Bugün Bayram, Erken Kalkın Çocuklar

Bayram sözcüğü mutlulukla, çocukların coşkusuyla eşdeğerdir benim için. Hatta bayram=çocuktur. Bütün aileler, bayramlarda çocuklarını mutlu etmek için seferber olur. Bütün masraflarını kısar onlara yeni birşeyler almak için olağanüstü çaba sarfederler. Babanın-annenin giysileri de eskimiştir ama ‘’olsun’’ derler. Allah imkân verirse yenisini alacaklarını söylerler, ama çocuklar için hiçbir mazeret gelmez akıllarına. Bütün gayretleri bayram sabahında çocuklarını mutlu görmektir.Onların dudaklarındaki bir tebessüm dünyalara değer.

Rahmetli babamın sürekli tekrarladığı dörtlüğü hatırlarım.

Bayram gelmiş neyime,

Kan damlar yüreğime

Cepte metelik nanay

Şinanay da aslanım şinanay…

Eh, sonu şinanayla bittiğine göre, ‘’Herkese hediye’’ nin formülü bulunmuş demekti. Helal olsun geçim profesörü babama benim. Nasıl helal olsun demeyim. Düşünün 1,2,3 değil, tam 7 çocuk. Hediyede birini atlasanız kıyamet kopar. Borç-harç her bayram herkesin yüzü güler…

Bir de Barış Manço’nun ‘’ Bugün Bayram Çocuklar’’ını mırıldanır bulurum kendimi.

Bugün bayram

Erken kalkın çocuklar

Giyelim en güzel giysileri

Elimizde taze kır çiçekleri

Üzmeyelim bugün annemizi

Sen yaz geceleri

Yıldızlar içinde arasıra

Bize göz kırparsın

Sen soğuk günlerde

Kalbimi ısıtan en sıcak anısın

Bugün bayram.

Çabuk olun çocuklar

Annemiz bugün bizi bekler

Bayramlarda hüzünlenir melekler

Gönül alır bu güzel çiçekler…

NERDE O ESKİ BAYRAMLAR…

Yaşı 50’nin üstünde olanların da , eski bayramlar özlemleri hiç bitmez.Bayram yorumu için ağızlarını açtıklarında söyledikleri ilk söz ‘’Ahhh nerde o eski bayramlar !’’ olur. Gerçi ben de özlemiyor değilim, eski bayramları. Ne coşkulu kutlamalar olurdu. Merkezi yerlere eğlence çadırları kurulur, çeşitli eğlenceler düzenlenirdi.

Kurban bayramında ilk gün kurban telaşı olurdu. Birgün önceden kasaplarla anlaşılır, aileler sıraya girer, kurbanlığı aldığınız kasaplarda önceliğiniz olurdu. Bayram namazından sonra hızlıca kahvaltı yapılır, eğer kurban yetişmişse, sofranın ortasında kavurmaya da yer açılırdı.

Bayramın ikinci gününden itibaren erkek çocuklar serbestti. Kızlar evde misafirler için hizmet sırasına girer, izinli olanlar akraba ve komşulara bayramlaşmaya giderdi. Küçüklerde para ve çikolata ikram edenlerin öncelikli oldukları malum. Yaşlılar güzel sözlerle karşılayıp, uğurladıklarından onların da önceliği vardı. Ah ne tatlı sözleri vardı Hacı Teyzenin:

Aman kimler gelmiş ! Benim kuzularım. Ceylan gözlülerim Kurban olurum sizi yaradana verene. Sabahtan beri sizin yolunuzu gözlüyorum. Sizin sevdiğiniz tatlılardan da yaptım. Canlarım benim.

Ayrılırken de benzer sözler ve dualarla uğurlanırdı çocuklar. Onlara büyük insan muamelesi yapıp, gönlünü alan Hacı Teyze, giderken ayrıca içlerine lokum doldurduğu mendille yolcu eder, ‘Yine gelin’ demeyi de ihmal etmezdi.

Sokaklar cıvıl cıvıl çocuk sesleriyle dolar; çocuklar dahil, kimse kimseyi kırmamak için azami özeni gösterirdi.

Ahh eski bayramlar… Keşke imkân olsa da eski bayramlara gidebilsek . Namerdim geri dönersem…

Oğuzhan KAVAKLI / [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Oğuzhan Kavaklı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?