Türkiye’ye cami de gerek, okul da? Amma…

Türkiye’de kaç okul var?

67 bin…

Kaç hastane var?

1220…

Kaç sağlık ocağı var:

6 bin 300…

Peki kaç cami var?

85 bin…

Her 60 bin kişiye 1 hastane düşerken, 350 kişiye 1 cami düşüyor.

Sizce bu normal mi?

* * *

Türkiye’de kaç doktor var?

77 bin…

Peki kaç din görevlisi var?

90 bin…

Türkiye’de her 900 kişiye bir doktor düşerken, her 780 kişiye bir din görevlisi düşüyor.

Türkiye’nin öğretmen açığı ise 200 bin…

Sizce bu tablo sizi düşündürüyor mu?

* * *

Türkiye’nin kaç kentinde devlet tiyatrosu var?

13…

Kaç kentte kuran kursu var?

81…

Bu kursların toplam sayısı kaç?

3852…

Bu size, Türkiye’nin bir başka ama düşündürücü gerçeğini yüzümüze vurmuyor mu?

* * *

Türkiye’de 1 opera derneği var; 11 bale, 10 heykel, 18 resim, 18 sinema, 38 tiyatro derneği var.

Peki kaç tane “cami yaptırma derneği” var?

35 bin…

Bu, ülkemizin sosyal ve kültürel örgütlenme açısından nerede olduğumuzun göstergesi değil mi?

* * *

Sadece Sünnileri temsil eden Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bütçesi ne kadar?

Google amcaya herkes sorabilir.

Alacağınız yanıt aynen şöyle olacak:

“Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesi bu yıl 1 milyar 458 milyon artışla 7 bakanlık ve 13 başkanlığın bütçesini geride bıraktı. Diyanet İşleri Başkanlığı için 2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi’nden ayrılan ödenek 12 milyar 977 milyon TL. “Geçen yıl 11 milyar 519 milyon 609 bin olan Diyanet’in bütçesi 2021 yılı için 1 milyar 458 milyon TL artış gösterdi.”

Tartışmamız son ermiştir beyler…

Dağılabilirsiniz…

Sezai Bayar / [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sezai Bayar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.

02

Abdurrahim Çokgüngör - 1*Son iki yüz yılda moda yönetim demokrasi değil mi? Yani halk idaresi. Yani kararı halk verir seçilen yönetici de onu uygular. Değil mi? Din de de bu böyledir. Kur’an’ın dünya işleri için halka sorulması ve meclis ile şurayı emreder. Türklerin bu topraklarda var olduğu zaman boyunca mabetleri oran verirsek yüzde 90’ını halk yaptırmıştır. Yani halk toplu kılınması emredilen namazın ifası için cami veya mescit yaptırmış. Devlet değil. Camiler aynı zamanda diğer bir çok alanda toplanma mekanlarıdır. Yani yalnız ibadet yapılmaz sohbetten tutun dini eğitime ve diğer eğitimin ve hastalık ve yardım konularının ele alındığı mekanlarıdır. Cami zaten adı üstünde toplayan demek. Bütün hayırlı işler için toplar. Bu arada verdiğiniz rakamda bulunan cami ile mescitleri ayır etmek lazım. Mescitler daha küçüktür ve köylerdeki ibadet mekanlarını çoğu mescittir. 50-100 kişilik falan. Şimdi bu ülkede gazino var mı var, meyhane var mı var, eğlence yerleri var mı var. Lokaller var mı var. Diskolar var mı var. Sinema salonları var mı var. Bunların hiç birini devlet yaptırmaz. Camileri de. Hastane, okul, kütüphane yaptırmak kamuya aittir ve imkan ve ihtiyaca göre. Şimdi devletimizin son yüzyılda imkansızlıklar veya başka sebeplerle imar değil var olma mücadelesi verdi. İşte bu hengamede ne oldu? Şimdi ben fikrimi söylersem bir yerli olarak değerim yok. O zaman hayran olduğumuz ve katılmak için can attığımız batılı yöneticilerin görüşlerini vereyim.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 30 Haziran 01:39
01

Abdurrahim Çokgüngör - 2*Yıl 2000 31 Temmuz. Avrupa Birliği Komisyonu’nun genişlemeden sorumla Komiseri Günter Verheugen Ankara’yı ziyaret sırasında Radikal’den Neşe Düzel’e röportaj verir. Güzel ülkemiz için Verheugen’in tesbiti: “Ankara’nın doğusu 18. Yüzyıldan kalma” Bir yıl sonra 21 Mayıs günü DHA mahreçli çıkan bir haber. Almanya’nın Ankara Büyükelçisi Dr. Rudolf Schmidt’in Doğu Anadolu gezisi sırasında en çok dikkati çeken şey görkemli camiler olur ve sizin gibi tepki verir. Der ki: “Bu camileri devlet mi yaptırıyor?” Cevap “Halk yaptırıyor” deyince “Peki bu kadar güzel ve pahalı camileri yaptıran insanlar niçin fakir?” Evet bu fakir halk niçin cami yaptırıyor. Ve sizi kızdırıyor. Ve Alman elçisinin garibine gidiyor. Çünkü bu toprakların Türleşmesinin sırrı bu cami ve mescitlerde yatar. Kahraman asker kılıcı ile kapıyı açar manevi gönüllüler ise Türkleştirir. 1071’den beri bu böyle. Halk bunu bildiği için camileri varlık sebebi görerek ikincisi ve daha önemlisi imandan sonra en büyük hakikatin namaz olması sebebiyle. Ben bir Anadolu çocuğu olarak sizi eleştirmedim tabloyu çizdim. Bir de hatırlatayım tarih boyunca Türklerin Anadolu’dan kovulması için tam tamına 100 plan yapılmış. Bunu bir Romen diplomat kitaplaştırmış. 100 plana karşı bir cami. Kazanan kim? Küçük bir hatırlatma: Alman diplomatların Doğu Anadolu ile ilgilenmelerinin sebebini bilir misiniz? Örnek Almanların tarihi 5B planı (B’ler Berlin dahil Bağdat’a kadar uzanan yolun üzerindeki 5 B baş harfli şehir). Öyle ki bu zamanda bile ölmemiş. Yıl 1986. Özal’a Almanya’nın teklifi “Doğu Anadolu’yu bırakın sizi AB’ye hemen alalım” İşte bu topraklara göz koyanların gözüne batan camilerin bir başka değeri.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 30 Haziran 01:35


İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?