Perşembenin Öyküsü: MEDYUM

GELECEKTEN HABER

- Kırk yılın başında ikimizin de sahilde işi düştü. Neden burda buluştuk Esin? İkimiz de gecikmeyelim…

- Gecikmeyiz. Biraz işimiz var medyumla.

- Medyum Gazetesi’ni çıkaran medyum mu? Artık yalnız İnternet gazetesi var.

- Soracaksın… “Ne işin var onunla?”,

- Diyelim ki, sordum: “Ne işin var onunla?”,

- Arca benim bir işim yok. Medyumla da işim olmaz. Kapı komşumun kızı İdil. Üniversite sınavına girecek. Medyum’a sormuş e-postayla. Sonra gelmesi için bugün bu saati vermişler. İdil çok heyecanlı.

- Sen de onun yerine geldin.

- Ben annesi olarak geldim,

- O da senin kızın oldu.

- Birinci çinko.

- Ben de babası mı?

- İkinci çinko!

- Ve telefonun iki ucunda bile bir arada bulunamayacak zıt iki kişi, bu oyunda bir araya gelmiş oldu.

- Tombala!

- Aynı yere gittiğimizi öğrenince sen çağırdın Esin.

- Benim arabamla gidiyorsun ama.

- Yılbaşı’nda büyük ikramiye sana çıktı… Almasaydın bileti.

- İçeri çağırıyorlar Arca…

- İdil onuncu sırada mıymış?

- Sıranın sonundayız.

- Bekleyceğiz…

- Bekleyeceğiz Arca oturalım.

- Peki oturalım Esin.

- Gördün mü tabelayı?

- Gördüm.

- Hep İdil’e odaklanmışım. Şimdi uyandım.

- Şimdi neyle uyandın? Benle didişmeseydin çoktan uyanırdın! Balığa mı gideceğiz?

- Arkadaşım uyan!

- Senin yanındayken uyku mu tutar? Dikkatli olmalı…

- Arca neciyiz biz?

- Geldik… Gidiyoruz… Yolcuyuz dünyada…

- Gazeteciyiz arkadaşım. Bu arada yanlış anlama! ‘Arkadaşım’ sözün gidişi…

- Dönüşün muhteşem olacak Esin.

- Uyan artık! Atacağım bir tokat.

- Sözlerin yetiyor. Kılını kıpırdatmana gerek var mı?

- Gazeteciyiz. Bizi medyumda gören duyan olursa ne diyeceğiz?

- Geçiyorduk uğradık.

- Kılım yerine ayağımı kıpırdatacağım… Çabuk bir şey uydur!

- Öyle desene. Baştan beri sözü dolandırıyorsun…

- Buldun mu?

- Neyi buldum?

- Bayramlık ağzımı sessiz açtırma.

- Haber yapmaya geldik deriz.

- İdil ne olacak?

- İdil sonradan eklendi ya!

- Ne haberi yapmaya gelmişiz?

- Hem İnternet Gazetesi’nde hem de burada olayları neden ve nasıl böylesine önceden ve doğru kestirebiliyor?

- Doğduğundan beri ilk kez tutarlı konuştun. Ödülün çay.

- Çay… Çantandaki akrep tatilde mi?

- Dur! Karıştırma kafamı. Bu Atayi Tutayo bizim Bora’ya benzemiyor mu?

- Bora’ya mı benziyor?

- Bana laf yetiştirmeye çalıştığın fırıncı küreği gibi dilin kadar gözlerini de çalıştır Arca…

- “Sağır duymaz uydurur” kulaklarınla beni öveceğine medyumun sesine dikkat eder misin Esin?

- Sus… Eveeet… Anımsatıyor…

- Şu çayı kahve yapalım mı?

- Söz ağızdan bir kez çıkar. Ben dönek değilim! Çay dedim! Çay!

- İki çay?

- Şansını zorlama! Saptırma. Konumuz medyum.

- Şakır şakır da Japonca konuşuyor…

- İnsan insana benzer Arca. Ama senin benzerinin olabileceğini düşünmek bile saçma. Evet. Bora Japonca bilmiyordu.

- Bilmiyordu. Bir tek başkent Tokyo’yu biliyordu.

- Dur. Sıra bize geldi.

- Esin bize medyum el sallıyor...

- Umarım İdil’le ilgili bir olumsuz şey söylemez.

- Çocuklar merhaba!

- Duydun mu Arca? Türkçe sesleniyor…

- Duydum Esin. Ben de Türkçe biliyorum…

- Hey millet! Ben Bora. Esin korkmayın!

- Bora!

- Bu ne böyle Bora?

- Arca anlatacağım. İlhan, Esin’e şekersiz ve bol kahveli. Arca’ya yarım çay. Yalnız dem. Üstüne su çekme. Bunlar zehir zıkkım içer.

- Bora hadi Arca neyse. Seninle hiç kahve içmedik. Nerden biliyorsun?

- Yanındaki kuştan.

- Arca! Bundan sonra hakkımda kimseye bir söz etme!

- O gün Bora yemekten sonra kahve ısmarlayacaktı. Seninkini sordu. Söyledim. Tam o sıra habere gittin. Ve komşum Asu’nun senden ne isteyeceğini duymadın. İki gün sonra Avrupa’ya gitti temelli. Kahve çağrıştırdı.

- Ne isteyecekmiş benden?

- Şu söyleşi için ulaşamadığın eski şarkıcı var ya. Makyajının sırrını öğrenmek istemiş. Buluşturacakmış ikinizi. Unutmuştur.

