Bağdakini kovmak diye buna denir

18 Haziran'da çok zor bir gün geçirdim. Onun hakkında yazacaktım ama bu sabah Bakan Süleyman Soylu’nun talihsiz bile diyemeyeceğim açıklamasını okuyunca önce bu açıklama hakkında bir şeyler yazmak istedim. Öfkeme hakim olup canım babamın tavsiyelerine uyarak yazabilecek miyim ben de merak ediyorum?

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Polis Bakım ve Yardım Sandığı (POLSAN) Olağan Genel Kurulu toplantısında ‘’Biz size güveniyoruz, milletimiz size güveniyor ve gelecek nesillerimiz size güveniyor. Elin adamlarını sevindirmeyelim. Onun için hangi meslek grubu bir çalışıyorsa, güvenlikle ilgili meslek grupları onun 24 katı çalışmak zorundadır. Polislik bir maaş mesleği değildir, kim öyle düşünüyorsa 1 dakika durmasın. Polis mesleğinin ücreti millet sevgisidir. Ederi bayrak sevgisidir. Kimsenin elini ovuşturmaya fırsat veremeyiz.’’ demiş. Üstelik polisin zorla üye yapıldığı, maaşından kesilen para ile ayakta duran bir yardım sandığı toplantısında etmiş bu lafları. Yani orada içtiği su bile polisin parası ile alınan bir genel kurulda. Şimdiye kadar polis ile ilgili hiçbir yerde göremediğim Süleyman Soylu POLSAN Genel Kurulunda , polise gözdağı vermek için mi yoksa polise yanınızdayım demek için mi bulunmuş onu da merak ediyorum.

‘’Biz size güveniyoruz, milletimiz size güveniyor ve gelecek nesillerimiz size güveniyor. Elin adamlarını sevindirmeyelim.’’

Sizi bilmem ama biz gerçekten polisimize güveniyoruz. Ancak sizin burada bahsettiğiz ‘’elin adamları’’ kim acaba? Polis 3600 ek gösterge hakkını isteyince sevinecek olan elin adamları kimlerdir? Üstelik hakkını isteyip de alana kim neden üzülsün ki?

Ve şu tezdeki akıl almazlığa bir bakar mısınız? ‘’hangi meslek grubu bir çalışıyorsa, güvenlikle ilgili meslek grupları onun 24 katı çalışmak zorundadır’’

Nereden kaynaklanıyor bu zorunluluk acaba? Hiç kimse ama hiç kimse aldığı maaşla orantılı olarak ve de insan haklarına dayanarak ne 5 katı ne 24 katı çalışmak zorundadır.. Böyle bir dayatmanın bir bakandan, üstelik polisten sorumlu bir bakandan gelmesi tarif edilemez bir durumdur. Ya da ‘’ben polis için bugüne kadar ne yaptım da onlardan bunu istiyorum’’diye düşünmeliydi bu lafı söyleyen kişi...

Ve devam ediyor ‘’Polislik bir maaş mesleği değildir, kim öyle düşünüyorsa 1 dakika durmasın.’’

Emniyet Genel Müdürü Mehmet Aktaş da bu bahsettiğiniz gruba dahil mi yoksa polis olmadığı halde Emniyet Genel Müdürü olması çift maaş almasında bir sakınca yaratmıyor mu? Ya da 5 ayrı yerden maaş ve huzur hakkı alıp aylık geliri 176 Bin TL'yi bulan bürokratlar mesela bunları millet sevmiyor mu bunların bayrak sevgileri yok mu? Ne dersiniz?

İnanın bana ben sizden daha çok polis tanıyorumdur. Sizin sadece gerektiği zaman alınlarından öperken muhatap olduğunuz poliscanlarla, ben her zaman üstelik seve seve muhatap oluyorum. Hiç birisinin, ama hiç birisinin derdi para değil. Çünkü onlar paraya kul olmayacak kadar şerefli ve namuslu insanlar, fazlasında gözleri yok. Eğer bahsettiğiniz konu 3600 ek gösterge ise, 3600 ek gösterge HAKtır. Ve hiç kimse ama hiç kimse devletin polisine hak istiyor diye kapıyı gösteremez. 1 dakika bile durmaması gerekenler de namus sözü verip, sözünden dönenlerdir.

‘’ Polis mesleğinin ücreti millet sevgisidir.’’

Süleyman Soylu sizin anlamadığınız sanırım maddi ve manevi değerler arasındaki fark. Millet ve bayrak sevgisi manevi değerdir. Polisin, halkın sevgisi ile ev kirası ve fatura ödeyebileceğini sanmıyorsunuzdur değil mi? O zaman bu manevi değerdir. Yani manevi değerler eğer makam sahibi değilseniz, yediğiniz önünüzde yemediğiniz arkanızda değilse pek işe yaramıyor anca dayanma gücü veriyor. Bu konuşmada akla uymayan cümlelerden biri de ‘’Kimsenin elini ovuşturmaya fırsat veremeyiz’’ cümlesi olmuş. ‘’El ovuşturma’’ deyimini sanırım TDK değil sokak argosu anlamında kullandınız. Eğer öyle ise ‘’oh oh gelsin paracıklar’’ diyen polisler değil, çifter maaş alanlardır ki bu deyimi kullanmak pek hoş olmamış o çift maaş alanlara karşı.

‘’Ederi bayrak sevgisidir.’’ Evet ederi bayrak sevgisi bu yüzden gururla her gün göğüslerinde taşıyorlar o bayrağı. Ama ne yazık ki, ne yazık ki kendilerini anlamayanların, dertlerini dinlemeyenlerin, sorunlarını görmezden gelenlerin, yere batasıca egolarını tatmin için uyguladıkları psikolojik şiddete dayanamayıp yine o göğüslerinde taşıdıkları bayrak ile canlarına kıyıyorlar. Millet bayrak edebiyatı yapmadan önce bu konuyu da düşünmenizi tavsiye ederim.

Ama sizin konunuz can değil para olunca, bu konuya ne kadar hakimsiniz bilemiyorum tabii ki ama bilin ki hiç bir polisin derdi, hiç bir zaman para olmadı. Çünkü bu zamanda inanın parası için bile yapmayacağı meslek grupları arasında polislik. Nedeni merak edenler bir sonraki yazıyı bekleyecek. Çok uzun yazmayalım ki öfkemize yenik düşüp kendimize de başkasına da yakıştıramadığımız üslup kullanmayalım.

Bir sonraki yazımda ve sonraki yazılarımda ana konu, poliscanların cebindeki para ile değil, canları ile ilgilenen bir insan evladı çıkar belki diye polis intiharları olacak.

Can gazilerimi yürek yangınım şehitlerimi can babamı sevgi saygı ve minnetle anıyorum.

Beyhan Kozanoğlu Biçkin[email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Beyhan Biçkin Kozanoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?