Gülüşleri kaldı yadigar

İki kaliteli, neşeli, sevecen, babacan insan evladı.
İnsanların genelde kaybettikten sonra değerleri fark edilir.
Övgüler düzülür, o zaman.
Salla sallayabildiğin kadar.
Yaşarken yüzüne söyleseydin ya.
Ama iş işten geçmiştir.
Geçmiş olsun.
Yaşamın, hayatın sonsuz olmadığı bilindiği halde.
İşimiz pamuk ipliğine bağlı işte.
Anlasanıza.
Öyle kalp kırmaya da 'ben haklıyım', 'ben bilirim', 'ben doğru yoldayım' aymazlığına girip, yaşarken yolları ayırmaya hiç gerek yok.
Sen sensin, o da o.
O kadar.
Kabul etsen iyi olur, yaşam bitmeden.

İçin öyle bir cız eder ki.
Asıl sana rahmet olsun.
Gitmişsin haberin yok.
***
İki hakem.
İkisini de o, bu demeden doya doya yaşadım.
Anı yaşadım.
İyi ki de yaşamışım.
İkisiyle de maça çıktım, yolculuk yaptım.
***
Onursal Uraz, Dr.Yıldıray Aslan.
Aynı gün toprağa verdik.
Nasıl bir mukadderat.
Biri batıdan, biri güneydoğudan.
Mesafeler uzak, yönler ters olsa da.
Gönüller öyle bir ki.
***

Onursal Uraz hocamla İzmir'de aynı zaman diliminde hakemlik yapabilme, aynı tartan pistte antrenman yapma, aynı masada oturma, aynı sahada görev yapma, onuruna eriştim.
Harika sesi, hitabet yeteneği vardı.
Asıl öyle bir fıkra anlatışı, futbolcu iken, hakemlikte anıları vardı ki.
Bir de anlatsın, gülmekten sandalyeden düşerdiniz.
Maça kalmış 15 dakika, gerilmişim.
Saha yangın yeri.
Bir fıkra anlatır kahkahalar yükselir soyunma odamızdan, emniyet şaşkın bakakalır.
File kontrolü yağarken bile hala gülerdim.
Gülmek, tebessüm etmek.
Maçı küçümsemek değil.
Dik duruşmuş, anladım.
***

Yıldıray Aslan kardeşimle de.
1997 yılında Diyarbakır 600 Yataklı Asker Hastanesi'nde vatan görevimi yaparken tanıştım.
'Hakemlik yapma, dondur' dediler, dinlemedim tabii ki de.
Gittim, çatır çatır hakemlik yaptım.
Bir maçımız var.
Sahadan zor çıktık, odadan çıktık, stattan zor çıktık, hatta kentten zor çıktık.
Cam parçaları tependen yağarken, eğ başını sadece.
Dik durmana gerek yok.
Bi'şey de olmadı.
Mahçup oldu sanki bizim Yıldıray, misafiriz ya.
Alışkınız, bizim oralarda da oluyor böyle şeyler.
Deyince, rahatlamıştı.
Ağlayarak döndüm Diyarbakır'dan.
Hayatımın en güzel 14 ayı geçti, desem.
Valla yalan, abartma olmaz.
Güzel günler yaşadım Yıldıray kardeşimle.
Birbirimize yan gözle bakmadan.
Ayrı gayrı yok ki.
İyi ki de yaşamışız.
***
Hatıralarda kaldı, her şey.
Saygıyla, şükranla, rahmetle.
İki güzel adam, melek oldu uçup gitti.
Bir gün bir yerlerde buluşma ümidiyle.
Gülüşleri kaldı, yadigâr.
Hoşça kal.

www.haberhürriyeti.com / Metin AYDINOĞLU / [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Metin Aydınoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?