Perşembenin Öyküsü: Konuşkan

Perşembenin Öyküsü: KONUŞKAN

HER KONUDA

- Sevgili izleyicilerim... Konuşkan’ın Sen De Salla söyleşisine hoşgeldiniz… Konuklarım da hoşgeldi… Bu haftanın konusu: “Bülbül ve cırcır böceği. Hangisi daha güzel öter?”.

Bu soru yıllardır bilim dünyasını uğraştırıyor. İkiye bölünmüş gibi. Cırcırcılar ve bülbülcüler… Önce cırcırdan ve bülbülden söz etmeliyim…

Bülbül güzel sesli ötücü kuşlarından. Sinekkapangiller ailesinin bir türü.

Dallardan çok, yerde sıçrayıp dolaşır. Erkek bülbüller gece sabaha kadar öter. Neden derseniz yanıtı basit. Dişileri çağırırlar…

Eşleşirler. Sonra çerden çöpten yuva yaparlar. Kuluçka süresi 14 gün. Erkek bas baritondan başlayıp her tonda uzun uzun öter. 200 farklı anlatımdan oluşan son derece çeşitli ve karmaşık melodiler söyler.

Ve bülbül dişisini eğlendirmek için öter. Yetmez gündüzleri dişinin yerine birkaç saat kuluçkaya yatar. Bayan izleyicilerimin şöyle dediğini duyar gibiyim. “Ne özverili erkekler var”. Mayıs sonuna doğru ötmeyi bırakır. “İş bitti, şarkı gitti!” demeyelim.

Yalnızca erkekler şarkı söyler. Şarkı söylemenin temel amacı, çiftleşme mevsiminde dişileri çekmektir.

Geceleri daha fazla öter. Ötüşlerinde hiç bir ses diğerine benzemez.

Bülbül, eşini çağırdığı zaman başka, korktuğu zaman başka, hiddetlendiği zaman başka çeşit öter. Bazen ötüşü hafiften başlar, gitgide şiddetlenir, sonra gene azalarak kaybolur. Ötüş aralarındaki kısa sessizlikler bu nağmelerin büyülü etkisini daha da fazlalaştırır.

Yaşlı erkek bülbüllerin ötüşleri gençlerinkinden daha da güzeldir. Genç bülbüller ötmesini bulundukları yerlerdeki kendi cinsinden olan yaşlılardan öğrenirler. Bazı yerlerdeki bülbüllerin daha güzel ötmelerinin, o civarda genç yavrulara örnek olan yaşlı bülbüllerin ustalıklarından ileri geldiği kabul edilir. Eğitim

Bülbülün sesi hüzünlü ve içlidir.

Ve cırcır! Cırcır böcekleri de güzel sesleri ile yaz akşamlarının vazgeçilmez seslerinden. Cırcır böceklerinin genellikle erkekleri öter. Dişileri çağırır. Bülbüller gibi. Güzel sesleri ve benzersiz görüntüleri ile gece kelebeği olarak nitelendirilir.

Sıra geldi konuklarımı tanıtmaya. Birbirinden değerli dört konuğum var.

İkisi bayan, ikisi bay dört profesör. Her birinin uzmanlık alanı ayrı. Ve dördü de birbiriyle kavgalı. Şöyle diyelim. Gemi batıyor. Tek sandal var. Binmezlerse gemiyle batacaklar. Okyanusun dibine! Binmezler!

Ancaaak… İkisi cırcırcı, ikisi bülbülcü olunca… Ve konu hangisi daha iyi ötüyor olunca… Buraya geldiler koşa koşa. Ancaaak…

Ancak bir araya getirmek için iki yıldır uğraştım. Tam gelecekler… Birer engelleri çıkıyordu…

Önce Profesör Bülbül. İnleyen Nağmeler Konvertuarı’nın Çile Bülbülüm Çile Bölümü’nden. 40 gün önce gelecek. Bildirdi telefonla. Rahatsızlanmış. Kaldırılmış Acil’e. Sonra işin aslını öğendim ben.

Akşam yemeğinden sonra televizyona gelecek. İçmiş hapını. Çıkmış evden. Binmiş taksiye. Akşam trafiği bildiğiniz gibi… Bilmediğinizi söylüyorum. Meğerse kabızlık hapıymış. Saygın Bülbül kabız mıymış? Değilmiş. Kabız olmayan içerse… Ne olur? Cırcır olur. Hapı yutmuş olur. Ve saygın Bülbül de… Arka koltuk batmış. Hem o durumda insan ancak acilen Acil’e acil acil gider. Cırcır cırcır Acil’e kadar…Mavi – beyaz hapı içmeliymiş… Renk körü müsünüz?

Ben çok güldüm. Saygın Bülbül cırcırcı olmanızın, cırcır olmanızla ilgisi yok. İzleyicilerim yanlış anlamasın. Ayrıntıları konuşma sırası gelince sizden alırız Profesör Bülbül.

İkinci konuğumu tanıtıyorum. Profesör İçer. Zıkkım Fakültesi’nin Fındık Fıstık Leblebi Bölümü’nden. 35 gün önce televizyona gelecek. Gelmesine iki saat kala eşinden bir telefon. “Rahatsızlandı. Acil’deyiz.”.

