Yaşa, Mustafa Kemal Paşa, Yaşa!

En baştan söyleyelim:

Zafer “Zafer benimdir” diyenindir.

Tam 99 yıl önce

Afyon Kocatepe’den Akdeniz’e doğru,

Mustafa Kemal ve askerleri

Emperyalist saldırgan ve işgalcilere karşı

bir ölüm kalım taarruzu başlatıldı.

Mustafa Kemal Paşa:

Ordular!

Hattı müdafaa yoktur,

Sathı müdafaa vardır.

O satıh,

bütün vatandır.

Vatanın her karış toprağı,

vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça,terk olunmaz

emrini verdi Sakarya meydan savaşında!

Büyük Taarruz’u ise;

Milli ordulara ve kuvay-i milliyeci güçlere;

Ordular ilk hedefiniz Akdenizdir,ileri!” diyerek başlattı,

9 Eylül’de İzmir’in kurtuluşu ile Zafere tam ulaşıldı!

KUTLU OLSUN

30 Ağustos her yıl Zafer Bayramı olarak kutlanmaktadır.

Ne mutlu bizlere ki canları ve kanları pahasına

bize bu güzel yurdu armağan etmişlerdir.

Mustafa Kemal Paşa ve

ebediyete göçüp giden bütün kahramanlarımızın

anıları önünde saygıyla eğilirim.

KORONA SAVAŞI: TAARRUZ VE ZAFER

Kaygılıyız,

Korkuyoruz,

Hastalanıyoruz ve

Ölüyoruz.

Her gün en az beş otobüs dolusu insanımızı

Koronavirüsmeydan savaşında kaybediyoruz.

Yazık bile diyemiyouz,

Çok üzülüyoruz.

Virüs bizimle, yanı başımızda,

kapalı mekanlarda!

Gözle görülemiyor olması koronovirüsün,

Düşmanın yok olduğu anlamına gelmemeli.

Kaybettiğimiz sevdiklerimizden,

dostlarımızdan;

Hastanede yoğun bakımlarda yatan hastalarımızdan

Ne kadar kalleş ve sinsi ve görünmez olduğunu anlamalıyız.

Oysa virüse karşı güç elimizde!

O güç: Aşı

Koruyucu tedbirler ise; Maske,

kalabalıklara karışmama,

sosyal mesafeye uyma

kapalı ortamlarda uzun süre kalmama

ve temizlik elbette.

Koruyucu tedbirlere uyar gibiyiz ama

kurallı bir uyum olmadığı belli

Koronavirüsün yayılım hızından.

Hele o virüs varyantı DELTA ise daha hızlı, daha bulaşıcı!

Üstelik bu kez hedefte aşısız olanlar ile

Korona’ya meydan okuyanlar var.

Yaz geldi geçti!

Sahillerden büyük kentlere akın başladı.

Kalabalık,

Sıkışıklık,

Tedbirsizlik,

En önemlisi de aşılanmadaki isteksizlik ve yavaşlık;

Büyük risk ne yazık ki!

AŞI BEDAVA,

SAĞLIK BEDAVA!

Çok şanslıyız;

Aşı bedava,

Hizmet bedava,

Hastane bedava!

Sağlık çalışanlarımızın ve

Hekimlerin özverisi ve çalışmaları bir değerle ölçülemez!

Bizim sorumluluğuz ise;

Korona virüs denilen düşmana karşı top yekün savaş!

Elimizde yeterince aşımız var,

Virüsün etkisiniazaltacak,

Toplum bağışıklığı sağlayacak kadar!

Her köyümüz,

Beldemiz, ilçemiz ve illerimizdeki yurttaşlarımız aşılanmaya destek vererek

Maviye boyamalı yaşadıkları yerleri.

Mavi renk; zafer, özgürlük ve başarı rengidir aynı zamanda.

YAŞASIN KEDİLER,

FARELER YOK OLSUN!

Aşağıda bahsedeceğim strateji bilim camiasında İsveç peynir modeli diye bilinir.

Aslında risklere karşı bir güvenlik modelidir.

Koronavirüs mücadelesine uyarlanmıştır.

Bizler İsveç peynirini pek bilmeyiz ama;

Delikli Kars gravyer peynirini herkes görmüştür.

Bu peyniri dilim dilim dilimleyelim.

Bu dilimlerin bir yanında virüs,

Diğer yanında insan olduğunu varsayalım.

Virüs başlangıçtaki peynir deliklerinden girip

hedefine ulaşması( insana bulaşması ) için pek çok katmanla karşılaşır!

İşte bu katmanların her biri kişisel ve toplumsal engeller oluşturmaktadır.

Tedbirlere ne kadar uyulursa,

savaş hattındaki mevziler o kadar güçlü olur.

Ancak delikler virüs için geçiş yolları!

Bu modelde;

Toplumsal sorumluluklarımız ve

kişisel sorumluluklarımız söz konusu!

