç el ateş edildi, bomba atıldı, kısa bir panik oldu ama Türkler intizam içindeydi, yarım saat içinde her şey sakinleşti. Tam bir nizami ordu tümeni gelmektedir. Kumandan Selahaddin Bey, hiçbir aşırı harekete ve misillemeye izin verilmeyeceği güvencesini verdi' sözü ile anlatmıştır. İngiliz İzmir Konsolos Muavini Hole’de, Türk ordusunun İzmir’e girişini ettiği raporda; '9 Eylül günü saat 11.00’de hafif Türk süvarisi İzmir’e girdi ve konağı ele geçirdi. Giriş, tam disiplin içinde yapıldı, askerle o kadar intizam içerisindeydiler ki, bir Ermenin önlerine attığı bir bombayla bir subayı ve bazı askerleri yaraladığı zaman bile karşılık vermediler. Kumandan yurttaşlarına dokunulmayacağına dair Müttefik konsoloslarına güvence verdi'. İngiliz belgelerinde Türk ordusunun İzmir’e girişi bu şekilde belirtilmiştir.

TBMM Ordularının Başkomutanı Mareşal Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Genelkurmay Başkanı Mareşal Fevzi Çakmak, Batı Cephesi Komutanı İsmet İnönü ve Kurmay Başkanı Asım Gündüz Paşa ile birlikte 9 Eylül 1922 Cumartesi günü saat 18.00 sıralarında Belkahve'ye gelmiştir. 1.Ordu Komutanı Nurettin Paşa tarafından karşılanmış ve bir incir ağacının altında Kadifekale'de şanlı bayrağımızın onurla dalgalandığı Belkahve’den ilk defa gördüğü İzmir'i tarihi günü uzun uzun seyreder. 'Bu güzel şehre bir şey olsaydı, çok üzülürdüm' der Atamız.

10 Eylül 1922’de Pazar sabahı Kemalpaşa’dan hareket eden Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk, Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak ve Yaveri Salih Bozok ile birlikte Yeşildere üzerindeki Kemer köprüsünden Anafartalar yolu ile Kemeraltı çarşısından geçerek İzmir'e girmiş, burada Fahrettin Altay ile de buluşarak Konak’taki Hükümet Konağına gitmişlerdir. İzmirliler kurtarıcılarını büyük bir törenle, sevinç ve coşkunlukla karşılamışlardır. Atatürk, Hükümet Konağı balkonundan alanı hınca hınç dolduran halkı selamlayarak yaptığı konuşmada; "Başarı benim değil, sizin, milletindir. Artık savaş bitmiştir, yeni işlerimize bakacağız." sözü ile başarıyı millete mal etmiştir. 10 Eylül 1922’de Tevhid i Efkar gazetesi;'Cenab-ı Hakk'a hamd ve şükür olsun. Şanlı ordumuz dün İzmir’i kurtardı. Kahraman ordumuz dün kemali şan ve şerefle İzmir’e girdi' manşetten duyurdu. Atatürk 12 Eylül’de 'Millete Beyanname' ismi yayınladığı bildiride; 'Büyük Türk Ulusu, Akdeniz askerlerimizin zafer sesleriyle dalgalanıyor. Ordularımızın güç ve yeteneği düşmanlarımıza dehşet, dostlarımıza güven verecek bir mükemmellikte kendini gösterdi.  Büyük ve soylu Türk Ulusu, bu büyük zafer özellikle senin eserindir. Anadolu’nun kurtuluş zaferini kutlarken, size İzmir’den, Bursa’dan, Akdeniz ufuklarından ordularımızın selamını sunuyorum' yazar. 19 Mayıs 1919’da Samsun’da başlayan yolculuk, çetin, sorunlu ve sıkıntılı günler içerisinde 9 Eylül 1922’de İzmir’de sona erdi. Kurtuluş adını alan şerefli olan bu yolculuk, hedefe ulaşmış ve Türk Milleti’nin zaferi olmuştur. İzmir, Millî Mücadele’nin amacı ve hedefi olmuş, kurtulduğu gün vatan da kurtulmuş ve hürriyet havasını soluduğu gün vatan da derin nefes aldı, kurtuldu işgalden.

İzmir'imizin doğum günüdür, bugün.

Kutlu olsun.

99 yaşına geldi.

Dimdik ayakta.

Yaşasın, çok yaşasın İzmir.

İzmir'i yaşatanlara, yaşayanlara selam olsun.

Şehitlerimize, kanını, canını bizler için seve seve verenlere, şükranla, sevgiyle, saygıyla.

Rahmetleri bol olsun, nurlar, ışıklar içinde kalsınlar.

www.haberhürriyeti.com / Metin AYDINOĞLU / [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Metin Aydınoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?