Seversen Olur Bence

Heyecandan bütün gece uyuyamadım. Nedenine birazdan geleceğim ama bu sırada fark ettiklerimden bahsetmek istiyorum.

Sabaha karşı ağır basan uyku ile birlikte rüyamda ilkokul öğretmenimi gördüm. Muhtemelen bunun sebebi gece eski evrakları ararken gözümüze ilişen, annemin sakladığı karnelerimizin ortaya dökülmesiydi. Eski günlerden, okuldaki öğretmenlerden sıkıcı ya da eğlenceli derslerden bahsettik.

Çoğu arkadaşımla benzer konuların sohbetini etmişimdir. Siz de öyle muhtemelen, dersini çok sevdiğiniz bazı öğretmenler sayesinde o konuya ilgi ve merakınız artmış. Kendi iticiliğini koskoca bir bilim dalına bulaştırmak suretiyle bazı derslerden de hiç haz etmemişsinizdir. Bazılarımızın meslek seçimine kadar etki etmiştir bu konu.

Kendi tecrübelerimle tek bir ders üzerinden(Fizik) farklı eğitmenlerin bende oluşturduklarını düşündüm.

İlkokul

İlkokulda fen bilgisi kapsamında tanışmıştım. Öğretmenimiz biraz sert, biraz babacan bir adamdı. Her bir öğrenciden özet defteri yapmasını, derste anlatılanları değil, eve gidip anladığınızı yazın derdi. Özet defterinin ilk sayfasına İstiklal Marşı’mızı, ikinci sayfasına Gençliğe Hitabe’yi yazdırmıştı.

Ortaokul

Ortaokulda fizik derslerine dair pek bir şey hatırlamıyorum. Geleceğe dönüş filmindeki uçan kaykayı nasıl üretebilirim ona takmıştım kafayı. Mıknatıslı deneyler açlığımı bile bastırır hale gelmişti. Okul müfredatını takip edemez bir halde sadece bu konu ilgimi çekiyordu. Dershane öğretmenim açlığımı fark etmiş olacak ki bana bir kitap önerdi. Dene bakalım dedi. Yıllar sonra Mühendislik Fakültesinde tekrar karşılaşacağım bu kitap yutabileceğim bir lokma değildi ama o bilgiye olan açlık sayesinde minik minik lokmalarla kendimi beslemeye başlamıştım.

Lise

Liseye geçtiğimizde temel bilimlerden uzak bir hazırlık(!) yılının ardından aldığım fizik dersini şöyle tasvir etsem daha iyi olacak, hani fındık yersiniz yersiniz içerisinden bir tanesi acı çıkar, hayattan bezdirir ya, üzerine bir kaç tane daha yemeniz lazım ki ağzınızdaki acılık gitsin. Tam olarak öyle hissettirdi.

Derste yanlış anlatılan bir konuyu düzeltmemi otoritesinin bozulması olarak görmesinin üzerine bardağı taşıran son damla, dürüstlüğünü bozması ve güvenimi kaybetmesi olmuştu. O zamanları hepiniz dün gibi hatırlarsınız. Sınav test mi olacak, yoksa açık uçlu mu? Test yapacağım dediği sınavda karşılaştığımız manzara; x dershanesinin çalışma kağıtlarından bir tanesinin şıkları daksillenerek fotokopi ile çoğaltılmış ve önümüze aklınca terbiye edercesine alın size test demesiydi.

Her soru için bir güzel şıkları oluşturdum. Alt sağ tarafa da cevap anahtarlarını oluşturup sadece doğru cevapları işaretleyip verdim. Konuşarak iletişim kurmaktan aciz değildim tabi ama muhtemelen o yaşlarda tepkimi farklı şekillerde göstererek protesto ediyordum.

Sınav sonuçları açıklandı. Her doğru cevap için 2 puan, gidiş yoluna 3 puan vermiş, ve ben 20 sorudan işaretlediğim cevaplar için sadece 40 alabilmiştim. Şimdi düşünüyorum da günümüzde uygulanan sindirme politikalarına ne kadar da benziyor değil mi?

Tabi sadece 40 vermek yetmez, yaptıklarım yüzünden rencide edilmem gerekiyordu. Okula velin gelecek diyerek babamı çağırmış, bir psikoloğa görünmem gerektiğini söylemiş. Annesi zaten psikolog cevabına da o zaman başka bir psikoloğa görünsün diyerek cevap vermişti.

Fizik dersi çekilmez bir hal almıştı ki  başka bir okula geçmem gerekti. İzmir Atatürk Lisesi. Okulun ikinci günü ümidimiz yok sınıfına sürgün edilmiştim, o da ayrı bir günün konusu olsun.

Ders yine fizik, 2 senedir okulda olan tecrübeli ve haylaz sınıf arkadaşlarımı tanıyamaz oldum. Sınıfta çıt çıkmıyor, herkes oturmuş Yusuf hoca’nın gelmesini bekliyor. Merakım bir süre sonra kayboldu. Tam bir beyefendi, tam saatinde sınıfa girip bizleri selamladı. Yeni öğretim yılımızı kutlayarak prensiplerini ve bizi neyi, neden öğreteceğini, dersini nasıl işleyeceğini anlattı. Merak uyandıran sorularla bol keseden 100 dağıtırdı ama alabilen pek olmazdı. Işık hızını nasıl ölçersiniz diye sormuştu, bilene 100 vereceğim, ses yok. İki tane 100 vereceğim yine ses yok. Üçüncü 100 de dayanamayıp atladım soruya, tabi ki bilememiştim ama onun istediği doğru cevabı vermemiz değil, bunu düşünmemizdi. Arka sıraların oradayken birden bağırarak tahtaya kadar koşması, bakın işte bu doppler olayı diye açıklığa kavuşturması. Üniversite sınavında ilk tercihimin fizik bölümü olmasıyla sonuçlandı. Yeterli puan alamadığım için başka bir bölüme geçtim.

Üniversitede de iyi ve kötü fizik öğretmenlerim oldu. Bilgi veren, merak uyandıran, düşündüren öğretmenler açlığımı doyururken, kompleks yapan, kitaptan okuyup geçen, bezmiş öğretmenler ise acı fındık tadı verdi.

Bugün bakıyorum ki bazı derslere hiç ilgim olmamış, belki beni yakalayan öğretmenlere denk gelseydim farklı olabilirdi diyorum. Şimdi de uzaktan eğitim imkanları varken bu ana bilim dallarına yeniden bir şans vermek istiyorum. Çünkü fizik, kimya, biyoloji, tarih, coğrafya ve daha bir çok konu, öğretmen ilgimizi çekmedi gibi bir bahaneyle eksik bırakılmamalı. Bilmemek ayıp değil derler ya, elimizin altında öğrenme şansımız varken, öğrenmenin yaşı yokken, uzak olduğunuzu düşündüğünüz alana bir şans daha verin. Yeni hobiniz öğrenmek olsun. Severseniz olur bence.

EVET

Sevmek demişken, gelelim gece uyutmayan heyecana, birbirimize yeni şeyler öğretmeye, gelişmeye ve geliştirmeye, hayatı birlikte deneyimlemeye karar verdiğimiz yol arkadaşıma evlilik teklifi edecektim. Bir sonraki günün merakı uykuyu aldı götürdü. Muhteşem bir günün ardından evet cevabıyla birlikte ayaklarım yere basmaz oldu. Biz öğrenmeye, öğretmeye, paylaşmaya birlikte devam edeceğiz. Seveceğiz ve daha güzel olacak her şey. Sevgiyle kalın.

Fehmi ATİCAN | [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fehmi Atican - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?