Kişiler arasındaki görüşmelerin kayıt altına alınması ve yayınlanması hukuka uygun mudur?

Teknolojinin gelişmesiyle son zamanlarda kişilerin, birbirleriyle yaptığı sesli ve/veya görüntülü telefon görüşmelerini kayıt altına aldığı görülmektedir.

Peki bu kayıtlar, mevzuatımızda bulunan hükümlere göre hukuka aykırı mıdır?

Ses ve/veya görüntü kayıtlarının hukuka uygun olup olmadığı konusunda uygulamada farklı görüşler bulunmaktadır. Bu kapsamda;

 Kişiler arasındaki telefon görüşmelerinin kayıt altına alınmasının hukuka uygun olduğunu savunan görüşe göre; mağdurun kendisine karşı bir suç işlenirken (tehdit, hakaret vb.), bu suçu ispat etmesinin tek delili olarak, konuştuğu kişi ile arasındaki telefon görüşmesini kayıt altına alarak, bu kaydı savcılık veya mahkemeye vermesi suç oluşturmaz.

Zira bu halde kişinin, zor durumda bulunduğu, suç işleme kastının olmadığı ve kişilik hakkını korumak amacıyla suçu işleyen kişinin konuşmasını kaydettiği kabul edilmektedir. Bu bakımdan iletişime katılanlardan biri, suçun mağduru ise, kişiler arasındaki iletişimin kayda alınması özel hayatın gizliliğinin ihlali olarak değerlendirilemez.

Anayasaya göre gizli dinleme/kayıt altına alma hukuka aykırıdır. Ancak, hukuka aykırı olan bu delil, gerçeği kanıtlarsa yani suçun oluştuğunu tespit ederse bu durum delilin hukuka aykırılığını ortadan kaldırmaktadır.

 Kişiler arasındaki telefon görüşmelerinin kayıt altına alınmasının hukuka aykırı olduğunu savunan görüşe göre de; TCK ‘ya göre başka birine ait konuşmaların kayıt altına alınmasının suç olduğu, kayda alma işlemi için mutlaka hakim kararının olması gerektiği, ilaveten bant kayıtlarının hiçbir tereddüte yer bırakmayacak şekilde sağlamlığının yani kayıtlar üzerinde tahrifat yapılmadığının saptanması gerektiği, çünkü günümüz teknolojisinde kayıtlar üzerinde çok kolay bir şekilde değişiklikler yapılabildiği, bilgisayarlarda dahi ses üretiminin mümkün olduğu, kaldı ki delil toplamanın da vatandaşın görevi olmadığı belirtilmektedir.

Bu sebeplerle, kişiler arasındaki iletişimin kayda alınmasının ve gizli dinlemenin hukuka aykırı olduğu, hukuka aykırı kayıtların da delil olarak kabul edilemeyeceği savunulmaktadır.

Zira, iki kişi arasındaki telefon görüşmesinin kayda alınması durumunda, görüşmeyi kayda alan kişi, doğal olarak görüşmenin kayıt altına alındığını bilmekte ve ona göre tedbirli davranmaktadır. Hatta belki de görüşme yaptığı kişinin suç oluşturacak şeyler söylemesine zemin hazırlamakta veya o kişiyi tahrik etmektedir.

Bu bakımdan da telefon görüşmelerinin kayda alınmasının hukuka aykırı olduğu ve özel hayatın gizliliğini ihlal ettiği kabul edilmektedir.

Ancak ve ancak, karşılıklı görüşen tarafların, görüşmenin kayda alınmasına rıza göstermesi halinde, fiil, hukuka uygun hale gelmektedir.

Kişiler Arasındaki Konuşmaların Dinlenmesi ve Kayda Alınması Suçtur.

Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi veya kayda alınması suçu, kişinin başkalarının bilmeyeceği ve sınırlı bir dinleyici çevresi dışına çıkmayacağı inancıyla yaptığı konuşmalarının dinlenmesi, kayda alınması veya kaydedilen verilerin hukuka aykırı olarak ifşa edilmesi ile oluşur.

Türk Ceza Kanunumuz, kişilerin hayatının gizli alanını korumayı amaçlamaktadır.

Nitekim, TCK ‘nın 133. maddesi, “Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları, taraflardan herhangi birinin rızası olmaksızın bir aletle dinleyen veya bunları bir ses alma cihazı ile kaydeden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Katıldığı aleni olmayan bir söyleşiyi, diğer konuşanların rızası olmadan ses alma cihazı ile kayda alan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.

Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların kaydedilmesi suretiyle elde edilen verileri hukuka aykırı olarak ifşa eden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve dörtbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur.” hükmünü amirdir.

Görüldüğü üzere kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi veya kayda alınması suç olarak tanımlanmış olup; kayıtların ifşa edilmesi cezayı artırıcı nitelikli bir hal olarak düzenlenmiştir.

Kişinin diğer kişilerle konuşmasının gizliliği esastır.

Konuşma, insanın düşünce, inanç ve kanaatini açıklamasıdır. Kişinin konuşması, o kişinin özel hayatıdır. Hukuki zorunluluk olmadıkça, kişi, özel hayatının gereği olarak, başkaları ile olan konuşmalarını aleni kılmaya yalnızca kendisi karar verir.

Ancak önemle belirtmemiz gerekir ki, bu suçun takibi şikayete bağlıdır. Yani, konuşmaları gizlice kayda alınan ve/veya yayımlanan kişi, konuşmalarını gizlice kayıt altına alan kişiden açıkça şikayetçi olmalıdır. Bir şikayet başvurusu olmadan, bu suça ilişkin olarak savcılık tarafından kendiliğinden soruşturma yapılamaz.

Netice itibariyle; kişiler arasındaki konuşma içeriklerinin, televizyonlarda, gazetelerde veya sosyal medya hesaplarında yayımlanmasının kesinlikle hukuki olmadığını ifade etmek isteriz.

Kanımızca da kişiler arasındaki görüşmelerin kayda alınması, hukuka aykırılık teşkil etmektedir. Zira CMK ’nın 135. maddesinde “İletişimin dinlenmesi ve kayda alınması” belirli şartlara bağlanmıştır. Bu şartlar da ancak adli makamlar tarafından yerine getirilebilir.

Av. Çiler Nazife KOŞAR / [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Çiler Nazife KOŞAR - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?