AKP giderse ne olur?

Ülke yönetimi savrulup gidiyor…

Tek adam ile yönetilmenin sonu zaten belliydi.

Önemli ve çözüm bekleyen sorunlar dizi dizi …

Adaletsizlik , başı çekiyor…

Yolsuzluk iddiaları, diz boyu…

Adam kayırma derseniz “mebzul” miktarda…

Yoksullaşma, sormayın gitsin.

Haksız-hukuksuz zenginleşme ise anlaşılır gibi değil…

Özetle kimin eli, kimin cebinde belli değil misali…

Tempo Dergisi’inde aynı odayı yedi yıl paylaştığım Prof. Dr. rahmetli Kurthan Fişek, böyle “karambol” durumlarda köşesinde ara sıra şu cümleyi kullanırdı:

“Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete” derdi…

Galiba aynı zaman dilimini yaşamaktayız adeta…

Hocamızın kulakları (!) çınlasın….

Yaşıyoruz ama sonrası için konuşulanlar da yabana atılır türden değil:

“Evet, bütün bunlar var. Tüm bu tespitler gerçek. Peki baştakiler giderse kim gelecek?

Halef-selef durumu ortaya çıkınca “çaresizlik” gündemin ilk sırasına oturuveriyor.

Tabii çaresiz içinde olanlar iktidarı destekleyenler…

Çünkü köşeye sıkışmış hissediyorlar kendilerini ve de çıkış yolu bulamayınca da “Bizimkiler giderse kim gelecek?” sorusu üzerinde tepiniyorlar…

İktidarın hafiyeleri, AKP’nin genç goygoycuları, TV kanallarında her açık oturumda Erdoğan’ın savunmakta tıknefes olan yardakçıları, bırakın hala bitirilemeyen Millet Bahçeleri’ni, herhangi bir çay bahçesinde konuşulanlara kulak misafiri olsalar yeter.

Sanırım konuşulanların tamamını değil yarısını dinleyemezler…

Kabarmış öfkelerin, vatandaşın yüreğinda yarattığı isyanın şiddetini hissetseler, haksızlıkların nasıl dile getirildiğine tanık olsalar, ortaya konan feryadı figanı duyabilseler inanın “yeter artık” noktasına gelindiğini anlarlar.

Bu ise kim gelecek sorusuna verilecek yanıtı kolaylaştırır:

“Kim gelirse gelsin, yeter ki bunlar gitsin”.

1950 sonrasına bakın?

Darbeler ve askeri müdahaleler hariç hep böyle olmadı mı?

Giden gitti…

Yenisi geldi…

Hemencecik “Gelen, gideni ya aratırsa?” sorusu sorulacaktır muhakkak…

Buna bir güzel öyküyle yanıt vermek yerinde olur sanırım.

Torun, nenesine sormuş:

Dedem sana hiç çiçek aldı mı?”

Nenesi durmuş ve demiş ki:

Bana aldığı fistanların hepsi çiçekliydi…”

Gelen gideni aratsa da, fistandaki güle razı olmak bile dünden daha fazla mutlu edebilir ülkemin insanını…

Buna değmez mi?

Sezai Bayar /  [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sezai Bayar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?