Toplumsal Sorumluluklar

Tanı Testleri

Hızlı,duyarlı, özgül ve yeterli test sistemi olması gerekliliği.

Bu savunma hattı Türkiye’de başarı ile uygulanmaktadır.

Filyasyon uygulamaları ile günlük test sayısı artırılmaktadır.

Testler Delta’yı da ayırtedebilmektedir.

Çevresel etkiler

Kapalı ortamların iyi havalandırması, havanın filtrasyonu,

mümkünse açık havada vakit geçirmek önemli.

Ekonomik Destek

Kovid savaşı sırasında kapalı kalan mekanlara mali olarak destek olmak,

vergi ve başka giderleri konusunda tedbirler almak.

Karantina ve izlosayon

kişlerden topluma yayılmaması için çok önemli iki uygulama.

Kişilerin de sorumluluğunda olan bir durum aynı zamanda.

Türkiye HES uygulaması yöntemi ile hayata geçirdi.

Aşı geliştirme ve uygulama

Türkiye inaktif bir aşı ile öncelikli ve hastalığa duyarlı kişileri aşılamaya başladı.

Daha sonra yeterli dozda modern aşılarla toplumun her kesimini aşılamaya başladı.

Ve aşılama halen kampanyalar halinde sürüyor.

Türkiye’de pek çok merkezde başlayan aşı çalışmalarından bazılarının Faz 3 aşamasına (TURKOVAC)gelmesi sevindirici.

Ne var ki aşıların adaletsiz dağıtımı nedeni ile toplumlarda virüs kontrolü aşıya rağmen başarılı olmamakta ve virüsler yeni mutant ve varyantlarla varlığını sürdürmektedir.

Sosyal mesafe ve HES

Virüsün yayılma hızını ve bulaşmayı etkileyen en önemli faktörlerden biri de sosyal mesafe kuralıdır. Aynı zamanda şayet bir kişi hasta ise evden dışarı adım atmaması toplum sağlığı yönünden son derece önemli bir tedbirdir.

Peynir Fareleri ve Kediler

Bildiğiniz gibi fareler peynir çok sever.

Yukarda sayılan tedbirlere karşı virüsün katmanları/engelleri geçmesini kolaylaştıran ve peynirde yeni delikler açan fareler olmasaydı keşki.

İnsanların kafasını karıştıran ve

yanlış bilgiler yayan peynir fareleri!

Virüsün engelleri aşmasını ve dolayısi ile

virüsün toplumda yayılmasını kolaylaştırmaktadırlar.

Türk milleti kedileri çok sever!

Kedi farenin kapanıdır.

Kediler, peynirde delik açan ve yaydıkları yanlış bilgilere karşı sağlık okur yazarlığı oluşturmak ve doğruları kanıtları ile paylaşmak için elinden geleni yapmaktadırlar!

Delikleri bilimin katkıları ile doldurmaktadır.

Kişisel önlemler

Sözü edilen peynir dilimlerinde kişisel sorumluluk katmaları/engelleri de vardır.

Maske

Yüksek kaliteli maskeler uygun şekilde kullanılmalı.

Bir kültür haline getirilmeli.

Maske kullanımı kültürü olanlar virüs savaşında çok başarılı ülkeler kategorisinde aynı zamanda.

Öksürme ve el temizliği

İnsanlar çoğu kez öksürürken, aksırırken

elleri ile ağızlarını refleks olarak kapatma eğilimdedirler.

Bu durum ellerin enfekte olmasına yol açar.

Bu durumda el temizliği ve hijyeni önem kazanmaktadır.

Yüzüne dokunma

Şayet ellerinizi temizlemiyorsanız yüzüne dokunmamak önemli.

Kalabalıklara karışma

Kalabalık alanlarda bulunmak durumunda ise bir kişi süreyi en fazla 15 dakika ile sınırlamalıdır.

YAŞASIN AŞI

Aşı bulundu,

Koronanın mertliği bozuldu.

Aşı belki de yukardaki sayılan virüs engelleyicilerinen güçlüsünü sayılabilir.

Bu katmanda da fareler cirit atmaktadır.

Aşı konusunda insanların kafasını karıştıran ve

Peynirde delikler açan fareler

koronavirüs mücadelesinde zaferi engellemektedirler.

Sonuç olarak;

Her bir katmanın koronavirüse karşı savunma ve

savaşında yeterince güçlü olmadığını söyleyebiliriz.

Çünkü peynir dilimleri deliklidir,

virüs kolaylıkla geçebilir, üstelik fareler de iş başındayken!

Zafer ve başarı için hem kişisel hem de toplumsal bir mücadele ve

taarruz gerekli

Korona savaşında.

Prof. Dr. Ramazan İnci / [email protected]
Tıbbi mikrobiyoloji ve Enf. Hast Uzmanı

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ramazan İnci - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?