Dördüncü Yargı Paketi'nde neler bulunuyor?

DÖRDÜNCÜ YARGI PAKETİNDE NELER BULUNMAKTADIR?

Geçtiğimiz haftalarda, “Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” teklifinin, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaştığını yazmış idik.

Bu hafta da, dördüncü yargı paketi olarak bilinen Ceza Muhakemeleri Kanunu ve bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına Dair Kanun teklifi, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaştı.

TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaşan dördüncü yargı paketinde neler bulunmaktadır?

1- Kadına karşı şiddet eylemleriyle daha etkin mücadele edilmesi ve caydırıcılığın sağlanması amacıyla eşe karşı işlenen suçlar, ‘nitelikli suçlar’ kapsamına alınarak ceza artırımı söz konusu olacaktır.

Bu hüküm boşanmış eşleri de kapsayacaktır.

2- Sulh Ceza Hakimliklerinin verdiği tutuklama ve adli kontrol kararları için itiraz başvurusu, ‘dikey denetleme’ çerçevesinde yapılacaktır.

Yani, Sulh Ceza Hakimliğinin tutuklama ve adli kontrole ilişkin verdiği karara karşı itirazlar “Asliye Ceza Mahkemesince” incelenecektir.

3- Bilişim suçları ile banka ve kredi kartlarına ilişkin suçlarda mağdurun oturduğu yer mahkemesi de yetkili olacaktır.

Bu düzenlemenin amacı, kredi kartıyla işlenen dolandırıcılık suçlarında dolandırıcının sabit bir yerinin bulunmaması ve bu sebeple verilen ‘takipsizlik’ kararlarının önüne geçilmek istenmesidir.

4- Tebligatlar, dosyada varsa tüm taraflara ayrıca telefon, telgraf, e-posta gibi yollarla da bildirilecektir.

5- İfadesi alınmak üzere mesai saatleri dışında yakalanan kişi, belirlenen tarihte yargı mercii önünde bulunmayı kabul ederse, cumhuriyet savcısının emri ile serbest bırakılabilecektir. Kişi taahhüdünü yerine getirip yargı merciine gitmezse de 1.000,00 TL idari para cezası verilecektir.

6- Tutuklama kararlarında adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağını gösteren deliller somut olayda gösterilecek ve kararda yer alacaktır.

7- Mevcut kanunumuzda tutuklama tedbiri bakımından belirlenmiş olan katalog suçlarda tutuklama, "kuvvetli suç şüphesinin somut delillere dayandırılması halinde” mümkün olabilecektir.

Yani, tutuklama tedbiri için, kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin varlığına ihtiyaç duyulmaktadır.

8- Konutu terk etmeme suretiyle uygulanan adli kontrol tedbirinde, konuttaki her 2 gün, cezanın mahsubunda 1 gün olarak dikkate alınacaktır.

9- Adli kontrol tedbirinin zamansal üstün sınırları belirlenerek, gerekliliği de belirli aralıklarla resen denetlenecektir.

Şöyle ki;

Şüpheli veya sanığın Adli Kontrol yükümlülüğünün devam edip etmemesine en geç 4 ayda bir, soruşturma evresinde Cumhuriyet Savcısının talebi üzerine sulh ceza hakimi, kovuşturma evresinde ise resen mahkemece karar verilecektir.

Adli Kontrol altında geçecek süre;

- Ağır ceza mahkemesinin görev alanına girmeyen işlerde en çok 2 yıl olarak belirlenmiştir. Bu süre zorunlu hallerde gerekçesi gösterilerek bir yıl daha uzatılabilir.

- Ağır Ceza Mahkemesinin görev alanına giren işlerde ise Adli Kontrol süresi en çok 3 yıl olacaktır. Bu süre zorunlu hallerde gerekçesi de gösterilerek uzatılabilecektir.

Uzatma süresi de toplamda 3 yılı geçemeyecektir.

Terör suçlarında ise bu uzatma süresi en çok 4 yıl olacaktır.

Bu düzenlemede yer alan süreler çocuklar bakımından yarı oranında uygulanacaktır.

10- KYOK’ta olduğu gibi kesinleşen beraat kararlarında da tespit ve dinlemeye ilişkin kayıtlar yok edilecektir.

11- İddianamede, suç delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyecektir.

12- Mağdur veya şikayetçiye dosya ile ilgili mahkemenin çağrı kağıdının yanı sıra iddianame de gönderilecektir.

13- Seri muhakeme usulü, Cumhuriyet savcısının yürüttüğü soruşturma sonunda bazı suçlarda kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde, şüphelinin müdafii huzurunda bu yargılama usulünü kabul etmesi şartıyla, savcılığın suçun cezasına yarı oranında indirim uygulamak suretiyle belirlediği yaptırımın mahkeme tarafından denetlenerek hüküm kurulması sureti ile vücut bulan yargılama usulüdür.

Önceki mevzuatlarımızda bulunmayan zincirleme suçlar da seri muhakeme usulü kapsamına alınmıştır.

14- Duruşma günü belirlendikten sonra artık basit yargılama usulü uygulanamayacaktır.

15- İdareye yapılan başvurularda, idarenin 60 gün olan yanıt verme süresi, 30 güne indirilmiştir.

Ancak hali hazırda da mevcut olan “vatandaşların idareye başvurmak için 60 günlük süreye sahip olmaları” hükmünde herhangi bir değişiklik yapılmamıştır.

16- Kovid-19 salgını sebebiyle açık ceza infaz kurumlarında bulunanlarla, kapalı ceza infaz kurumunda olup da açık ceza infaz kurumlarına ayrılmaya hak kazanan hükümlülerin, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infazına karar verilen hükümlüler ve denetimli serbestlik tedbirinden yararlanan hükümlülerin izinli sayılmalarına ilişkin 31 Temmuz’da sona erecek olan süre, salgının devam etmesi halinde, Sağlık Bakanlığının önerisi üzerine Adalet Bakanlığı tarafından her defasında 2 ayı geçmemek üzere 2 kez daha uygulanabilecektir.

Böylelikle salgının sürmesi durumunda Kovid-19 izin süresinin en fazla 30 Kasım 2021'e kadar uzatılabilmesi öngörülmektedir.

Av. Çiler Nazife Koşar

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Çiler Nazife KOŞAR - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?