Ülkede muhalif olmak

“…Yıllardır Türk sağı iktidardaydı, ama sağ uygulama yapılmadı…” Geçenlerde okumak durumuna kaldığım, yobaz ve yandaş bir gazetenin haberi dikkatimi çekti. Ve düşündüm;

Niye ‘sağ’ iktidar, ‘sağ’ uygulama yapamamış? Çünkü devletçi yapımız 90 yıldan fazla bir temele dayanır. Hafif ‘sol’ kokar. Türkiye’de her zaman ‘sağcılar’ işbaşında, ama sağcı yönetimi kurmak için fırsat aranıyordu!

Kısacası, Türkiye’de ‘sağcılar’ her zaman ‘sağcı’ uygulamalar yapabilmişler, ama ‘hafif sol’ kokan yönetimler ise bir türlü kendi yöntemlerini uygulamaya koyamamışlardır. Daha doğrusu gerçek anlamıyla ‘sol’ uygulama yapamamışlardır. ‘Hafif sol’ bir uygulama bile sonuna dek sürdürülememiş, yarıda kesilmiştir. Bunları bilmeyen yok…

Şimdi gerçekten de bunca yıllık Atatürk Cumhuriyeti’nde benzeri görülmemiş, hatta kimilerin ‘devrim’ ya da ‘ihtilal’ diye tanımladıkları bir uygulamaya geçilmiştir. Tek başına iktidar olan bir parti ve onun lideri 'sağcı‘ bir yöntemi tüm hızıyla gerçekleştirmek yolundadır. Ne var ki iktidar ‘sağ’ın elinde olduğu halde, muhalefette ‘sol’, hatta ‘hafif sol’ sayılabilecek bir parti, bir siyasal tutum ortada görünmüyor. Böylece ‘sağ’, hiçbir zaman elde edemediği bir eylem serbestliğine kavuşmuştur. Oysa ‘sol’ toparlanma, kendini arama, bulma döneminin sarsıntıları içindedir.

Yazının başlığına dönersem;

Zamanında tarafıma yapılan ve adına ‘sağ’ kesim denilen bazı aymazlarca mesajlarla bir hayli rahatsız edilip, tehdit edildim. Bu yobazlar bir şekilde bertaraf edildi. Ancak, üzerinden geçen birkaç yıldan sonra unuttuğum bir şey vardı. ‘Yok etme’! Bu proje, sanırım muhalif olmanın ve Atatürkçü olmanın bedeliydi! Bu yazıyı yazma düşüncesinde değildim. Ancak yazmam gerektiğini, hangi boyuta gelindiğinin bilinmesi açısından düzenledim. Bu yazı büyük ihtimalle yarın yayında olur. Yazıyı ancak öğleden sonra toparlayabildim. Çünkü dün sabahtan beri kendimde değilim ve sinirlerim iyice bozuldu…

Tehditlere, muhalifseniz alışılıyor bir şekilde! Ancak bunu yapacakları aklıma gelmezdi! Bulunduğum semt itibariyle, hemen her sabah sahilde yürürüm. O gün de yürüdüm ve dönüşte yolun karşısına geçmeye çalıştım. Tabii ışıklar da vardı. Üstelik yayalara yeşil ışık yanmaktaydı. Sabah saatleri ve haftanın sakin (Cumartesi) bir günü olduğundan araçlar da pek yoktu. Ancak uzaktan bir araç gelmekteydi. Yavaş geldiğini hissettim pek umursamadım. Bana doğru, yaklaşık 200-300 metre kaldığında, aniden hızlandı. Korkunç bir süratle üzerime geliyordu. Bir an, araç sürücüsü ile yüz yüze geldik. Nasıl kin dolu gözle ve nefret dolu bir yüz ifadesiyle bakıyordu ki… Son hamleyle ve refleksle hızla birkaç adım attım. İnanın bacaklarımın arka tarafında, aracın rüzgârını hissettim.

Vursaydı ne olacaktı… Kendince bir muhaliften kurtulacaktı. Sonra düşündüm; kullandığı araç ya kiralıktı. Ya da tetikçi olarak tutulmuş ve son model Mercedes’leydi… Kim bilir ödül olarak yobaz patronlarından daha ne alacaktı!

Bu nedenle çekinmeden bir şeyler yazın bu aymazlara… Bu ülkenin aydın, Cumhuriyetçi insanları var olduğu sürece daha çok ucu açık yazılar yazılır. Bu troller de onların defterlerini kapattıklarını sanırlar…

www. haberhurriyeti.com / Mustafa Gökçek[email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Gökçek - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?