Sonradan öğrendiiim. Sen De Salla cumartesileri ya. Profesör İçer’in yurt dışından beklediği kargo gelmiş 16.30’da. Açmış paketi. Çıkarmış içindekileri. Bakmış… Bakmış… Bakmış…

Yerleştirmiş masanın üstüne. Bakmış… Bakmış… Bakmış… Gitmiş mutfağa. Dönmüş bir süre sonra elinde kahveyle. Oturmuş masaya. Bakmış… Bakmış… Bakmış… Masanın üstündekiler de kendine bakıyorlarmış gibi gelmiş. Onları kırmaması gerektiğini düşünmüş. Birer yudum alsa… Ne olurmuş…

Ne olmuş biliyor musunuz? 17.30’da eşi dönmüş. Bir bakmış! Eşi yerde. Hemen Acil’e! Meğer profesör bundan bir yudum, şundan bir yudum, ondan bir yudum diye diye gelmiş alkol komasının eşiğine. Şarap, rakı, bira, viski, vodka, kımız. Ayrıca Grappa’nın alkol oranı yüzde altmışlığından.

Bülbülcü profesör bülbül gibi içmiş anlayacağınız…

Üstelik profesör uluslararası Alkole Hayır Derneği’nin on yıldır başkanı. Düşünür müsünüz durumu? Ben çok güldüm. Ayrıntıları konuşma sırası gelince sizden alırız Profesör İçer.

Üçüncü konuğum Profesör Dördüncü. Şans Oyunları Fakültesi’nin Rulet Bölümü’nde. İki hafta önce buraya gelecek. Sabah bir telefon. Acil’e yatırmışlar. Ertesi gün akşama kadar gözlem altında tutulacakmış…

Sonradan öğrendiiim...

Profesör meğerse bir gün önce gitmiş 21.00’de yeni açılan kumarhaneye. Ama oturmuş pokere. Kazanıyormuş sürekli… Herkes “amma ballı adam”, “ulan bu ne şans” derken olmuş saat 21.30.

Başlamış kuşkulanmaya kumarhane müdürü… Açmışlar yeni deste. Almışlar incelemeye… Kazanıyormuş gene… 15 dakika sonra açmışlar yeni deste. Kazanıyormuş gene… Bir türlü anlayamıyorlarmış…

Kâğıtların işaretli olduğu düşünülmüş. Müdür kasasındaki kendi açılmamış destesini getirmiş. O desteyle de kazanıyor. Çağırmışlar polisleri. Polisler “kazanmak suç değil” demiş.

Ama müdür şikayetçi. Sonunda bir bahane bulmuş. Garson kız getirdiği limonatayı dökmüş üstüne. Çıkarmışlar üstünü temizlemek bahanesiyle salondan. Müdür şikayetçi. Çaresiz almış götürmüş polisler karakola. Sabah 10.00’nda yargıç karşısına. Hile hurda yok. Kartlar işaretli değil. Gözlükte de sorun yok. Tek suç sürekli kazanması. Yargıç da davayı düşürecek de… Gene de bir tutarlı gerekçe arıyor… En yakındaki kahveden açılmamış bir deste. Bulmuşlar üç de pokerci. Oynanan üç eli de kazanmış. Düşmüş dava.

Cırcırcı Rulet Profesörü’nün pokerde sürekli kazanması da çok ilginç. Ben çok güldüm. Ayrıntıları konuşma sırası gelince sizden alırız Profesör Dördüncü.

Ve sıra geldi son konuğumu tanıtmaya. Saygın Profesör Giyer. İçgiyim Fakültesi’nin Ayıp Kapatma Bölümü’nden. Her sözü yasa sayılıyor. Ve Bülbülcü. 45 gün önce aradı. Acil’deymiş. İç enerjsi, iç yakıtı çökmüş. Geçmiş olsun dedik. Konuşkan gene ertelendi.

Sonradan öğrendiiim...

Meğerse profesör bir gece önce gitmiş lokantaya arkadaşlarıyla. Söz arasında çok zengin olduğunu söylemiş. Bir saat kadar sonra komşusundan telefon gelmiş. Yandaki apartmanda yangın varmış. Dönmüş acele eve. Dönünceye kadar itfaiye söndürmüş büyümeden yangını. Girmiş eve.

Girmiş ama. Kapı aralık. Hırsız mı girdi, ben mi kapıyı çekmeden çıktım diye düşünürken. Yatak odasındaki dolapta kilitli bavulun çalındığını anlamış. Kırılamaz ve şifresi çözülemez bavulu açamazmış kimse.

Gitmiş polise. Anlatmış. Gelemeyeceğinin bahanesi olarak da Acil’deyim demiş.

Sevgili izleyenlerim dikkat eder misiniz? Olay bir gün önce oluyor. Ve ertesi gün bizi arıyor. Konuşkan’a gelemeyeceğim, Acil’deyim, diyor.

Ve sonradan öğrendiiim...

Kırmızı iç çamaşırları varmış bavulda. Kırmızıymış hepsi. Soracaksınız. Neden kırmızı? Neden hepsi kırmızı? Ten renklisi var, mavilisi var, morlusu var, sarılısı var, beyazlısı var. Ama neden hepsi kırmızı? Televizyona çıktığında, maç izlerken, derslerde, sınavlarda hep kırmızı giyiyormuş.

Kırmızı giydiğinde boğa kadar güçlü” oluyor dediler. Ben çok güldüm. Ayrıntıları konuşma sırası gelince sizden alırız Profesör Giyer.

Noluyor ya! Kesin yayını! Kesin!

Yarım saat sonra Acil’in ameliyathanesinde…

***

Murat B. Tepebaşılı

*

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Murat Tepebaşılı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?