Halet-i ruhiye...

Bugünlerde pek öyle oturup, uzun uzun bir konu üstüne düşünüp yazacak halim/havam yok hiç.

Zaten, ‘konu’nun dibine kadar içinde yaşıyoruz kaç gündür. (‘Kaç zamandır’ mı demeli?)

O an içimden ne geçiyorsa, onları yazıp paylaşmıştım bu süre zarfında, şimdi burada da onlardan birkaçını paylaşmak, durumu -ve halet-i ruhiyemi!- anlatmak açısından en doğrusu sanıyorum:

“Ormanlarımız yanıyor, ağaçlar, otlar, börtü böcek, kuşlar, hayvanlar yanıyor, ciğerlerimiz yanıyor, yüreklerimiz yanıyor, emanetlerimiz yanıyor, umutlarımız, hayallerimiz yanıyor...

Yakıyorlar, seyrediyorlar, geç kalıyorlar, yetersiz kalıyorlar, umursamıyorlar, ellerini ovuşturuyorlar, sırıtıyorlar...

Yok, olmaz bu, olmaz, olmaz...

Böyle olmaz!”

(29 Temmuz)

“Uzun süredir fazlasıyla dikkatimi çeken bir konuyu paylaşmak istiyorum izninizle:

Farkındasınız değil mi; mülteci akınları, orman yangınları, aile kavgaları, hesaplaşmaları vs, birçok konu hemen hevesle (hatta şehvetle!) ırkçılığa, ayrımcılığa, Türk-Kürt düşmanlığına bağlanmaya çalışılıyor 'kerameti kendinden menkul' birileri tarafından…

Durun yahu, ne oluyor, doğrusu neymiş, bir öğrenelim bakalım demeye kalmadan…

Her taraftan müthiş bir salvo!...

Dahası; uyduruk hikayeler, kulaktan dolma söylentiler, saçma sapan, nereden çıktığı belli olmayan videolar, fotoğraflar vs…

Evet, ne acılar çekildi, ne haksızlıklar yaşandı bu topraklarda, hepimiz biliyoruz…

Halen de yaşanmakta…

Ve böylesi kışkırtmaların kimlerin işine yarayacağını en çok, nerelerden yayıldıklarını, pompalandıklarını da tahmin edebiliyoruz az çok…

İşin garip tarafı; tümüyle karşıt görüşteki, konumdaki kişiler ve gruplar da, sanki birbirleriyle yarışırcasına, aynı konuyu aynı heyecan ve tutkuyla köpürtüyorlar da köpürtüyorlar. Ta ki, söylenecek tüm sözler söylenene, yapılacak tüm kavgalar yapılana ve edilecek tüm hakaretler edilene kadar!..

Sonra işin gerçek içyüzü çıkıyor ortaya, ama kimin umurunda, zaten çoktan unutulup gitmiş oluyor o mevzu…

Eh, beklenen fayda da (!) elde edildi işte, insanlar daha bir düşman oldu birbirine, artık önümüzdeki yeni fırsatlara (!) bakalım!..

Doğrusu hakkını vermek lazım, bu açıdan bakıldığında, gayet mümbit bir ülke burası!”

(31 Temmuz)

“Her yer cayır cayır yanıyor. İnsanlar, hayvanlar, bitkiler kavrularak ölüyor. Can pazarı yaşanmakta. Çaresizlik, umutsuzluk, perişanlık, gözyaşı...

Ve gelip kafana çay atıyor birileri!..

Bitti. Bu kadar.”

(1 Ağustos)

“Bir taraftan söndürülemeyen, sürekli genişleyen, farklı farklı yerlerde pıtrak gibi bitiveren yangınlar...

Bir taraftan ortalığa saçılan videolar, fotoğraflar; silahlı çatışma görüntüleri, galeyana gelmiş topluluklar, linç girişimleri vesaire...

Öte taraftan çaresizlik içinde koşuşturan, bir şeyler yapmaya çalışan, ama ne yazık ki elinden çok az şey gelen insanlar...

Ölen, kavrulan ağaçlar, bitkiler, hayvanlar, börtü böcek...

Yok olan, kapkara kömüre dönen bir doğa...

Olmayan yangın söndürme uçakları, reddedilen yurtdışı yardım teklifleri, ihanetle suçlanan imdat çağrıları, bilinçsizlik, koordinasyonsuzluk, sorumsuzluk, yönetemeyiş...

Datça'da gece gündüz tetikteyiz en ufak bir duman dahi çıkmaması için. Elimizden geldiğince yardım etmeye çalışıyoruz etrafımızdaki cansiperane yangın mücadelesine...

Ve şimdi Hisarönü'nden Datça'ya doğru yaklaşmakta olduğu haberleri geliyor yangının...

Uzun günler ve geceler bekliyor hepimizi. Kolayına kurtulamayacağız bu cehennemden, öyle görünüyor.”

(2 Ağustos)

“Ulan, 21. yüzyıldayız, öyle böyle bir devlet geleneği olan, az çok imkanlara sahip bir ülkeyiz, milletiz. Lafa gelince itibardan tasarruf olmaz diye gerim gerim geriniyoruz...

Ve (tam da bu yüzden, böyle olduğumuz için!) bir sürü konuda 'Müstahak, hak ettiğimiz yer neresiyse oradayız' falan demek mümkündür belki...

Ama kardeşim, yanıyoruz yahu, yanıyoruz işte, bildiğin yangın bu, nasıl söndürülür, ne yapmak, nasıl önlemler almak lazım, binlerce yıldır bilinen şeyler, öğrenemedik mi hâlâ?..

Evet, bir noktadan sonra müdahale etmek çok zor, imkansız hatta, onu da biliyoruz...

Ama niye getirdin o noktaya?.. Eninde sonunda bu durumla karşılaşacağını bilmiyor muydun, kimse söylemedi mi her yaz böyle bir risk olduğunu, önlem almak gerektiğini, küresel ısınmayı, gün be gün daha da kuraklaştığını bu toprakların ve saire?..

Şimdi kim getirecek onca ağacı, hayvanı, kuşu, otu, çiçeği, börtü böceği geriye?..

O insanların acılarının, kaybettiklerinin, terkettiklerinin, umutlarının, geleceklerinin bedelini kim, nasıl ödeyecek?..

Bu yangınlar öyle bir ayna tuttu ki yüzümüze...

Çok kötüyüm, suçlu hissediyorum kendimi, elimden gelenler o kadar sınırlı ve yetersiz ki, utanıyorum, yerin en dibindeyim şu an...

Yazıklar olsun bana!..

Yazıklar olsun bana!..”

(2 Ağustos)

“Bazen söylenecek o kadar, ama o kadar çok söz birikir ki...

Susmak, hiç konuşmamak gelir insanın içinden...

Hiçbir şey izlememek, dinlememek, okumamak, yazmamak...

Bir sürü şey üst üste geldi, geliyor bu sıralar...

Çok ağır, kaldıramıyorsunuz...

Öte yandan, görmezlikten gelemezsiniz, mecbursunuz, gücünüz yettiğince, olanaklarınız elverdiğince bir şeyler yapmaya çabalıyorsunuz...

Fakat yetmiyor, yetişemiyor, çaresiz kalıyor insan...

Kalbi sıkışıyor, içi parçalanıyor, beyni uyuşuyor, ağlıyor, feryat ediyor...

Öyle işte...

Bugünlerde geçecek...

Geçmeli.

"Güzel günler göreceğiz çocuklar!"”

(3 Ağustos)

Murat Hiçyılmaz / [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Murat Hiçyılmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?