Parasal operasyonların merkezi FED

FEDERAL RESERVE yöntemi çok basittir. Başta Amerikan halkının ve ABD devletinin parasını kendi kontrolleri altında tutmak için ‘devletin parasıyla devlete borç verip ‘faiz’ alarak sıfır risk ile kazançlarına kazanç katarlar. Devlet basılan bu karşılıksız parayı kanuni hale getirir. FED, bu karşılıksız paranın üzerine belli bir faiz oranı koyarak ABD Hazinesi’ne yani devlete borç verir. Dolar aşırı miktarda normal düzeyde basılarak ‘enflasyon’ ya da ‘ deflasyon’ oluşturulmasına katkıda bulunulur. Enflasyonist politikalarla halkı vergilendirirsiniz. Buna bir nevi dolaylı vergiler de diyebilirsiniz. Diğer taraftan tahvil-döviz piyasaları (FOREKS)- faiz üçgeninde borsalarda spekülatif değerler meydana getirirsiniz. Hele hele ekonomik-finansal-savaş krizlerle ortaya çıkan kaos ortamlarından ya da savaş çıktığında/çıkarıldığında FED daha çok faiz geliri elde edeceği anlamına gelir.

Amerika’ da önlenemeyen finansal sömürü bizim içinde bulunduğumuz trajik durumun en temel sebebidir.

1970’ li yıllardaki sürecin yeniden yaşanmasıyla ortaya çıkacak sonuçlarsa sadece Amerika ile sınırlı kalmaz. FED, enflasyonla mücadele için varlık alımını azaltarak ve faiz oranlarını yükselterek para arzını kısıtlayabilir. Bu durum, FED’in yatırım sermayesini ABD’ ye çekeceği için gelişmekte olan bazı ülkeler açısından olumsuz bir gelişme anlamına gelir. Ancak ABD’ ye ihracat yapan ülkeler için tam tersi söz konusudur. Doların güçlü olması ithalatı ucuzlatır ve ABD’li tüketiciler için daha cazip hale getirir.

FED’in önderliğindeki mantık…

FED iki temel şeyi yapmak için kurulmuştur. Faiz oranlarını yönetmek ve gerekli olduğunda bankalara nakit temin etmek. Faiz oranlarını bankalardan hazine bonosu satın alıp, bu şekilde onların rezervlerini yükselterek veya bankalara hazine bonosu satıp rezervlerini azaltarak yönetir. İhtiyaç duyduklarında belirli bankalara doğrudan kredi vererek nakit temin eder.

Tarih tekerrürden ibarettir…

1974-1979 yılları arasında ABD’ de enflasyon çift haneli rakamlara tırmandı. Emekli maaşı sabit gelirle hayatlarını sürdüren Amerikalılar, yakıttan kiraya her türlü hizmet ve ürünün fiyatının artmasıyla alım güçlerinin hızla azaldığına tanık oldu. ABD’ de 1970 ile 1980 yılları arasında ortalama konut fiyatları neredeyse üç kat arttı.

2008’e gelindiğinde kredi kartlarının topun ağzında olduğuna ilişkin belirtiler giderek artmaktaydı. Kredi limitleri düşürüldü, daha fazla sayıda kişinin başvurusu reddedildi ve sinirleri zaten gerilmiş olan Amerikalı tüketicilerin kredi kartıyla alışveriş yapma gücü bütünüyle sarsılmıştı.

Ne yazık ki…

Ekonominin tüm kesimlerinde bazı işletmelerin ve bireylerin kredi kullanımları olanaksızlaşırken, bazıları da FED faiz oranlarını aşağı çekmeye çalıştığı sırada bile daha yüksek faiz ödemek zorunda kalıyordu.

Dünyada, yani küresel ekonomik sistemde ne kadar AMERİKAN Doları dolaştığını kimse bilmiyor. Gerçek şu ki ABD’ de bu ülkenin toplam borcunun kaç trilyon olduğunu bilen birileri de yok.

Hal böyle olunca…

FED, karının büyük kısmını devlet tahvilleri üzerindeki faiz gelirlerinden elde eder. Kimsenin ruhu bile duymadan borsada, Foreks piyasası denilen döviz piyasasında, faiz swaplarında/takaslarında vb. milyarlarca dolarlık kar ederler.

1999-2008 tarihleri arasında yılda 30 milyar dolar kar ederken, 2008 mali krizinden sonra yılda 100 milyar dolardan fazla kar ettiği görülüyor.

Pandemi sonrası, ABD’de bir bunalım yaşanmıyor gibi görünsede her şeye rağmen bir bunalım ekonomisi diyarına gerçekten girilmiş durumda. Mevcut krizin büyüklüğüne karşın muhtemelen 1930’lardan beri görülmeyen türden sorunlar şaşırtıcı bir biçimde geri dönmüştür. Ekonominin kapasitesini kullanmaya yetecek talebi nasıl yaratacağımız sorusu bir kez daha büyük önem kazanmıştır.

Serra Aytaç[email protected]

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Serra Aytaç - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Hürriyeti Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Hürriyeti hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Hürriyeti editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Hürriyeti değil haberi geçen ajanstır.



İZMİR MARKALARI

Şehir Markaları arasındaki yerinizi alın, fırsatı kaçırmayın

+90 (232) 246 82 46
Reklam bilgi

Anket 2019’un en başarılı belediye başkanı sizce hangisiydi?