- Telefonumu çabuk Asu’ya ver.

- Olmaz! “Bundan sonra hakkımda kimseye bir söz etme.” demedin mi?

- Dur! Sonra konuşuruz, Bu tiyatroyu bize anlatırsın artık Bora.

- Şu çıkardığımız Yazıyor Gazetesi vardı.

- Sonra kapattınız. Söylentiler çoktu. Nedeni için sana da ulaşamadık. - - -

- Medyum’u onun yerine açtınız.

- Arca tam dediğin gibi.

- Ama neden Medyum?

- Esin şimdi geldik nedenine.

- Var mı bir saçma gerekçesi?

- Anlatıyorum. Siz karar verin.

- Yazıyor sürekli okur yitiriyordu… Artık ucu ucuna geldik.

- Yazarlarınız çok iyiydi.

- Evet Arca. Yazarlar çok iyiydi. Şöyle bazılarının yüzü aklıma geliyor… Spor yazarı, sanat yazarı, hava durumunu yazan meteorolog, ekonomi yazarı, borsa yazarı, politika yazarı. Ve ötekiler…

- Neden okur yitirdiniz?

- Hepsinin öngörüleri çıkıyordu biliyorsunuz. Nedenleri için toplandık. Konuştuk. Doğrular söylense de insanlar doğrulardan çok sunum biçimine, anlatım biçimine bakıyor.

- Sonuç bu oldu.

- Evet Esin. Doğru da söylense insanlar gizemli konulara bayılıyor.

- Bir bakıma merak.

- Evet Arca. Merak ve gizem… Tiyatro oyunlarının, dizilerin, romanların çekici yanı da bu. Acaba ne olacak?

- Bora bunu yakaladınız.

- Aynen Esin. İşte böylece doğdu Medyum Gazetesi.

- Ama her yazıda senin imzan var.

- Yazılar yazarların. Reklam metin yazarı yazılara gizemli hava veriyor. Tanımazsınız. Ve sonra…

okur sayısı birden tırmandı. Baskı sayısıyla reklam geliri arasındaki denge hızla bozulacaktı. Basılı gazeteyi bıraktık. İnternet gazetesi olduk. Abone okur milyona vardı.

- Peki medyum gösterisi neden?

- İnandırıcılığı artırmak için Esin.

- Japonca’yı ne zaman öğrendin Bora?

- Hiç öğrenmedim Arca.

- Bu gösteri nasıl oluyor?

- E-postayla önceden adını öğrenip geçmişini araştırıyoruz Esin. Her konunun uzmanı yani yazarı var. Ruhsal durumu var ise psikolog yazarımız devrede oluyor. Japonca bilen bir tanıdığımız var. Japonca’ya çevirip okunuşunu yazıyor.

- Tiyatro.

- Aynen tiyatro Arca.

- Ya etik ne olacak?

- Bırakalım etiği tetiği Arca. Yazılanlarda yalan var mı? Yok! Okurlar boşuna mı para ödeyip abone oluyor? Düş mü satıyoruz? Kimseyi kandırıyor muyuz? Üstelik olacaktan da haber veriyoruz…

- Ya oynadığın tiyatro?

- Esin bende de biraz sanatsal merak var. Kurgu aynı. Japonca sesim mikrofon biçimindeki hoparlörden geliyor. O sıra hareketlerle destekliyorum… İlhan’ın çeviri sesi de aynı. Mikrofon hoparlörden. Yalnızca dudaklarımızı oynatıyoruz.

- Buraya İdil için gelmiştik. Sınavı kazanacak mı?

- Esin yanıtını bekliyor İlhan.

- Kazanacak.

- Neden kazanacak? Neden bu kadar kesin diyorsun İlhan?

- Arca. Çok basit.

- İlk, orta, lise. Hep birincilik. Matematik, fizik, kimya yarışmalarında birinci. Aikido okulunun en iyi öğrencisi… Bale… Kemanda ve bateri de ustalaşmış… Bu arada ses eğitimi de almış.

- Kazanacak olmasının nedeni bunlar mı?

- Bunlar değil Esin. Bakış açısı imiş.

- Bakış açısı mı?

- Bakış açısı Arca. Kendine güvenmesi. Esin söyle İdil’e, kendisine güvensin. Kazanacak! Hepsi bu!

- Bu etik mi? Buyrun Bora bey…

- Yalnızca aboneler. Para almıyoruz.

- Nasıl seçiyorsunuz kişileri?

- Çok basit Esin. İdil gibi çok acil olanlar. Sağlığını bozulacak hastalar gibi. Gibi gibi…

- Hasta adaylarını nasıl belirliyorsunuz?

- Esin örnekliyorum… Bizim cerrah yazdı; İlhan soruyu okuyor; ben de yanıtlıyorum:

Görüyorum… Görüyorum… Kahve bahçesindesin… Çıkıyorsun. Artık girmiyorsun… Görüyorum… Görüyorum… Yürüyorsun dere kenarında… Su berrak… Su içilebilir… Artık içmelisin… Yoksa karanlık geliyor… Görüyorum… Görüyorum… O da ne! Üçüncü kata asansörle çıkıyorsun… Çünkü ayakların yok… Düşüyorsun uçurumdan… Artık merdivenleri kullanıyorsun…” gibi…

- Sağol İlhan. Bora sana telefon varmış. İşaret ediyorlar.

- İlhan gel. Seni de ilgilendirebilir. Çocuklar biraz bekletebilirim. Kusura bakmayın.

***

Murat B. Tepebaşılı

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Murat Tepebaşılı - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?