Hakkımın geçtiğini sanmıyorum. Hakkını Helal et Nejat Abi

Gazeteciliğin gazetecilik Hürriyet'in de Hürriyet olduğu zamanlar, 90'lı yıllar. Topçu'nun Yeri, Bilal İnci'nin Lokantası, Tütün Deposu'nun arasında kalan 4 katlı Hürriyet Gazetesi'ndeyiz. Dibinde yemekhane ve matbaa vardı. Şimdiki teknolojik imkanlar yoktu. Pazar gecesi deplasmandan gelecek arkadaşlarımızı beklerken, işimizi bitirir kapının önündeki uzun yolda top bile oynardık. Nejat Bekmen ağabeyimiz vardı, Yazı İşleri'nde. 2.Katta idi ve yanında arşiv odası vardı. Habere uygun dialardan vesikalık, portre fotoğrafı bulmak asıl işimdi, zevkle yapardım. Haber üzüntülü ise ona göre, sevinçliyse gülen yüz pozu seçerdim. Girip çıkarken de yan gözle yazı işlerine şöyle bir bakardım, merak ederdim. Orası bambaşka bir dünyadır zira.

O GAZETENİN KOKUSU VAR YA

Yasak değildi ama mahrem odası idi sanki, girmek bakmak caiz değildi. Çarpılabilirdin Allah muhafaza. Gençlik işte deli kan yani. Kimler yoktu ki. Solda Muammer Yüksel (merhum), Talat Kırcan, Nefise Kömürcüler, Murat Tepebaşılı, sağda Ahmet Serçe, Adnan Sökmen, Rahmi Hatipoğlu, Seçkin İyener. Tam karşıda, oval de oldu dikdörtgen de masada Nejat Seçen, İbrahim Irmak, Durmuş Odabaşı, Hüsnü Okumuş (merhum), Levent Bimen, Melih Dizdaroğlu, Nejat Bekmen, adını unuttuklarım varsa affola. Bir gün merak ettim, tashih edilmiş A4 boyutundaki sarımtırak renkteki teksir kağıtları elimde. Selam verdim gözlerim sayfalarda haliyle merak işte, aşk işte. Hiç unutmam daha çömezdim. Sayfanın altlarına bakıyorum, kutulara. Nejat abim 'Meto gel bak senin haberin üstte' dedi, meğer manşet olmuşum, haberim yok. Hemen sözlerini ilave etti, 'Metin'in imzasını unutmayın, ismi tam sığsın' dedi. Yaş 19, içim kıpır kıpır, siyah beyaz sayfa, fotoğraf yeri de kap kara, o havaya giremiyorsun, ahenk var renk yok, sabahı sabah ettim.

RESMİYE ABLAMA SABIR DİLİYORUM

Erkenden kalkıp Eşrefpaşa Bayramyeri'ndeki köşedeki gazete bayinden cebimden parayla aldım, bekleyemezdim. 3 adet gazeteyi, açtım, hemen oracıkta, kokladım içime çektim, gören bu ne böyle der, o hesap. İşte bu kokudur beni, bizleri yakan, yıllardır da yazdıran. Ekmek kokusu, gazete, kitap, kâğıt kokusu bir de evlat kokusu. İsimlerini yazmaya çalıştığım büyüklerimin emeği çok geçti. Benim hakkım filan geçmedi, geçti ise de helali hoş olsun. Nejat Bekmen ağabeyimin çok hakkı geçti, destek oldu, emek verdi, emeği vardır üzerimde Allah razı olsun. Hakkını helal Nejat abi Allah gani gani rahmet eylesin, mekânın cennet olsun. 61 yaşında idi daha. 36 yıllık hayat arkadaşı Resmiye ablama da başsağlığı ve sabır diliyorum, bir gün bir yerlerde sayfalar yapma dileğiyle. Söz manşetlik olacak, asparagas değil hem de. Canım ağabeyim, ruhun şad olsun, yaktın, geçtin.

www.haberhürriyeti.com / Metin AYDINOĞLU / [email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Metin Aydınoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?