Siyasi Edebiyat

Bilinç denen şey hayatın dönüşümlerini algılayıp iyi okuyabilme dinamosu mu? Sonrasında iyi aktarabilme… İlk algılanan taşma şeklidir, sözün ve algının yoğunlaşmasında, saptamasına kapı aralatan yazıyla yanıtlanabilir soru. Bir de; Yazmak da, son da insani sorumluluğun doğal tepki eylemidir. Bu açıdan bakılınca, şiir yaşamla özdeştir, şairse sadece o örtüşmeyi seslendirendir.

“… Ne zaman / bakışlarımı durdursam / derinliklerinde / aydınlık aynaların / çıktığını görürüm karşıma / yaşlı bir yabancının…”

Japon şairi ‘Hitamara’nın bu dizeleri bir süredir dilimde… Ayna, insanoğlunun en korkunç buluşudur. İnsanoğlu bakmış durgun sulara, kendini görmüş; belki de varlığını öyle duymuş…

Yaşlılık ne zaman başlar? Yaşlı diye kime denir? İnsandan insana değişen bir durum. Öyleleri vardır doksanında yaşlı değildir. Bir ruh halidir yaşlılık diyeceğim, ama birtakım kesin belirtileri de var yaşlılığın! Gözler görmez oluyor, yüz buruşuyor, bacaklar taşımıyor yükümüzü, en beteri de beyin görevini yapamaz hale geliyor. Ama ellisinde, belki daha genç yaşta da böyleleri yok mu? Yirmi-otuz yaşlarında yaşlılar da bilmiyor muyuz?

Fransız yazarı ‘Fontenelle’e doksanında bir hanım “ölüm bizi unuttu” der demez doksan beşlik yazar hemen parmağını dudağına götürüp ‘sus’ işareti vermiş. Ya, bir de anımsarsa diye korkusundan!

Geçmiş yüzyılların bireyine oranla bugünün bireyini çok daha nitelikli kılmak savaşımında başarıya ulaşılmış mıdır? İnsanoğlundaki kıyıcılık, acımasızlık güdüleri ortadan kalkmış mıdır? 2000 yıllarının insanları artık birbirini öldürmenin, başkalarını sömürmenin, birtakım çıkarlar uğruna işkencecilik yapmanın kökünü kazıyabilecek midir? Teknoloji geliştikçe gelişiyor, akla hayale sığmaz üstünlükler, yeni kazanımlar getiriyor. Belki uzayda yolculuklar yapılacak, belki başka gezegenlere gidilecek, oralarda yerleşim merkezleri kurulacak. Ama dört ayak yürürken birden ayaklanan insanoğlu acaba 21 yüzyılda içindeki canavarlardan kurtulabilecek mi?

2021’de bir yaş daha aldık. Görece bir değişim oldu. Zamanın geçtiğini aynalarda okuruz. Bir de karşımıza gelenlerde. Dostlar, arkadaşlar, tanışlardır gerçek aynalarımız… Önemli olan yüzce, gövdece değil, kafaca yaşlanmamak… Ne demiş, “Ben yaşlandım da böyle oldum”. Öteki yapıştırmış: “Ben senin gençliğini de bilirim!”…

Uzay, dört ayak, teknoloji, yaşlanmak, zaman, görece, siyasi edebiyat, Mustafa Gökçek

www. haberhurriyeti.com/mustafagokcek

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Gökçek - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?