Sevgi

SEVGİ (*)

Yazılmış olan, bir tür geçmişe düzenlenmiş özel seferidir yazarın… Zamana bırakılmış bir im, geçmiş’i, şimdi’yi ve gelecek’i bir tür yeniden yaratmadır, ortaya konan ürün. Okur için geçerli olan da aynı şey bir bakıma, aynı serüvene tanıklık ederek katılmak, kendine ait ayrıntılar, incelikler veya özellikler bulmaktır; sözcüklerin sesinden, ritminden, kokusundan ve çağrışımından.

“… Bursa’da birbirine ulanan binaların arasında tarih gözyaşı mı döküyordu bana mı öyle geliyordu. Neden tarihi dokulu evleri yaşatamıyorduk. Modernize olmuş yaşamlar tarih solur muydu? Tarih diye diye biz neyi örseliyorduk…”// “… Geçmişin hazan yaprakları savrulmuştu. Bugün Bursa’yı baştanbaşa değişmiş buldum. Eskiyi bıraktığım gibi bulmayı düşünmüyordum elbet. Bugünde bu kadar hazin değişimler görmek adı yeşil olan betonlaşmış kenti görmek bir hazindi. Değişmeyen tek şey değişimdir diyerek avunmanın görselliğini görüyordum…” (sy.25) – (**).

Bir pencere açılmıştır geçmişe, geçmişin insanlarına, duygularına… Bir çeşme başında insanlar oturmuştur, bir berber sakal kesmektedir, kimi nargile, sigara tüttürmekte, kimi çay, kahve içmektedir. Tablo değildir bunlar, düş ürünleri değildir, canlı insanlardır. 1890’larda, 1900’ün ilk yıllarında bu kentte yaşamışlardır. Yaşamla ölüm arasındaki çizgi kırk, elli, altmış, ya da daha çok sürer… O süre içindeki bütün hayallerimiz, yaşamalarımız, sevinçlerimiz, acılarımız…

Kimi zaman yazarda bir tablo yapar. Onun tablosu, tuvale yansıtılan resim değildir elbette… Bir roman, ya da birkaç sayfalık öykü! Yaşadığı bir kentin zaman içinde değişime uğraması, yıpranması ve belleğinde yarattığı duygusal rahatsızlıklar… Yazar “Hatice Altunay”, kısa öykü ve makale türünden yazılarıyla ve anekdotlarıyla süslediği kitabı “Sevgi” de, yaşadıklarını liriksem bir hazla aktarmış… Yazarın aktardığı gibi “… Bugünde bu kadar hazin değişimler görmek adı yeşil olan betonlaşmış kenti görmek bir hazindi…” Geçmişe açılan pencereden izlemek o eski günleri!

Altunay’ın bu kitabını okurken, yaşadığımız kentlere yapılan acımasızlığın boyutunu da gördüm. Duyulan özlem adeta bir hıçkırığa dönüşmüş ve unutulan girdap, yazarın benliğinde yaşattığı o varsıllık ‘Sevgi’ye dönüşmüş… Okura kalan da ancak farkındalık ve yazarda bu düşünceleri belleklerinde yaşatmalarını, görmelerini sağlamış…

(*) ; Kitabın orijinal ismi

(**) ; Kitaptan alıntı.

www. haberhurriyeti.com / Mustafa Gökçek

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Gökçek - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?