Anneyle Kızı

ANNEYLE KIZI (*)

İfadesel anlam olgusal anlamdan salt benzetme yoluyla değil, aynı zamanda “empati” yoluyla algılanmış olmasından ayrılır! Daha basit bir deyişle, ifadesel anlamı kavrayabilmek için, bir de “duyarlılık” gerekmektedir. Fakat duyarlık, günlük pratik deneyimlerin dışında sanılan bir özellik değildir. Alıştığım bir duyarlıktır, doğal niteliktedir. Bu nedenle, pratik deneyimlerim alanına girer, insanı bir robot olarak tanımlamak mümkün olmadığına göre, pratik deneyimlerle elde edilen ve herkese ortak olan bir duyarlığı da kabul etmek zorundayız…

“… Bilirsin geçtiğin zorlu yaşamın basamaklarını… Her şeyi bilirken hiçbir şeyi bilememenin noktasındayım. Karanlık, o günden bir miras gibi kaldı bana bu durum. Bir anda kırk iki yılım karanlığa gömüldü. Yaşayan bir ceset gibi dolaşıyorum bugünlerde. Hatırlamak istemiyorum! Gürültülü bir kavganın kalanısın bana. Şimdi o kavganın adına ne dersen de. İçindeyiz, yaşıyor muyuz delirircesine bilemiyorum. Sonsuz cehenneme benzer günler birbirinin tekrarında… Şimdi, dilimde parlıyor geceden kalmış bir şarkı. İnsan nasıl yaşıyor kendi ölümünü beklerken? Çürümek işte bu! Her gün yeni değil, her gün bugün ölecek miyim diye uyanmak! Korkuyorum! Artık korkuyorum uyanmaktan. Geceden bir tüy gibi düştüğüm yatağımda öylece kalmak istiyorum. Öylece asırlarca…” (sy. 23) – (**).

Ülkece çok ağır bunalımlar silsilesinde debelenmemiz, geçmişimizde, yılları işgal etmiş kültürsüzleşme uykusunun karabasan kısmı değilse nedir? Nedir bir yazara “… Her şeyi bilirken hiçbir şeyi bilememenin noktasındayım…” (**) dedirten ve sordurtan koşullar…

Düşünüyorum da, bu ülke, bu insanlar böylesi alacakaranlık zamanları hak etmedi. Suçlu, kendini yok etmekte zorlanan sistemdir. Kir ve kan bataklığı en belirgin kanıtı! Artık kaçınılmaz sona yaklaşmışlığın… Çünkü yazar ‘Savak’, “… Bir tür trajik zamanların ritmi…” olarak gördüğü türevlerini anlatmıştır, bu oylumlu çalışmasında… Ve bu tür anlatımlarıyla, adeta, kesin ve koyu bir çizgiyle betimlemekte uzamı… Yaşamı güzel kılacak gülümseyişten yoksun yerküre, şiddetin ve yarınsızlığın kölesi edilmiş kitleler nezdinde.

Bazen bir veya birkaç satırı ve bazen de bir tek sözcüğü yorumlamak, çok özel bir yöntem ve iç anlayış –belki de seziş – gerektirir. Alıntılanan, üst kısımda ki paragraf için; ölüm düşüncesi yaşamcıl değil, tazelik, dinçlik, körpelik içermiyor desem, kolaycı yorum yapmış olmam umarım. Şu naçiz kalemin, başka yüksündüğü metni ne ki?

Net izlenimler ekiyor ‘Savak’ın ‘Anneyle Kızı’ kitabı… Kutlarım.

(*) ; Kitabın ismi

(**) ; Kitaptan alıntı paragraf

www. haberhurriyeti.com  / Mustafa Gökcek

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Gökçek - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.

01

Neval Savak - İnsanın başkasında kendine rastlaması ne güzel... Çok teşekkür ederim kıymetli emeğinize.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 30 Temmuz 09:37


İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?