Vatandaşın filesi çileden çıktı

Gerçekçi olalım. Tüketici için, özellikle alt ve orta gelir grubundakiler için önceliği olan harcama kalemleri gıda ve alkolsüz içecekler, ulaştırma ve konut harcamalarıdır. Son bir yılda alt ve orta gelir grubunun net gelirlerinde bu boyutta bir artış yok.Enflasyonu tüketici fiyat endeksinden izliyorum.

Enflasyon 22 ayın zirvesinde!

Enflasyon sepetinde etin (dana, kuzu, tavuk,sakatat) ağırlığı azalırken, ekmeğin ve makarnanın ağırlığı arttı. Salgın sebebiyle hane halkının tüketim harcama alışkanlıklarında marjinal değişimler gözlenmekte.

Kime göre?

TÜİK verilerine göre, son 1 yılda ekmek fiyatları yüzde 17,78, makarna fiyatları yüzde 20,53 artış gösterdi. Ekmek ve makarnadaki artış oranı yüzde 14,97 olan enflasyon oranının belirgin şekilde üzerine çıktı.

Aslında ekonomi, rakamlar yığını değil hayatın ta kendisidir. Diğer taraftan, enflasyon sepetindeki hammadde cephesine bakacak olursak.

0,5 litrelik PET su şişede maliyetin yüzde 80’i şişenin kendisidir, rafine ayçiçeği yağı fiyatının yüzde 11’i plastik şişeye ait, çarşı/pazarda satılan kıyafetlerin maliyetinin yüzde 20’si dokundukları plastik ipliğin fiyatıdır, ayakkabı maliyetinin yüzde 50’sini yine plastik taban/kaplama maliyeti oluşturur. Dar gelirli vatandaşın ana öğün yemeği olan makarna fiyatının yüzde 16’sını da yine plastik ambalaj oluşturur. Bu örnekte olduğu gibi, tüketicilerin hayatına direkt etki eden plastik ürün fiyatlarının ham maddenin yaklaşık yüzde 150 pahalanması ile günün sonunda ham madde artışları ciddi enflasyon olarak karşımıza çıkacak.

Türkiye’ de…

Üretimi önemli ölçüde ithal girdilere bağlı olan ve o sebeptendir ki zıplayan kur artışlarının enflasyona yansıdığı ülkemizde faiz, sadece enflasyonu denetlemek için değil, enflasyona büyük ölçüde sebep olan kuru denetlemek için kullanılır. Faizi indirince de kur yükselir ve enflasyonu olumsuz etkiler. Yani, faizi düşürerek enflasyonu indirmenin pek de mümkün olmadığı gerçeğini hatırlatmakta fayda var.

Matematiksel olarak…

Üretimi, istihdamı ve ihracatı zorlayan ham madde zamları, sanayicinin koloni çöküş sendromuna sebep oluyor. Artan faiz, yükselen kur ile beraberinde işletmelerin maliyeti oldukça yükseldi ve kitlesel olarak yıkıcı etkiler meydana getirebilme potansiyeline sahip. Açıkçası, sanayi cephesinde işler pek yolunda gitmiyor.

Üretim maliyetlerinin ortalama yüzde 60-70’ini ham madde oluşturuyor. Bu zamlarla üreticimiz aldığı siparişi üretmeye kalksa ortalama yüzde 60 zarar ediyor.

Sene 2021..

Enflasyon cephesi, devalüasyon cephesi her daim işine geldiği gibi piyasaları yönlendirmeye devam ediyor.

Enflasyon, ekonomideki sıkıntıyı gösteren bir gösterge ise kaybedenler belli..

Dar gelirliler, ücretli kesim,işçi ve köylü…

Herkes bir elinde kağıt bir elinde kalem yatırımlara gelen ek yükü, bütçesine binen ağırlığın hesabını yapmaya çalışıyor. Günü kurtarma telaşesinden başka bir şey değil bu. Bugünü kurtarabiliriz ama yarın ne olacak?

Serra Aytaç

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Serra Aytaç - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?