Yangın yerinden izlenimler

Dün Hisarönü tarafındaydım.
Yangın bölgesinde.
Maalesef dağlar, ağaçlar, güzelim koylar cayır cayır yanıyor.
Gözyaşları arasında cennet kül oluyor.
Ama ateşlere karşı halkın amansız bir savaşı var.
İnanın sanki bir kurtuluş savaşı veriyor bu halk.
Hani o bildiğimiz hikaye var ya.
Ormanda yangın çıkmış, tüm hayvanlar kaçarken, bir karınca bir damla su ile ateşe yürümüş.
Diğer hayvanlar alay edercesine sormuş.
"Bir damla suyla sen bu yangını söndüreceğini mi sanıyorsun?"
Karınca gururla yanıtlamış.
"Söndüremezsem bile, hiç olmazsa çabaladım derim."
Yangın bölgelerinde durum tam da bu.
Insanlar hikayedeki karınca gibiler.
Ateşe bir damla su dökmek için çabalıyorlar, direniyorlar ve savaşıyorlar.
Dayanışmanın en güzel örnekleri yaşanıyor bugünlerde bu coğrafyada.
Evet, herkes öfkeli.
Herkes şikayetçi.
Herkes mutsuz.
Ama asla umutsuz değil.
Çünkü ağlamakla, şikayet etmekle alevler sönmüyor.
Işin başa düştüğünün farkındalar.
Birlikte sevmeyi, birlikte paylaşmayı, birlikte yürümeyi bilenler, kardeşlik duygularıyla koşup geliyorlar.
Kimi kazma kürek taşıyor.
Kimi hortuma omuz veriyor.
Kimi arazözlere pet şişelerle su dolduruyor.
Şair dostumuz Ahmet Günbaş geçen gün şöyle demişti.
"Ah, yağmur olsak iki parça buluttan!"
İnanın, burada insanlar şu an yağmur olup yağmak istiyor alevlerin üstüne.
Ateşin tam ortasında savaşan orman işçileri, itfaiyeciler, sivil kurtarma ekipleri de perişan durumda.
Günlerdir uykusuzlar.
50 derece sıcakta, alev, is ve boğazı yakan yanık kokuları arasında doğayı yaşatmak için kendi yaşamlarını tehlikeye atıyorlar.
Buz tutmuş su şişelerini, elbiselerinin arasına koyup, ateşin ortasına atlıyorlar.
Cephe gerisinde de gözleri yaşartan bir dayanışma var.
Dün uzun süre Hisarönü kavşağındaki koordinasyon noktasındaydım.
Yarımadanın her köşesinden yardım yağıyor.
Gıda, su, ilaç, kazma, kürek aklınıza ne gelirse.
Bir yandan yardım malzemeleri indirilirken, bir yandan yangın bölgesinden gelenlerin ihtiyaçları karşılanıyor.
Gelenler telaşla, heyecanla sesleniyor.
-10 adet yanık kremi gerekli.
-Ayran lazım, dumandan zehirlenenler oldu.
-Çorap ve tshirt verin.
-Yanmayan ayakkabı, yanmayan eldiven var mı?
-Bana iki kürek, iki kazma verin.
Koordinasyon merkezleri tam bir lojistik görev yapıyor.
Yapanlar hepimiz gibi gönüllü insanlar.
Halk.
Ve sayıları yetersiz.
Onlar da uykusuzlar.
Genç bir kızımız yere yatmış uyuyordu.
Sordum.
48 saattir uyumadı dediler.
Insan gücüne ihtiyaçları var.
Gelen yardımları indirmek, onları kolay bulunacak şekilde istif etmek için emeğe ihtiyaç var.
Örneğin, bir anda yüzlerce şişe su geliyor.
O suların 50 derece güneşin altından alınıp, gölgeye taşınması gerekiyor.
Bu yüzden çevrede oturan tüm duyarlı vatandaşların bu insanlara destek vermesi önemli.
Çok ama çok önemli.
Yaşadığım köy bu konuda örgütlendi.
Hergün koordinasyon noktasına destek gidiyor.
Desteğe ihtiyaç var.
Çünkü bu savaş aynı anda zamanla yarış.
Yangın bölgesinden gelen istekleri en kısa zamanda gidermek çok önemli.
Şimdi gözyaşlarını silip, ayrımız gayrımız yoktur deyip, yaralara merhem olma zamanı.
El ele, omuz omuza olma zamanı.
Şartlar ne kadar zor olursa olsun, insanlar ne kadar kendilerini terk edilmiş hissederse etsin, birbirimize omuz vereceğiz ve bu dayanışma bu yangınları söndürecek.
Çünkü iş başa düştü.
Ve ortalık yangın yeri.
Matem tutmaya zaman yok.
Şimdi eli taşın altına sokma zamanı.
Sonunda "biz başardık" diyebilme zamanı.
Dün akşam bu inançla döndüm eve.
Moralsizliğin yerini umut aldı.
Çünkü sahada gördüğüm dayanışma kelimelerle anlatılacak gibi değil.
Göreceksiniz, bu halk bu dayanışmayla bu yangını söndürecek.
Ben buna inanıyorum.
Bu arada akşam televizyonu açtığımda yetkililer "uçakların yangına 1000 sorti yaptığını, 50'den fazla helikopterin söndürme çalışmalarına katıldığını" söyledi.
Doğrudur.
Ama ben Hisarönünde saatler boyu sadece birer kez iki helikopter gördüm, hiç uçak sesi duymadım.
Sanıyorum, gözlerimi ve kulaklarımı muayene ettirme zamanı geldi!

Sedat Kaya / [email protected]

Datçalı gençler, her köyden,her mahalleden ateşe koşuyor.
Dayanışma yaşatır.


O güzel yüreklerinizden öpüldünüz.


#haydidayanışmaya
#yangın
#yangınvar

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sedat Kaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?